1. Haberler
  2. Gündem
  3. Ekrem İmamoğlu, Soruşturma Kapsamında İfade Verdi

Ekrem İmamoğlu, Soruşturma Kapsamında İfade Verdi

Ekrem İmamoğlu, Soruşturma Kapsamında İfade Verdi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yaşanan usulsüzlükleri eleştirmek ve bu uygulamaların “hukuka güvene” zarar verdiğini dile getirmek ne zamandan beri tehdit sayılmıştır?” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında başlatılan iki ayrı soruşturma kapsamında ifade verdi. Son olarak Cumhuriyet, İmamoğlu’nun ifadesine ulaştı. İmamoğlu, “Sözümün eriyim, dediğim şeyler belli. Hak yemem ama hakkımı da yedirmem.” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek hakkında yaptığı açıklamalar ve bilirkişi S. B. ile ilgili sözleri gerekçesiyle ifade vermek üzere Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne geldi.

İmamoğlu saat 10.20 itibarıyla ifade vermeye başladı. İmamoğlu’nun ifade işlemleri saat 11.40’da sona erdi.

İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’ ve ‘bilirkişi’ soruşturmaları kapsamında avukatları Kemal Polat, Mehmet Pehlivan ve Nusret Yılmaz eşliğinde ifade verdi.

Son olarak, İmamoğlu’nun ifadesine Cumhuriyet ulaştı.

İmamoğlu’nun ifadesi şu şekilde:

“Malum 20/01/2025 tarihinde yapmış olduğum bir paneldeki konuşmada sarf ettiğim söylemlere dair Re’sen soruşturma açıldığını öğrendim. Konuya ilişkin beyanımın aynen şu şekilde geçmesini istiyorum. Bugün burada bulunmamın nedeni, hukukun değil talimatların egemen olduğu bir düzenden kaynaklandığını düşünmekteyim. Şöyle ki; Ben “hak yemem ama hakkımı da yedirmem” diyerek seçilmiş bir kişiyim. Ve sözümün eriyim. İsnat edilen suçla bağlantılı olarak dediğim şeyler belli, burada da tekrar ediyorum: “Biz senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için seni yöneten aklı bu milletin zihninden söküp atacağız. Söküp atacağız ki senin evlatlarının kapısına birileri dayanmasın… senin evlatlarını sabahın köründe evinden kimse almasın… söküp atacağız ki senin dahi yuvana, çocuklarının geleceğine huzuru temin edelim. Bizim derdimiz bu.” “Biz, hukukun talimatla değil, evrensel ilkelerle işleyeceği bir gelecek için gece gündüz çalışıyoruz.

“USULSÜZLÜKLERİ ELEŞTİRMEK NE ZAMANDAN BERİ TEHDİT SAYILMIŞTIR?”

Çocuklarımız da gelecek kuşaklar da adaletin sıcaklığıyla huzur ve güven içinde uyuyabilsinler diye. Resmi davet yazısıyla ifade vermeye pekala davet edilebilecek olan CHP Gençlik Kolları Genel Başkanımızın kapısına gün doğmadan çok sayıda polisle birden gidilmesini eleştirirken, bir abi – bir baba şefkatiyle sarf ettiğim sözlerimi tehdit olarak görmek, bağımsız yargıyı, gerçek adaleti tehdit olarak görmek demek olduğunu düşünüyorum. Kanaatimce, benim bu sözlerimden ancak yargı üzerindeki hakimiyetini kaybetmekten korkanlar tehdit algılayabilir. Benim sözlerimde tehdit ve hedef göstermek yoktur. Benim yaptığım ifade özgürlüğüdür. Ve ifade özgürlüğü anayasal bir haktır. İfade özgürlüğü, adli makamlara ve onların işleyişine yönelik eleştirileri de kapsar. Demokratik düzenin bir gereği olarak uğradığımız haksızlıkları milletimizle paylaşmak; yaşanan usulsüzlükleri eleştirmek ve bu uygulamaların “hukuka güvene” zarar verdiğini dile getirmek ne zamandan beri tehdit sayılmıştır?”

“TÜRKİYE, LİYAKATLİ SAVCILARIN VE HÂKİMLERİN ONURLU ÜLKESİDİR”

“Ülkenin en büyük partisinin bir belediye başkanı olarak, iktidara geldiğimizde kurulacak düzende “hukuka güven olacak, yargıya güven olacak, yargı bağımsız ve tarafsız olacak, kötü ve intikamcı zihniyete son verilecek, ülkeye adalet gelecek ve kimse sabah erkenden inzibat marifetiyle derdest edilip götürülmeyecek” demek, ne zamandan beri tehdit sayılmaktadır.? Bence asıl tehdit “Turpun büyüğü heybede” diyerek yargıya doğrudan müdahale edenler tarafından yapılmaktadır. Yine bence “Turpun büyüğü heybede” diyerek hedef gösterenler, bu sözleriyle bir yandan da yargı mensuplarının bağımsız ve tarafsız çalışamayacaklarını deşifre etmektedirler. “Yargı üzerindeki tüm baskıları kaldıracağız, asla yargıya talimat vermeyeceğiz, baskı uygulamayacağız” sözünü veren bir yöneticiyi tehdit olarak gören akıl, milleti tehdit olarak görüyor demektir. Çünkü bağımsız yargı millet adına karar verir. Bağımsız yargı da milli iradenin bir parçasıdır. Türkiye, liyakatli savcıların ve hâkimlerin onurlu ülkesidir.”

“HERKES KENDİNİ MILLETİN FERASETİNE TESLİM ETSİN”

“Bu ülke, hırsızların, yolsuzların, yetim hakkını yiyenlerin karşısına dikilen milletin öz evladı olan hukukçulardan yanadır. Yine onlar, bizim iktidarımızda bağımsız olarak çalışabileceklerdir ve “bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun” diyebileceklerdir. Bence yargıyı, siyasi çıkarlar için araç hale getirenler günü gelecek, hukuk önünde gerçek bir muhasebeye tabi tutulacaktır. Bu bizim sözümüzdür. Bu yine belirttiğim gibi, halkın adalet talebinin karşılığıdır. Yargıyı araçsallaştıran siyasiler er meydanına çıkıp mertçe yarışmak yerine, böyle yollara başvurmaktan vazgeçmesini istiyorum. Herkes kendini milletin ferasetine teslim etsin. Çünkü millet büyüktür! Şu da unutulmasın hiçbir baskı, hiçbir tehdit, halkın adalet mücadelesini durduramayacaktır.”

“ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ”

“Bu düzen güçlü bir hukuk devleti olma yönündeki mücadelemizle arzu ettiğimiz hedefe ulaşacaktır. Bu yöndeki inancımız tamdır. Aynı zamanda hukukun talimatla değil, evrensel ilkelerle işlemesinin sağlamak için elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz. Bizim saikimiz, bu milletin evlatlarını şafak operasyonlarıyla gözaltına alanlar ve her muhalif sesi hukuksuz bir biçimde mahkum edenler yaptıkları adaletsizliğin zerresini bile göremeyecekleri bir ortam tesis etmektir. Bu israf ve yağma düzeni yalnızca hukuku değil, emekçinin ekmeğini, gençlerin umudunu, milyonların alın terini de çaldığını düşünüyoruz. Bu düzen depremde, yangında zorda kalan insanlarımızın canını aldı. Biz buna asla teslim olmayacağız. Bu büyük millet, adaletin yeniden tesis edildiği günleri mutlaka görecektir.”

“ÜZERİME ATILI SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM”

“Ve hakkımda açılan bence bu siyasi soruşturmanın cevabını millet sandıkta verecektir. Yüce milletime arz ederim. Soruşturma konusu olay olan ve “Bak Başsavcı sana söylüyorum…” şeklinde devam eden konuşma içeriğinde kimsenin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyecek söylem ve hitap içerisinde bulunmadım. Kimsenin kendisi veya yakınlarına zarar verebileceğinden bahisle bir söz sarf etmedim. Ve aynı şekilde herhangi bir kimseyi hedef haline getirebilecek bir durum içerisinde yer almadım. Böyle bir hareket ve eylem içerisinde bulunmam mümkün değildir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”

cumhuriyet.com.tr


İMAMOĞLU KONUŞTU…

Ekrem İmamoğlu
Ekrem İmamoğlu

Bir saat 40 dakika boyunca, sekiz sayfalık ifade veren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ifadesinin ardından açıklama yaptı.

İmamoğlu, şunları söyledi

-Adliye önüne getirilen otobüsün üzerinden konuşan İmamoğlu, konuşma öncesinde kendisine destek vermeye gelen parti yöneticileri ve belediye başkanlarına teşekkür ederken Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a sarıldı. İmamoğlu, şunları söyledi:

-Gerçekten çok kapsayıcı bir sürecin içindeyiz. Burada olmayan siyasi parti yok. Bu benim için en büyük gurur vesilesi çünkü burada tek tek ismini sayarsam atlayabilirim ama ifade edelim ki bugün burada iktidar partisi hariç bütün siyasi partiler bugün buraya adaletin savunulması, bu ülkede adaletin tesisi için bize destek olmaya geldiler çünkü gerçekten 16 milyon insanın temsilcisi burada böyle bir ifade vermemeliydi, böyle bir ifade günü olmamalıydı.

-Bugünkü mesele adalet meselesidir; hak, hukuk arama meselesidir. Bugünkü mesele, geleceğimiz meselesidir.

-Bugünkü mesele İstanbul’da ne yazık ki kurulmaya çalışılan bir kumpasın geldiği bir sonuçtur. Hedefin ne olduğu belli. İstanbul’da 4 aydır yargı tacizinin en üst seviyesini yaşıyoruz ama yılmadık, yılmayacağız.

-Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Esenyurt’ta başlayan ve Ahmet Özer hocamızın sabahın köründe derdest edilerek hapse atılması, Beşiktaş’ta Rıza Akpolat kardeşimizin haksız yere tutuklanıp görevinden uzaklaştırılması süreciyle beraber bu yargı eliyle süreci dizayn etme çabası devam etmektedir.

-Bugün büyük bir dayanışma ruhu içerisindeyiz. Siyasi partilerimizin tamamı burada, hatta Genel Başkanlarının bize katkı sunduğunu biliyorum. Her birisine Türkiye Cumhuriyeti’nin, bu şanlı devletin bekası için, milletimizin birlik ve beraberliği için her birisine teşekkür ediyorum, minnet duygularımı iletiyorum.

-Elbette benim siyasi yol arkadaşlarım bugün burada. Hem İstanbul’umuzun hem ülkemizin farklı noktalarından yönetici dostlarımız burada. Partimiz en üst seviyesinden üyesine kadar herkesin katkı sunduğu bir ortamın içerisindeyiz. Her daim yanımızda olan partimizdeki yol arkadaşlarımıza, bütün yöneticilerimize de teşekkür ediyorum, minnet duygularımı iletiyorum.

-Bütün örgütümüzün yanı sıra elbette yol yürüdüğümüz, özellikle 31 Mart’tan sonra gösterilen seçim başarısıyla Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’ye, başta Sayın Özgür Özel Genel Başkanımız olmak üzere her birimize, en fazla da belediye başkanlarına nasıl müdahale edildiğini, nasıl kötü bir muamelenin gösterildiğini hep beraber yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz.

-Elbette bizi farklı konumlandırmaya ve farklı bir biçimde bizleri yorumlamaya çalışanlar var. İnsanlarımızın bir araya toplanmasına bile engel olunma çabasını anlayamıyorum. Korkunun neden kaynakladığını biliyoruz.

-Ayağına taş değmesin diye dua ettiğimiz polisimizle halkımızı karşı karşıya getiren aklı da kınıyorum. Bunun o kadar kolay halledilme ortamı var ki, onun için gelemeyen başkanlarımız var. İzmir, Muğla, Tekirdağ Belediye Başkanlarımıza onların nezdinde teşekkür ettim. Nasıl kol kola, omuz omuza olduğumuzu, birlikte ‘Mesele vatansa gerisi teferruattır’ diyerek bir arada olduğumuzu gösteren değerli dostum, ağabeyim, Belediye Başkanım Mansur Yavaş’a teşekkür ediyorum.”

KORKMUYORUZ!

Mansur Yavaş
Mansur Yavaş

ABB Başkanı Yavaş’a teşekkür eden İmamoğlu, ardından mikrofonu Yavaş’a verdi.

-Öncelikle size geçmiş olsun diyorum. Aslında İstanbul’a geçmiş olsun diyoruz. Aslında demokrasimize ve hukuka da geçmiş olsun demiyorum. Hukuk her daim hakim olmalı. Son birkaç aydır yaşadığımız durumlara bakarsanız birisinin en ufak bir demeci, bir tweeti gece evinden alınmasına vesile oluyor.

Adeta Türkiye’yi bir açık hava cezaevine çevirmek istiyorlar. Oysa ki demokrasinin olmazsa olmazı basın özgürlüğü, fikir özgürlüğüdür. İnsanlar serbestce fikirlerini söylemelidir. Ancak tweet atılıyor, gözaltına alınıyor. Hukukçu olarak söylüyorum; tweet ortada bir yere gitmiyor. Bunun suç olup olmadığına Cumhuriyet Savcısı da karar veremez. Alır iddia eder, açar davayı. Eğer yargılama sonunda varsa bir kişi cezasını çeker. Ancak apar topar alınıp tutuklanması hukukta en başvurulması gereken olan bu tedbire başvurulması oldukça yanlıştır.

“SİLİVRİ’Yİ KAPATALIM”

-İnsanların hürriyetini hiçbir şekilde kısıtlayamazsınız. Hukuktan ayrı karar alamazsınız. Ve bir tweet atıyorsunuz altına birileri yazıyor ‘Silivri soğuktur’ diye. Zannediyorlar ki espri yapıyorlar.

-Altına ‘Silivri soğuktur’ diye yazanlar bunun espri olmadığını, demokrasimiz, hukukumuz ve ülkemiz açısından utanç verici bir şey olduğunu bilmeleri gerekir. Bu nedenle ben bir an evvel ülkenin gerçek demokrasiye kavuşmak suretiyle kuvvetler ayrılığının bir an evvel tesis edilmesi yolunda bütün gücümüzle hep birlikte çalışacağız.

-Bu ülkede demokrasi ve hukuku hakim kılacağız ve inşallah bundan sonra kim olursa olsun söylediği sözden dolayı, fikrinden dolayı, yazısından dolayı hiçbir şekilde tutuklanmayacak. Hiçbirimiz yargılanmaktan, soruşturulmaktan korkmuyoruz. Böyle bir dünya yok. Elbette yargılayacaksını sonuçta karar vereceksiniz.

-Buradan biraz sonra Silivri’ye gidip orada gereksiz yere tutuklu çünkü henüz yargılama yok, bir türlü davalar açılmadan tutuklu kalanlar var. Oysa belki de hepsi beraat edecek. Onları ziyaret edeceğiz. İnşallah iktidar değiştikten sonra demokrasinin başlangıcı olarak Silivri’yi kapatalım. Ve yeni bir hayata özgür günlere hep birlikte yol açalım. Tekrar Başkanıma geçmiş olsun diyorum.”

İmamoğlu, bu sözler üzerine; “Başkanım o kadar güzel bir şey söyledi ki Silivri’yi kapatalım derken, belki de orayı üretim üssü yaparız, eğitim üssü yaparız, ona hep birlikte karar veririz. O günler yakın mı? Bu millet hazır” ifadelerini kullandı.

-Gerçekten çok kapsayıcı bir sürecin içindeyiz. Burada olmayan siyasi parti yok. Bu benim için en büyük gurur vesilesi çünkü burada tek tek ismini sayarsam atlayabilirim ama ifade edelim ki bugün burada iktidar partisi hariç bütün siyasi partiler bugün buraya adaletin savunulması, bu ülkede adaletin tesisi için bize destek olmaya geldiler çünkü gerçekten 16 milyon insanın temsilcisi burada böyle bir ifade vermemeliydi, böyle bir ifade günü olmamalıydı.

-Bugünkü mesele adalet meselesidir; hak, hukuk arama meselesidir. Bugünkü mesele, geleceğimiz meselesidir. Bugünkü mesele İstanbul’da ne yazık ki kurulmaya çalışılan bir kumpasın geldiği bir sonuçtur. Hedefin ne olduğu belli.

-İstanbul’da 4 aydır yargı tacizinin en üst seviyesini yaşıyoruz ama yılmadık, yılmayacağız. Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.

-Esenyurt’ta başlayan ve Ahmet Özer hocamızın sabahın köründe derdest edilerek hapse atılması, Beşiktaş’ta Rıza Akpolat kardeşimizin haksız yere tutuklanıp görevinden uzaklaştırılması süreciyle beraber bu yargı eliyle süreci dizayn etme çabası devam etmektedir.

Ekrem İmamoğlu, Soruşturma Kapsamında İfade Verdi
Ekrem İmamoğlu, Soruşturma Kapsamında İfade Verdi

AKIN GÜRLEK İZİNDE, İFADE ALACAK SAVCI DEĞİŞTİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek izne ayrıldı. İmamoğlu’nun ifadesini alacak savcı da değişti. Güvenlik gerekçesiyle bazı avukatların duruşma salonuna girişine izin verilmedi.

YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI

Partililer adliye çevresinde yoğunluk oluştururken, adliye önündeki meydanda polis araçları ve TOMA’lar konuşlandırıldı.

Adliye önündeki meydanda polis araçları ve TOMA’lar yer aldı. İmamoğlu’nun konuşma yapması beklenen otobüsün önü TOMA ile kapatıldı.

C blok bölgesinde zırhlı araçlar bekletilirken, polis ekiplerinin adliye önünde devriye gezerek güvenlik önlemlerini artırdığı görüldü.

CHP’LİLERE POLİS MÜDAHALESİ

Çağlayan Adliyesi’nde TOMA ile yol kapatıldı. CHP’li vekiller ile polis arasında gerginlik yaşandı

İMAMOĞLU ÇAĞLAYAN’A ÇAĞIRMIŞTI

İmamoğlu ifade işlemiyle ilgili dün sosyal medya hesabından açıklama yapmıştı.

İmamoğlu, “Bu kötü gidişata dur demek için partimiz yola çıktı. Bu dibe vuruştan kurtulmanın tek yolu seçimdir. Erken seçim. Bu yüzden Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, partimiz için son derece demokratik bir cumhurbaşkanı adayı belirleme süreci başlattı. Partimizin bu kararını en güçlü bir şekilde destekliyorum. Hepimiz bu süreçte güçlerimizi birleştirmeliyiz. Sabah Çağlayan Adliyesi’nde olacağım. Yargının bağımsız olmasını, herkesin adalete güvenebilmesini istediğim için ifadem alınacak. Ama yarın sadece benden ifade alınmayacak. Benim gibi düşünen on milyonlarca vatandaşımızdan ifade alınacak. Sandık gelir, herkes boyunun ölçüsünü alır. Bu yoldan da dönmeyeceğim” ifadelerini kullanmıştı…

ÖZEL’DEN ÇAĞRI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de çağrı yapmıştı.

Özel, dün yaptığı açıklamada “Yarın biliyorsunuz Ekrem İmamoğlu ifadeye çağırıldı. Ekrem İmamoğlu, Trabzonlu bir belediye başkanı olarak, Hasan Amca’nın oğlu Ekrem Bey olarak değil; bütün İstanbul’un ‘Çalmadan, çırpmadan, israf etmeden, hakkaniyetle bu şehri yönet’ diye emanet ettiği o şehrin emin insanı ifadeye çağırılıyor. Yarın ifadeye çağrılan İstanbul’un ta kendisidir. Başta Cumhuriyet Halk Partililerdir. Ama bütün demokratlardır. Ekrem İmamoğlu’na oy veren, gelecekte oy vermeyi düşünen ya da ona yapılan haksızlığı kendine yapılmış olarak hisseden herkes bu ülkenin geleceğinin teminatıdır. O yüzden ben İstanbul’u yarın ifade vermeye çağırıyorum. Cumhuriyet Halk Partilileri ifade vermeye davet ediyorum” demişti…

Sözcü

Ekrem İmamoğlu, Soruşturma Kapsamında İfade Verdi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun haber - Son dakika Samsun haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.