Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Eti Bakır tesislerinin deniz dolgusu yapılarak genişletileceği alanı imara açmak için kurumlardan görüş istedi.
Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, AKP Grubu tüm çevresel olumsuz etkileri ve riskleri sıralasa da net bir tavır koyamazken, CHP’den çok sert ve kararlı bir tepki geldi: “İnsanlar ölecek!”
Cengiz Holding’e ait Eti Bakır tesislerinin deniz dolgusu yapılarak genişletileceği ve burada kurulacak devasa asit tanklarına ilişkin plan, Samsun Büyükşehir Belediyesi Temmuz ayı Meclis toplantısında gündeme geldi.
DENİZ DOLDURULDU, ASİT TANKLARI GELİYOR
Tekkeköy sınırlarında, Cengiz Holding’in iştiraki olan Eti Bakır A.Ş., 170 bin metrekarelik deniz alanını doldurarak dev bir gübre ve asit depolama sahasına dönüştürmeyi planlıyor. Bu kapsamda imar planı değişikliği için görüş talep edildi. Projeye göre bölgede fosforik asit, sülfürik asit ve amonyak tankları ile fosfat ve silis siloları kurulacak.
AKP RİSKLERİ KABUL ETTİ AMA NET DURUŞ YOK
AK Parti Grup Başkanvekili Recep Kemal Certel, konuya ilişkin net bir tutum sergilemese de, deniz dolgusu nedeniyle deniz akıntısının değişeceğini ve kıyı erozyonuna yol açabileceğini kabul etti. Ayrıca projede yer alan kimyasalların “öngörülemeyen afetlerde yıkıcı çevre hasarına yol açabileceği” yönünde teknik kaygılar dile getirdi.
Certel’in konuya ilişkin konuşmasının tamamı şu şekilde:
“Eti Bakır A.Ş. mülkiyetinde olan ve imar alanı kullanım kararı bulunan 3715 parselin ve kıyı kenar çizgisinin kuzeyinde devletin tasarrufu altında kalan 184 bin 417,40 metrekare büyüklüğündeki alanın 168 bin 864,04 metrekaresi liman sahası, 15 bin 554,36 metrekaresi ise şev alanı olarak belirlenmiştir.
Liman sahasında amonyak ve fosfat siloları, silis depoları (açık-kapalı), asit ve amonyak tankları ile liman faaliyetlerine yönelik yük depolarının tesis edilmesi amacıyla yapı yüksekliği yere en çok 40 metre, depolama inşaat alanı ise emsal 0.30 olarak belirlenmiştir.
Plan kararına ilişkin evrak ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu depolama alanında inşa edilmesi planlanan bu yapıların çevresel etkileri içerisinde barındırması nedeniyle, buna ilişkin risklerin tümüyle ortadan kaldırılması gereklidir.
Aksi takdirde yapısal bir hata veya öngörülememiş bir afet durumunda yıkıcı çevre hasarına sebebiyet verecek unsurları bünyesinde bulundurduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca deniz içerisinde yapılacak olan dolgu alanından dolayı oluşacak akım yapısının yerel erozyona neden olabileceği düşünülmektedir.”
“ASİT YAĞMURLARI, KANSER PATLAMASI, TARIMIN SONU”
CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan ise çevresel ve halk sağlığı açısından ağır uyarılarda bulundu:
“1 milyon litre bakırdan üretilen sülfürik asit, fosforik aside dönüştürülüyor. Bunlar devasa asit tankları. Buharlaşınca asit parçacıkları havaya karışır, asit yağmuru olarak düşer. İnsan sağlığı tehdit altına girer.
Zaten Tekkeköy’deki kanser vakaları, Türkiye ortalamasının 2-3 katı. Çakmak Barajı’nda bile kimyasal atıklar yüzey kaplaması oluşturmuş durumda.
Çarşamba Ovası organik tarım bölgesidir. Bu tesis kurulur ve yaydığı gazlar havaya karışmaya devam ederse, ne tarım kalır ne de baraj suyu içilebilir olur.
Samsun’u sermaye lortlarına peşkeş çekmeyin. Eti Bakır’ın gücü sizden büyük mü?”
“SADECE GÖRÜŞ” DEMEKLE SORUMLULUKTAN KAÇILAMAZ
Tüm bu endişelere rağmen, “sadece görüş bildirme” şeklinde ifade edilen madde, komisyondan meclise taşındı. Ancak bu “görüş”, Samsun’un havasını, suyunu ve toprağını tehdit eden dev bir çevre riskinin meşrulaşmasına zemin hazırlayabilir.
SORULAR CEVAP BEKLİYOR:
-Samsun halkı bu projeden haberdar mı?
-Bağımsız bir ÇED raporu neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?
-Olası bir kimyasal sızıntı veya patlamada kim sorumluluk alacak?
-Çarşamba Ovası ve Çakmak Barajı gözden mi çıkarıldı?
Samsun’un geleceği, milyonlarca litre asidin gölgesinde şekillenmemeli.
Kamuoyu sessiz kalırsa, bu dolgu yalnızca denizi değil, çocuklarımızın nefesini de yutacak.



