Samsun Büyükşehir Belediyesi, park alanlarını “millet bahçesi” adıyla yapılaşmaya açtı; mahkeme iki kez iptal etti. Şimdi ise “kentsel dönüşüm” adı altında belediyenin kendi arsalarına emsal ve kat artışı veriliyor. Sahil silueti, şehir dengesi ve kamu yararı göz ardı ediliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Samsun Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hasan İpek, Büyükşehir Belediyesi’nin sahil planlamaları ve “kentsel dönüşüm” kararlarıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İpek, Bandırma Vapuru’ndan Batı Park’a kadar uzanan Canik ve İlkadım sahil hattındaki plan değişikliklerinin mahkeme kararlarıyla iptal edildiğini hatırlatarak, mevcut yapıların imar mevzuatına göre “kaçak” konumuna düştüğünü söyledi.
“Millet Bahçesi Kararıyla %5 Yapılaşma Hakkı Kullanıldı”
İpek’in samsunanaliz’e özel verdiği bilgilere göre, 2022 yılında Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Meclis kararıyla sahil bandındaki park alanları imar planında “park” statüsünden çıkarılarak “millet bahçesi”ne dönüştürüldü.
Değişikliğin görünürde bir farklılık yaratmadığını ancak mevzuat gereği millet bahçelerinde alanın yüzde 5’ine kadar yapılaşmaya izin verildiğini belirten İpek, bu hak kullanılarak İlçe Transfer Merkezi (ilçe minibüsleri garajı) ve Alo 153 Çağrı Merkezi’nin bu alanlara inşa edildiğini ifade etti.
Söz konusu planın yargıya taşındığını ve mahkeme tarafından iptal edildiğini belirten İpek, devamında yapılan yeni planın da benzer şekilde park alanlarını eski statüsüne döndürmediği gerekçesiyle tekrar iptal edildiğini söyledi.
Son mahkeme kararıyla birlikte Alo 153 ve İlçe Minibüsleri Garajı’nın bulunduğu alanların yeniden “park alanı” olarak planlandığını vurgulayan İpek, “Bu alanlardaki yapılar şu an imar mevzuatına göre kaçak durumundadır ve yıkılması gerekir” dedi.
“Yıkım Beklemiyorum, Yeni Plan Peşindeler”
İpek, belediyenin yıkım yoluna gitmeyeceğini düşündüğünü belirterek Ağustos 2025’te EKAP üzerinden Tekkeköy, İlkadım, Atakum ve 19 Mayıs ilçelerinin sahillerinde, Kıyı Kenar Çizgisi içerisinde yeni planlama yapılması için ihaleye çıkıldığını gördüğünü açıkladı.
Bu konuyu yazılı soru önergesiyle meclise taşıdığını ancak aradan dört ay geçmesine rağmen yanıt alamadığını belirten İpek, “Yeni planlamayla bu sorunu farklı bir kararla çözmeye çalışacaklar gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.
CHP’li meclis üyesi, yapılacak olası plan değişikliklerine meslek odalarının da dahil edilmesi gerektiğini vurgulayarak, sahillerin zarar görmeden, ortak akılla planlanması çağrısında bulundu.
“Kentsel Dönüşüm Kararı Belediyenin Arsalarına Özel”
İpek’in gündeme getirdiği bir diğer başlık ise SBB’nin kendi mülkiyetindeki arsaları satış öncesi “kentsel dönüşüm alanı” ilan etmesi oldu.
Geçen yıl meclisten geçen plan notuna göre, kentsel dönüşüme giren alanlarda 0.50 emsal artışı ve 4 kata kadar ilave kat hakkı tanındığını hatırlatan İpek, bu düzenlemenin eski yapı stokunun yenilenmesini teşvik etmek amacıyla çıkarıldığını ancak belediyenin bu hakkı kendi boş arsalarını daha yüksek bedelle satmak için kullandığını savundu.
İpek, şu örnekleri sıraladı:
19 Mayıs Dereköy’de sahile sıfır 8 bin 500 metrekarelik alan
Atakum’da 19 dönüm ve 8 dönümlük iki ayrı arsa
Daha önce ilan edilen Yurtkur alanı ve Meteoroloji 10. Bölge Müdürlüğü alanı
Bu alanların ortak özelliğinin SBB mülkiyetinde olması olduğuna dikkat çeken İpek, “Buraların mevcut yapıların yenilenmesiyle ilgisi yok. 3-5 kuruş daha fazla gelir elde etmek için şehirde inşaat yoğunluğu artırılıyor. Bu da Samsun’u betonlaşmaya sürüklüyor” dedi.
“Sahil Silueti ve Kent Kimliği Tehlikede”
Özellikle sahil hattındaki dönüşüm kararlarının kat nizamını ve kent siluetini bozacağı uyarısında bulunan İpek, plansız yoğunluk artışının ulaşım, altyapı ve yaşam kalitesi üzerinde de ciddi baskı oluşturacağını ifade etti.
İpek, “Kentsel dönüşüm; riskli yapıların yenilenmesi için vardır. Boş arsaları daha yüksek fiyata satmanın aracı haline getirilmemelidir. Samsun beton ve bina yoğunluğuna boğuluyor” diyerek çağrısını yineledi.





