1. Haberler
  2. Siyaset
  3. AK Parti ile CHP Aynı Ekonomi Düzeninin Parçası

AK Parti ile CHP Aynı Ekonomi Düzeninin Parçası

AK Parti ile CHP Aynı Ekonomi Düzeninin Parçası

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Samsun basınıyla bir araya gelerek ülke ve yerel gündeme ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.

Kılıç, geçmişte görev aldığı AK Parti dönemine dair bazı hizmetlere teşekkür ederken, mevcut ekonomi politikalarından adalet sistemine kadar birçok başlıkta eleştiriler yöneltti.

Samsun’daki Hizmetlere Teşekkür

Konuşmasına Samsun’da hayata geçirilen yatırımlara değinerek başlayan Kılıç, Samsun Şehir Hastanesi’nin kısmen hizmete girmesini, Samsun Batı Çevre Yolu’nun temelinin atılmasını ve uzun yıllardır gündemde olan yüksek hızlı tren çalışmalarını olumlu bulduklarını ifade ederek emeği geçenleri kutladı.

“Suriye Meselesi İç Güvenlik Meselesidir”

Suriye konusunun yalnızca bir dış politika başlığı olmadığını vurgulayan Kılıç,
“Ankara’nın güvenliği Şam, Halep ve Rakka hattından başlar” dedi.

YPG bitmeden PKK’nın bitmeyeceğini savunan Kılıç, Suriye’de tüm halkların anayasal eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamasını desteklediklerini ve Türkiye’nin bu süreçte garantör rolünün devam etmesi gerektiğini söyledi.

“Emekliler Sefalete Eşitleniyor”

Ekonomiye yönelik eleştirilerinin dozunu artıran Kılıç, konuşmasının devamında şu değerlendirmelerde bulundu:

“En düşük emekli maaşının 20 bin TL olması kabul edilemez. Emekliler deyim yerinde ise sefalete eşitleniyor. Refahta değil, sefalete eşitleniyor emekliler. Bu kabul edilebilir bir durum değil.

Asgari Ücret Cebe Girmeden Eridi

Açlık sınırı bugün Türk-iş’in verilerine göre 30.000 lira, açıklanan asgari ücret 28.000 lira. İlk asgari ücret ücret 1 Şubat 2026 tarihinde ödenecek. Yani asgari ücret daha cebine girmeden asgari ücretli açlık sınırının 2000 lira altına düşmüş durumda. Bununla geçirilmesi mümkün değil.

EYT, Staj ve Çıraklık Tepkisi

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinde kademeli geçişe yer verilmemesi, milyonlarca kişiyi bir günlük sigorta farkı nedeniyle 17 yıl geç emeklilik gibi ağır bir mağduriyetle karşı karşıya bıraktı.

Parayı harcadılar, imkânları seferber ettiler ama adaleti tesis edemediler. Milyonlar mağdur edildi. Böyle bir anlayışın Türkiye’de çalışma hayatını dizayn ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil. EYT mağduriyeti, kademeli emeklilik getirilerek bir an önce giderilmelidir.

Aynı şekilde, devlet eliyle sigorta girişi yapılan staj ve çıraklık dönemlerinin emeklilik hesabına dâhil edilmemesi de ciddi bir adaletsizlik yaratıyor. Bu durum “staj ve çıraklık mağduriyeti” adı altında yeni bir sorun alanı oluşturmuş durumda.

Milyonlarca kişi, staj ve çıraklıkta geçen süreleri emekliliğe sayılmadığı için mağdur olurken; biri 43 yaşında emekli olabilirken, bir diğeri 60 yaşına kadar prim ödemek zorunda kalıyor.

Bunun adı adalet değildir. Devlet adaletle hükmedendir ve devlet olmanın birinci şartı adaleti tesis etmektir. Bu sorunlar gecikmeden çözüme kavuşturulmalıdır.

KHK, Nafaka ve Adalet Vurgusu

Kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) ortaya çıkan mağduriyetlerin, adi yargılama yolları ile giderilmesi gerekir. Bu konuda verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları belli. Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen hak ihlali kararlarına da eksiksiz uyulması gerekir.

Eğer bu kararlara uyulmayacaksa Anayasa Mahkemesi neden var? Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyacağını taahhüt eden sözleşmelere imza atmışken, vatandaşlar neden hâlâ adalet beklemek zorunda kalıyor?

Bir diğer önemli mağduriyet süresiz nafaka. Bir yıllık evlilik sonrası ömür boyu nafaka ödeme zorunluluğu özellikle erkekler açısından ciddi adaletsizlik.

Ayrılan eşin geçiminin belirli bir süreye kadar karşılanabilir. Ancak bu süreden sonra devletin Aile ve Sosyal Politikalar mekanizmalarıyla devreye girmesi gerekir. Süresiz nafaka gençleri evlilikten uzaklaştırıyor. Bir yıllık evliliğe ömür boyu nafaka mecburiyeti kabul edilemez. Bu mağduriyetin de ivedilikle ele alınması ve çözülmesi gerekmektedir.

Küçük Esnaf Uyarısı

Gerçek usulde vergilendirme uygulamasının küçük esnafa ciddi maliyetler getireceğini belirten Kılıç, büyük holdinglere sağlanan vergi istisnalarına dikkat çekerek, yükün tabana değil tavana yayılması gerektiğini ifade etti.

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Samsun’da Yeniden Refah’ın Erimesinin Önüne Geçilemiyor

Haberi görüntüle

“AK Parti ile CHP Aynı Çizgide”

Çalan varsa hesabını versin, yolsuzluk yapan varsa hesabını versin. İhaleye fesat karıştıran da, kamu kaynaklarını israf eden de, istismar eden de, yandaşa peşkeş çeken de sonuna kadar yargılansın. Yargı adaletle çalışsın ve herkes için eşit uygulansın. Bazı soruşturmalarda ise özel hayatın gizliliği, en temel insan hakkı olarak mutlaka korunmalı ve himaye edilmelidir.” diyerek Türkiye’nin kaynaklarının, Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamaya fazlasıyla yeterli olduğunu vurgulayan Kılıç, buna rağmen vatandaşın ağır bir vergi yükü altında bırakıldığını söyledi.

Elektronik ticarette daha önce 150 avro olan vergisiz alışveriş limitinin önce 30 avroya, ardından fiilen sıfıra indirildiğini hatırlatan Kılıç, artık her türlü alışverişin vergiye tabi hale geldiğini belirterek “Hükümete buradan açık çağrımızdır” diyen Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elbette devlet ticaretten vergi alabilir. Ancak israf çarkını durdurmadığınız, şatafattan vazgeçmediğiniz, itibardan tasarruf etmediğiniz sürece; vergileri ne kadar artırırsanız artırın, cezaları ne kadar yükseltirseniz yükseltin, bütçe açıklarını kapatamazsınız. Asıl çözüm tasarruftur, şeffaflıktır, israfın bitirilmesidir.”

Türkiye’nin tarihinin en yüksek elektrik ve doğal gaz faturalarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Kılıç, bu tabloya CHP’li belediyelerin su zamlarıyla katkı sunduğunu söyledi. Elektrik zamlarının gerekçe gösterilerek büyükşehirlerde suya yüzde 300’e varan artışlar yapıldığını ifade eden Kılıç, Ankara ve İstanbul’u örnek gösterdi.

İktidar cephesinde bir zam fırsatçılığı varsa, belediyeleri yöneten ana muhalefette de aynı anlayış vardır” diyen Kılıç, “Bilmelisiniz ki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ekonomi politikaları neyse, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ekonomi politikaları da aynıdır. Vergi, zam, borç, faiz… Sistem aynı. Kapitalist düzenin gereği olarak iki parti arasında uygulamada hiçbir fark yoktur. Vergiler, zamlar, borçlar ve faizler üzerinden yürüyen bu anlayış, Yeniden Refah Partisi’nin kökten reddettiği anlayıştır.”

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Yeniden Refah’ta Samsun Krizi ve Usulsüzlük İddiaları

Haberi görüntüle

“Yerimiz Net: Muhalefet”

“Yeniden Refah Partisi’nin siyasi konumu net olarak nedir?” sorumuzu yanıtlayan Suat Kılıç, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne AK Parti ne de CHP ile ittifak düşüncelerinin olmadığını, kendi adaylarıyla yarışacaklarını söyledi.

“Yerimiz, konumumuz muhalefettir. Net olarak muhalefettir.

Kazanılan Belediyeler Neden AK Parti’ye Geçti?

Toplantı sonunda yönelttiğimiz “Kazanılan belediyeler neden AK Parti’ye geçti?” sorusu, Samsun siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

“Bizden aday oldular. Sonra geldikleri, kendilerini aday yapmayan partiye geri döndüler” diyen Kılıç, iktidar partisinin belediyeler üzerindeki mali gücüne dikkat çekti. İller Bankası, kamu bankaları, krediler ve Hazine arazileri üzerinden ciddi bir baskı mekanizması olabileceğini belirten Kılıç, “Buna rağmen bir ilçede toplanan vergi gelirlerinin o ilçeye hizmet etmeye fazlasıyla yeterli” dedi.

Gözden Kaçmasın
thumbnail

YRP’li Refahattin Şencan AK Parti’ye Geçti

Haberi görüntüle

Parti değiştirerek iktidara geçen belediye başkanlarını eleştiren Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir milletvekili ya da belediye başkanı hangi partiden seçildiyse o partide kalmalıdır. İstifa edenlerin yalnızca partiden değil, görevlerinden de ayrılarak yeniden seçime gitmeleri demokratik bir zorunluluktur. Bu tür siyasi ‘transferleri’ kesinlikle doğru bulmuyoruz, onaylamıyoruz.”

Kılıç, “Efendim ben gelmeseydim siz burada belediye başkanlığını kazanamazdınız” şeklindeki söylemlerine ise “E bizden aday olmasaydın sen de orada belediye başkanlığını kazanamazdın. Değil mi?” yanıtını verdi.

samsunanaliz’in, “Bizden aday oldular. Sonra geldikleri kendilerini aday yapmayan partiye geri döndüler dediniz. Neden sizin içinizde aidiyet duygusu olan, kendi içinizden adaylarla seçime girmediniz?” sorusunu da yanıtlayan Kılıç;

“Nihayetinde elbette ki adaylar, kazanabilecekleri bir parti arayışı içinde oldukları gibi; partiler de aday belirlerken toplumsal karşılık oluşturabilecek isimleri tercih eder. Seçim zamanı geldiğinde seçim hukuku işler ve herkes kazanma gayreti içinde olur. Ancak o belediyelerde yaşayan vatandaşlar sandığa giderken, ‘Biz bir muhalefet partisine oy veriyoruz’ bilinciyle hareket eder. Vatandaş her şeyi göze alıyor da, seçilen belediye başkanı neden göze almıyor?

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Adnan Topal’dan “Yuvama Döndüm” Açıklaması

Haberi görüntüle

Belediye başkanları milli kahraman değildir. Hükümet merkezi sistemden, belediyeler ise yerel kaynaklardan bütçesini bulur ve hizmet üretir. Aksi takdirde bütün belediyeleri iktidara verelim; o zaman seçim yapmaya da gerek kalmaz. Buna rağmen çok güzel hizmetler üreten belediyeler vardır. Bakın, Yeniden Refah Partili Yozgat Belediyesi ilk yılında denk bütçe yapmıştır.

Kavak da bizim belediyemizdir. Kavak Belediye Başkanımız Şerif Ün deneyimli bir isimdir; daha önce de belediye başkanlığı yapmıştır. Bugün Kavaklılar onu tercih etmiştir. İktidar partili bir adayı da, CHP’li bir adayı da tercih etmemiş; Yeniden Refah Partisi adayını seçmiştir. Kavak Belediye Başkanı’nın yaptığı hizmetler, bizden seçilip daha sonra başka partilere geçen belediye başkanlarının yaptığı hizmetlerin gerisinde midir? Hayır, değildir.

Yani yönetmeyi biliyorsanız yönetirsiniz. Mesele biraz da budur.”

AK Parti ile CHP Aynı Ekonomi Düzeninin Parçası
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun haber - Son dakika Samsun haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.