Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan Akşener, 31 Mart Yerel Seçimlerine bir kez daha tek başlarına, ittifaksız gireceklerini söyledi.
Seçimlere ittifaksız gireceklerini bir kez daha ilan etmesinin ardından “Bugünden sonra da bizi gül bahçeleri beklemiyor. Dikenlerle, sırtlanlarla, haşerelerle dolu bir yol var” diyen İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Adına ittifak dedikleri manda ve himaye tuzağına geçit vermeyeceğiz” diye konuştu.
“İTTİFAKSIZ GİRİŞİMİZDEN KADIN DÜŞMANLARI RAHATSIZ OLACAK”
Akşener’in konuşması özetle şu şekilde:
1934’te batılı ülkelerden bile önce Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Bu halk 1930’da belediye seçimleri için 1934’te diğer düzenlemeler yayınlanmıştır. O gün böylesine bir vizyonumuz varken bugün kadın haklarında Türkiye’yi dünyanın gerisinde bırakan bir vizyonsuzlukla mücadele ediyoruz. Buna razı gelmeyeceğiz, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların güçlenmesini istemeyen, başarılarını çekemeyenler rahatsız olmaya devam edecek. İktidara baskı yapıp İstanbul Sözleşmesi’ni rafa kaldırtan kadın düşmanları rahatsız olmaya devam edecek.
Enflasyon mu düştü pahalılık mı azaldı?
Sayın Erdoğan geçen yıl bu zamanlar, “2023’te herkes hesabını yüzde 20 enflasyona göre yapsın” demişti. Bu haftanın başında veriler açıklandı. Enflasyon ENAG’a göre yüzde 129’a, TÜİK’e göre yüzde 62’lere ulaştı. Büyük ekonomist Sayın Erdoğan’a inananlar boşa düştü. Beceriksizliğinin sonuçlarından yüzü kızarmayan iktidar, yeni sorunlar üretiyor. (Asgari ücretin senede bir kere zamlanması) Bu kararı hangi gerekçeyle aldınız Sayın Erdoğan? Enflasyon mu düştü pahalılık mı azaldı? Milletimiz rahata mı erdi? Utanmadan “Biz vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyiz” diyorsunuz.
Türk Milleti AK Parti yüzünden fakirleşti!
Karşımızda yokluğa ve yoksulluğa mahkum edilen bir Türkiye var. İstikrarsız ve geleceği belirsiz bir Türkiye var. Rantiyeleri üç kuruş zarar etti diye dünyaları yerinden ederken, insanlarımızı borçlarla baş başa bıraktılar. Enflasyon AK Parti yüzünden fırladı, paramız AK Parti yüzünden pul oldu. Türk Milleti AK Parti yüzünden fakirleşti. İktidara seslenmek istiyorum; bir kez olsun sorumluluk alın, milletimizi düşünün, bir kez olsun siz fedakarlık yapın. Bütçe görüşmelerinde saray için değil millet için bütçe yapın.
AK Parti siyasi görünümlü bir rant hareketidir
Ülkece aklanan kara paraları, fonları ve vurgunları konuşuyoruz. Biz bu hale nasıl geldik? İktidar kısa dönemli para ihtiyacını karşılamak için varlık barışını çıkardı. Uyuşturucu satana, kaçakçılık yapana, “getir paranı” dedi. Ülkemiz kara para için cennet haline geldi. Türkiye gri listeye alındı. AK Parti ve ekonomi yönetimi son dönemde yatırımcı arıyor. Hiçbir itibarlı yatırımcı gri listedeki Türkiye’ye yatırım yapmıyor. İktidar da mecburen Türkiye’yi gri listeden çıkarmaya çalışıyor. Bu arkadaşlar her konuda olduğu gibi bu süreci de ciddiyetsizlik ile yönetiyorlar. Türkiye haftalardır güzellik merkezleri üzerinden para aklayanların avro’lu bigudilerini konuşuyor. Dolandırılan spor insanlarını konuşuyoruz. Para aklayanlar konuşuyor ama parası aklananlar nedense hiç konuşulmuyor. Dolandırıcılığa yol verenler konuşulmuyor. Haksız kazançları finanse edenler konuşulmuyor.
Cambazlar konuşuluyor ama sirkin sahibi hiç konuşulmuyor
Buzdağının altında yatanın, kayıt dışı ekonomi olduğunu biliyoruz. Bugün ekonomimizin üçte biri kayıt dışında. İsraftan geri durulmuyor, rant şebekelerinin döndürdüğü değirmenin suyu nereden diye bakılmıyor. Bu kepazeliğin sorunu sadece ekonomi değildir. Bu bir ahlak sorunudur. AK Parti kayıt dışını sorun olarak değil fırsat alanı olarak gördüğünden bu düpedüz iktidar sorunudur. Ne zaman haram yemeyi günah sayan faziletli insanlar iktidara gelir, bu sorun o zaman çözülür.
Projeler yerine kulisler, vizyon yerine dedikodular…
Yerel seçimler yaklaşıyor. Her gün ortaya atılan yün yumakları tartışılıyor. Projeler yerine kulisler, vizyon yerine dedikodular, milletimizin talepleri yerine hesaplar yapılıyor. Biz İYİ Parti olarak rekabetimizi vizyonumuz ve projelerimizle yapmaya devam ediyoruz. Büyükşehirlerde ulaşım hizmetlerinin başarısından söz etmek pek mümkün değil. Ulaşım imkanları hem nicelik hem nitelik bakımından beklentileri karışlayamıyor. İktidarın yerel yönetimlere bakışını dikkate aldığımızda bu durum şaşırtıcı değil. Vergi almayı biliyorlar, şehir içi ulaşımda çuvallıyorlar. Seçim öncesi Berlin’i vaat ediyorlar ama seçim sonrası Delhi’nin kaosuna bırakıyorlar.
Şehirlerimizdeki taksi sayısını ihtiyaç doğrultusunda artırırken önceliği taksi esnafımıza vereceğiz. Üretim, dağıtım, tüketim hizmetleri ile kent içi lojistiği kolaylaştıran alternatifleri sunacağız. İş saatlerinde şehir merkezlerinde otopark hizmetlerini devreye alacağız.
Milli siyaset yolculuğu başlatıyoruz
İttifak düzenine karşı başlattığımız kutlu mücadele yeni bir aşamaya geçti. Medya operasyonları ile, baskılarla beslenip büyütülen iki kutuplu siyaset karşısında demokratik milli siyaset yolculuğu başlatıyoruz. Belediyeciliği iktidar alanı olarak görenlere, milletimizi oyalayanlara karşı anlamlı ve cesur bir başlangıç yaptık. Bugünden sonra da bizi gül bahçeleri beklemiyor. Dikenlerle, sırtlanlarla, haşerelerle dolu bir yol var. Övgü gibi hakaretler duyacağız, yüzümüze gülüp tetikçilerini üstümüze salanları göreceğiz. Bunların hepsine dişimizi sıkacağız. Siyaset bizim için bir konfor alanı, rant kapısı olmadı. Yorumcuları ile tv’lerde bizi yaylım ateşine tutacaklar. Bunu her iki taraf da yapacak. Bir taraf başka türlü, öbür taraf başka türlü hakaret ediyor. Amaçları bizim hür ve müstakil olarak seçime girmemizi engellemek. Belediyeleri siyasi rant mecrası görenler, öfkeden, nefretten, düşmanlıktan beslenenler bencilliklerini erdem diye pazarlayacaklar. Bu filmi daha önce gördük, şerbetliyiz. Tankla da tüfekle de topla da gelseler bize vız gelir tırıs gider.
Boyun eğmeyeceğiz…
Adına ittifak dedikleri manda ve himaye tuzağına geçit vermeyeceğiz. Ölümü gösterip sıtmaya razı eden bu maskeli baloya boyun eğmeyeceğiz. Tarih korkakları değil cesurları yazar. Bu mücadeleyi milletin bize yüklediği sorumlulukla vereceğiz. Başkasının siyasi senaryolarında figüran olmadan, özü başımıza, birlikte hür ve müstakil olarak vereceğiz. Çakalların hükmü kurt ayağa kalkana kadardır. Bizim için vakit artık ayağa kalkma vaktidir. Son gücüme kadar kara kışın karşısında güneşi doğurmanın mücadelesini vereceğim.
