Kadınlar üretimin içinde var olabilmenin mücadelesini ATAK’ta veriyor.
Kadınlar üretiyor; ama pazar bulmak sıkıntı! İşte biz kadınlarımızın ürettiklerine pazar buluyor, bu güvence ile üretimin artmasına vesile olup kadınlarımızın elinden, gönlünden tutuyoruz. – ATAK Kurucusu Av. Gülay Deveci –
Kadınların ürettikleri ürünleri satabilmek için pazar bulmakta zorlandığını ve kadınların ekonomik olarak da güçlü olması gerektiğini söyleyen ATAK Kurucusu Av. Gülay Deveci, “Samsun’un Atakum İlçesinde üretmek ve ekonomik olarak da kendi ayakları üzerinde durmak isteyen kadınlar, ATAK sayesinde artık pazar bulmakta zorlanmıyor” dedi.
Atakum Kadın Girişimi, Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin (ATAK) Kurucusu Av. Gülay Deveci ile kadınların ‘ATAK’ları ve başarıları üzerine samsunanaliz.com olarak kısa bir röportaj gerçekleştirdik.
2020 yılında kurulan ve Samsun’un ilk kadın kooperatifi olan ATAK ta birçok proje ve çalışma gibi pandemi sebebiyle uzun bir süre çalışmalarına ara vermek zorunda kalmış. ‘Yoksa’ diyor Gülay Deveci, “Biz şu an hedefimizin çok daha ilerisinde olabilirdik; ama yine de gayet iyiyiz, daha da iyi olacağız.”
“KADINLAR MAALESEF DEZAVANTAJLI“
Gülay DEVECİ: Aslında kadınlar istediklerinde başaramayacakları iş yok! Ancak toplum yapısı, bakış açısı ve tutumu erkeklere nazaran 3-4 kat daha fazla var olma mücadelesi vermek zorunda bırakıyor kadınlarımızı. Bu durum her alanda böyle… Evde, işte, sokakta, makamda, temsiliyette…
Biz de kadınların önce ekonomik olarak güçlenmesini istedik ve ATAK olarak 2020’de üreten ama pazar bulamayan kadınlarımızın pazarı olduk, umudu olduk…
Canan YILMAZ: Samsun’un ilk kadın kooperatifi kurdunuz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Gülay DEVECİ: Tabi, bu proje hadi yapalım denilerek başlanmış bir çalışma değil. Her ne kadar resmi olarak 2020’de kurulsak da çalışmalarımız 2019’da başladı. Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci, her fırsat ve ortamda kadınların gücünün farkına varmasını ve bir kooperatif kurmasını söylüyordu. Bu söylemeleri dikkat çekmiş olacak ki bir gün Ticaret Müdürlüğü’nden iki arkadaş beni aradı. “Gülay Hanım, Cemil Başkan’ın bir ortamda kadın kooperatifi ile ilgili konuşmanızı duyduk. Kooperatif kurulmasına biz de çok önem ve destek veriyoruz” dediler. Sonra aynı gün geldiler, konuştuk. Nasıl yapabileceğimize yönelik istişarelerde bulunduk. Ve fark ettik ki kadınlarımız üretiyor ama ürettiklerini satmakta pazar sorunları var. Ben bir hukukçu olarak bir kooperatifin hukuki boyutunu biliyordum. Ancak bu bir ticari kuruluştur aynı zamanda. Sadece hayır kuruluşu değil. Dolayısıyla her yönüyle ele almak gerekiyordu. Biz de gerek hukuki gerek mali gerekse pazarlama konusunda uzmanlar tarafından sunumlar yaptırdık. Hukuki boyutunu ben anlattım. Bizden önce Samsun’da bir kadın kooperatifi yoktu ama farklı illerimizle olan kooperatiflerle görüşme ve istişarelerimizi yaptık. Ve Haziran 2020’de kooperatifimizi kurduk.
Canan YILMAZ: İlk üretime nasıl başladınız? İlk tesisiniz nerede nasıl kuruldu?
Gülay DEVECİ: Bir arkadaşımız proje yazdı. Bu projeyle Ticaret Bakanlığımızdan 175 Bin lira hibe aldık. Gıda ile alakalı tüm makinalarımızı bu parayla aldık. Tabi bizim bir de üretim tesisine ihtiyacımız vardı. Merkezi Hükümetin de kadın kooperatiflerine destekleyici yönde çalışmaları var. Belediyelerin olduğu yerde belediyeler olmadığı yerde kaymakamlıklar destek alınıyor. Bizim belediye zaten bu konuda çok istekliydi. Dolayısıyla belediye ile görüştük bir protokol yaptık. ‘Bize bir üretim yeri tahsis eder misiniz?’ dedik. Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci; “Hemen” dedi ve gerekli çalışmaları yaptı.
Alanlı’da bir tesisi var. Orayı Atakum Belediyesi piknik yeri olarak kullanıyor. Oturma alanları olan bir yer. Buranın alt katını bize üretim tesisi olarak tahsis ettiler. Ruhsatlarımızı aldık. Tüm resmi işlemlerimizi tamamladık. Çünkü gıda riskli bir iştir. Kooperatif olarak sattığımız ürünün belirli bir yerden ve tek elden çıkıyor olması lazım. Lezzet ve kalitesinin de aynı şekilde devam etmesi lazım. Tüm makinalarımızı buraya yerleştirdik ve üretime başladık.
Canan YILMAZ: Bir satış yeriniz var mı?
Gülay DEVECİ: Türk-İş’e çıkan yolun hemen solundaki hastanenin yakınında küçük bir yer var belediyeye ait. Bu küçük yeri 30 bin lira gibi bir paraya kiralamak istemiş özel sektör. Ama sağ olsunlar orayı kadın kooperatifine tahsis ederek büyük bir destek verdi belediye. Bu yerde çok ciddi satışlarımız oluyor.
Canan YILMAZ: Sadece gıda mı üretiliyor?
Gülay DEVECİ: Bizimkiler sadece gıda üretip, satmıyor. Çini var, sepet var, çanta var, takı var, oyuncak bebeğe kıyafet diken arkadaşlarımız bile var. Sadece gıdayı üretim tesisinde yapıyoruz, diğerlerini evlerinden de yapabiliyorlar.
Canan YILMAZ: Şu anda üretime dâhil kaç kadın var?
Gülay DEVECİ: Kadınlarımız istikrarlı bir biçimde çalışmalarını yürütüyor. Şu an için 30’un üstünde kadın arkadaşımız var üreten ve kazanan.
Canan YILMAZ: Kadınların kazancı ne aşamada? Memnunlar mı?
Gülay DEVECİ: Özellikle gıdacı arkadaşlar aylık 5 ile 7 bin arası kazanıyorlar. Diğer arkadaşlarımızın kazancı da iyi. Zaten yüzlerinde ki mutluluğu görebiliyorsunuz. Çünkü ürettiklerini satmanın mutluluğu yüzlerine ve enerjilerine yansıyor. Arkadaşlarımız sadece ekonomik anlamda güçlenmiyorlar. Aynı zamanda özgüvenleri artıyor. Kendilerini ifade etmekte daha atak davranabiliyorlar. Mesela Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu geldiğinde kooperatif olarak çiçek verilecekti. Kooperatifin kurucusu olarak benim vermem beklendi ama üreten arkadaşlarımız kendileri verdi ve ben çok mutlu oldum. Öyle bir öz güven kazandılar ki sadece çiçek takdim etmeyip kooperatifimizi, mücadelemizi ve ürünlerimizi anlattılar. Bu durum çok gurur vericiydi. Zaten asıl amacımız da buydu.
“KADIN ELİNİN DEĞDİĞİ HER ŞEY BÜYÜMEYE MAHKÛMDUR”
Canan YILMAZ: Başka kadın kooperatifleri ile dayanışma içinde misiniz? Ya da dayanışma içinde olacak mısınız?
Gülay DEVECİ: Kooperatifler arasında bir ekosistem yaratılması lazım, bir dayanışma olması lazım. Mesela Sivas’a gittiğimizde ‘Karınca Kadınlar’ adında bir kooperatif vardı. Kooperatifin başkanı emekli bir hemşire. Çok kıymetli, tatlı bir insan. Kendisini Samsun’a davet ettim. Gelecek ve birlikte ortaklaşa ne yapabileceğimizi konuşacağız. Her zaman temas ve dayanışma halindeyiz. Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi bize erişte sipariş verdi. Biz de işi Vezirköprü ve Havza kadın kooperatifi ile paylaşıp, birlikte çalıştık. Bu dayanışmayı tüm kadın kooperatifleriyle de yapabiliriz. Neden yapmayalım. Amaç aynı, hedef aynı…
Samsun’da bizden sonra açılan 10 kadın kooperatifi daha var. Hepsiyle tek tek görüşeceğiz. Tanışıp, bilgi ve fikir paylaşımında bulunacağız. Yeri geldiğinde iş paslaşacağız belki. Yeni yıldan sonra Samsun’daki tüm kadın kooperatiflerimiz üretim iznini almış olacak ve hepsinin ürünlerini raflarımıza koyabileceğiz.
Canan YILMAZ: Kooperatifin bir kazancı oluyor mu?
Gülay DEVECİ: Kooperatifin hiç bir kar amacı yok. Biz, ürünü arkadaşlarımızdan satın alıyoruz. Sadece cüzzi bir rakam konuluyor. O da paketleme, poşetleme, KDV vs. gibi giderleri karşılamak için. Kooperatif hiçbir türlü kar amacı gütmüyor. Tamamen kadınların el emeklerinin değerlendirilmesine yönelik bir çalışma ve herkes ürettiğinin karşılığını alıyor. Kim neyi ne kadar üretiyorsa onun karşılığını alıyor yani.
Canan YILMAZ: Hedef nedir?
Gülay DEVECİ: Hedefimiz, daha çok kadına ulaşmak, dokunmak, güçlenmesine katkı sağlamak…
Canan YILMAZ: samsunanaliz aracılığıyla kadınlara iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı son olarak?
Gülay DEVECİ: Evet buradan tüm kadınlara seslenmek istiyorum. Kadın eli değdiği her şey büyümeye mahkûmdur! O yüzden üretsinler. Üretmek onlardan Pazar bulmak bizden…






