CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın Meclis Genel Kurulu’na ‘balkondan/işyerinden/pencereden düştü’ denilerek üstü kapatılan kadın cinayetlerinin araştırılmasına yönelik verdiği önerge Ak Parti ve MHP oylarıyla ret edildi.
Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın meclise sunduğu önerge ile ilgili yaptığı konuşmasında, Denizli’de katledilen Şebnem Şirin’den tutunda balkondan/işyerinden/pencereden düştü denilerek üstü kapatılan birçok kadın cinayeti ifadesi Gazetemiz ’de günler önce yer alan Samsun’da sahilde cesedi bulunan İlklima Naz Akbörü’nün ölümünü ve bıraktığı son mektubu hatırlattı.
Konunun öneminin, sorunun derinliğinin altını çizmek için yaptığımız özel haber çalışmamızda Samsun’da bir şekilde yer edinmiş, koltuk bulmuş Samsun’u temsil eden kadınlarımıza konuyu hatırlatmış, ne düşündüklerini, bu ve benzeri konularda ne yaptıklarını bize iletmelerini istemiştik.
Bu haberimizin ardından Samsun’dan somut bir söylem ya da eylem gelmedi ama CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Meclis Genel Kurulu’nda benzer bir konuyla ‘şüpheli kadın ölümleri’ araştırılsın diye önerge verdi.
“AK Parti ve MHP ARAŞTIRILMASIN” DEDİ
TBMM Genel Kurulu’nda şüpheli kadın ölümlerinin araştırılması önergesinin doğrudan gündeme alınması önerisi görüşüldü ancak öneri, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
6284’Ü TARTIŞMAYA AÇILAMAZ!
Kadın cinayetlerini aydınlatmada etkili olan kadın derneklerinin kapatılmasından, cezasızlık politikalarına, İstanbul Sözleşmesi’ne kadar birçok konuya değinen Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 2020 yılında yine aynı konuya ilişkin grup önerisinde bu kürsüden bir konuşma yaptığını hatırlatarak şöyle konuştu:
“2020’den bugüne, o önerge reddedildikten sonra neler değişmiş diye baktım:
İstanbul Sözleşmesi’nden bir erkek aklıyla, bir imzayla hukuksuzca çıkılmış.
Bununla da yetinmemişsiniz 6284’ü tartışmaya açmaya kalkıyorsunuz.
(6284 sayılı Ailenin Korunmasına ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanundan yararlanarak şiddet uygulayana karşı, evden uzaklaştırmak, iletişim araçlarıyla rahatsız etmesini engellemek, evinize, işinize veya diğer adreslerinize yaklaşmasını engellemek, kişisel bilgilerinizi gizletmek, şiddet uygulayıcının silahına el koydurtmak, kişiden korunmak amacıyla yakın koruma talep etmek, tedbir nafakası talep etmek, geçici maddi yardım talep etmek, geçici velayet talep etmek, geçici genel sağlık sigortasına başvurmak, müşterek konuta şerh koydurtmak gibi bazı önlemler alabilirsiniz.)
Bu da yetmiyor, kadın cinayetlerinde gerçekten ailelere ve cinayete kurban gitmiş kadınlar için mücadele eden bir derneği kapatmak için dava açıyorsunuz; Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneğini kapatmak istiyorsunuz.”
KADINLARI SUSTURAMAYACAKSINIZ
Karaca’nın önergeye yönelik Meclis Genel Kurul’unda yaptığı konuşmanın devamı ise şu şekilde:
İstiyorsunuz ki kadınlar ölsün çünkü kadınları susturamıyoruz. Kadınlar ölsün ama kadınları öldürenler de elini kolunu sallayarak ortalıkta dolaşsın. Hatta mümkünse kadınlar ya balkondan düşmüş olsun ya pencereden düşmüş olsun; düşmüş olsun, cinayet olsun ama kimin oradan attığı ve kimin katlettiği de ortaya çıkmasın istiyorsunuz.
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKMA BÜYÜK HATA

Kadın cinayetleri önlenebilir mi? Tabii ki önlenebilir. Nasıl önlenir:
Öncelikle, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı bir hata olarak, bir yanlış olarak kabul edip derhâl sözleşmenin yürürlüğe girmesini sağlayıp yasaların etkin uygulanmasını sağlayarak. Yetmez, cezasızlık politikasına da son vererek…
MÜCADCELE EDİLMESE İTİHAR DENİLİP GEÇİLECEKTİ
Aysun Yıldırım, balkondan düştüğü iddia ediliyor çalıştığı iş yerinden ve savcılık tarafından takipsizlik veriliyor ama mücadeleyle Aysun Yıldırım’ın maalesef öldürüldüğü ortaya çıkıyor ve faili hakkında tutuklama kararı çıkıyor. Eğer mücadele edilmese ortaya çıkmayacaktı.
KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURMAK İSTEYENE KAPAMA
Geçtiğimiz günlerde yine Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun duruşmasındaydık, kapatma davasında. Bizler, kadınları katledenlerin duruşmalarını adliye koridorlarında izlemek yerine, katledilen kadınların failleri ortaya çıksın diye mücadele eden kadınların duruşmalarına gidiyoruz. Bu, içimizi acıtmalı, her birimizin içini acıtmalı.
