Osmanlı’nın altı yüz yıllık tarihinde, devleti idare edenlerin sadece kışla, kale, medrese ve camiler inşa ettirmediğini, ticarî hayatı geliştirmek ve yönlendirmek için şuurlu bir şekilde kervansaraylar, hanlar, bedesten ve çarşılar da inşa ettirdiklerini görüyoruz.
Geniş bir coğrafyada hüküm süren Osmanlı’da ticarî malların toplandığı, değerlerinin tespit edildiği ticaret merkezi ve borsa olarak bedesten ve han modelleri ortaya çıkmıştır. Bu modeller kuruluş döneminde, önce Bursa ve Edirne’ye; sonra geliştirilerek İstanbul ve bütün ülke geneline yayılmıştır. ‘Çarşı, borsa, ticaret merkezi’ anlamına da gelen bedestenlerin bir örneği de Samsun’da.
800 yıllık bir geçmişe sahip Bedestan bugün konfeksiyon dükkanlarının yoğunlukta olduğu, ayakkabı, terzi, çakmakçı, boyacı, şemsiye tamircisi gibi çeşitli meslek gruplarının iş yaptığı bir konumla eskisi kadar olmazsa da Samsun’un merkezi yerlerinden birisi durumunda. Bir zamanlar Samsun’un ticaret merkezi, kalbi, borsası durumunda olan ve tarihi neredeyse Samsun kadar eskiye dayanan Bedestan Çarşısı hala günümüzde varlığını sürdürüyor.
Kale Mahallesi’nde halen şehrin ticari merkezi konumundaki kuyumcular mevkiinde Ziya Gökalp Caddesi’nde bulunan Süleyman Paşa Bedesteni , klasik bedesten yapılarına uymaz. Uzunca bir sokağın sağ ve soluna karşılıklı dizilmiş dükkânlar ve aralardaki kapılardan oluşan yapı, mimari tarzıyla “Arasta” tanımına uymaktadır. Bedestan’ın 7 tane kapısı mevcuttur. Yapının inşa kitabesi yoktur. Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan h.1280 m.1863 tarihli üç ayrı belgede yapı, Hazinedârzâde Süleyman Paşa’nın vakfı olarak geçmektedir. Arastanın Hazinedârzâde Süleyman Paşa tarafından, Canik Muhassallığına getirildiği 1807 ile vefat ettiği 1818 yılları arasında yaptırılmış olabileceği düşünülmektedir. Ancak, 1785 tarihli bir belgede yapının adının geçtiğine göre, buranın 1785 yılından evvel inşa edildiği ve Süleyman Paşa tarafından satın alınarak vakfedilmiş olabileceği akla gelmektedir. Günümüzde Güney kolunda 19, diğerinde ise 21 dükkan bulunmaktadır.
Osmanlı ticaret hayatında önemli bir yeri olan bedestenleri, günümüz ticaret merkezleriyle mukayeseli bir analize tâbi tutmak, sadece tarihî inceleme açısından değil, ticarî ve sosyal hayat açısından da faydalı olacaktır. Bir yandan, ticarî faaliyetlerin kayıt altına alınması ve sürekli kontrole tâbi tutulması, kuralların belli olması ve prensiplerin hakkaniyet esası üzerine oturması gibi hususlardan, diğer yandan da kişinin ehil hâle gelmeden belli meslekleri icra etme izni alamaması gibi düstûrlardan alınacak dersler olacaktır.
