Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kentte her geçen gün derinleşen yoksulluğa kalıcı çözüm bulmak yerine, yoksulluğu yönetme yolları aramaya başladı
Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı “Hayır Kumbarası” uygulamasıyla artık su faturasını ödeyemeyen dar gelirli vatandaşlar, hayırseverlerin insafına bırakılıyor.
Belediye tarafından kurulan sistem üzerinden, gönüllü bağışçılar, ihtiyaç sahibi vatandaşların su faturalarını ödeyebiliyor. Ancak uygulama, kamusal bir hizmetin bireysel yardımla karşılanması nedeniyle kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Belediyenin, vatandaşın en temel hakkı olan temiz suya erişimi bir sosyal devlet hizmeti olarak değil, hayır işi olarak sunması, anayasal sorumluluklardan kaçış olarak yorumlandı.
İndirim Değil, Dua!
İktidar partisinden seçilen ve merkezi yönetimin tüm olanaklarına erişimi bulunan Başkan Halit Doğan, su fiyatlarında indirime gitmek ya da dar gelirli ailelere doğrudan destek vermek yerine, faturaları hayırseverlere devretmeyi tercih etti.
Projeye dair yapılan açıklamalarda “sosyal dayanışma” vurgusu yapılsa da, sistemin özü fakirliğin kamu politikalarıyla değil, bireylerin inisiyatifiyle yönetilmesi anlayışına dayanıyor.
Binlerce Aile Yardım Bekliyor
Belediye tarafından yapılan açıklamaya göre, şu ana kadar 1.035 fatura sisteme yüklendi. Bu rakam, Samsun’da binlerce hanenin artık su faturasını bile ödeyemeyecek durumda olduğunu gözler önüne seriyor. Sistemin geldiği bu nokta, “sosyal dayanışma” söyleminin ötesinde, kronikleşen yoksulluğun resmi kaydı niteliğinde.
Sosyal Devlet Nerede?
Anayasa’da açıkça tanımlanan “sosyal devlet” ilkesi, kamunun vatandaşın temel ihtiyaçlarını doğrudan karşılamasını öngörüyor. Ancak “Hayır Kumbarası” projesinde belediye, kendisini yalnızca “aracılık eden bir kurum” olarak tanımlıyor.
Hizmet mi, Sorumluluktan Kaçış mı?
Projeye dair en temel eleştirilerden biri de şu: Belediye bu uygulamayla hizmet mi etmiş oluyor, yoksa sorumluluktan mı kaçıyor? Fatura ödeyemeyen vatandaşlara yönelik kalıcı çözümler üretmeyen bu sistem, sosyal politika üretme iradesinin yerini “bağış yönetimi”ne bıraktığı gerekçesiyle de tepki çekiyor.
Yoksulluk Giderilmiyor, Yönetiliyor
“Hayır Kumbarası”, ilk bakışta bir sosyal dayanışma girişimi gibi sunulsa da, aslında yoksulluğun kalıcılaştırıldığı bir sistem olarak öne çıkıyor. Temel insani ihtiyaçların kamu eliyle değil, bireysel bağışlarla karşılanması, Samsun’daki sosyal politikaların geldiği çarpıcı noktayı açıkça ortaya koyuyor.




