CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, son dönemde yapılan elektrik zamlarına sert tepki gösterdi.
Halkın yoksullaştığını ve asgari ücretin reel değerinin düştüğünü belirten Özdağ, AK Parti iktidarının yerel seçimde halktan aldığı mesajı anlamadığını söyledi.
Mayıs ayından itibaren doğal gaz ve akaryakıt zamlarının ardından, temmuz ayında da elektrik zamlarıyla halkın, sanayicinin, esnafın ve çiftçinin sırtına ağır yükler bindirildiğini ifade etti.
Asgari Ücret ve Enflasyon
Özdağ, 1 Ocak 2024’ten bu yana Türkiye’de birçok şeyin değiştiğini ancak 17 bin 2 TL’lik asgari ücretin değişmediğini vurguladı. TÜİK verilerine göre, enerji zamlarının enflasyon hesabına katılmadığını ve asgari ücretin reel değerinin haziran enflasyonunun açıklanmasıyla 13 bin 250 liraya gerilediğini belirtti.
Elektrik Tarifelerindeki Zamlar
Özdağ, 1 Temmuz’dan itibaren meskenlerde, sanayide, tarımsal üretimde ve ticari faaliyetlerde kullanılan elektrik tarifelerinin zamlandığını, Enerji Piyasaları Düzenleme Kurulu’nun (EPDK) enerji üretim maliyetlerindeki artış nedeniyle perakende elektrik satış fiyatlarını artırdığını açıkladı. Mesken aboneleri için yüzde 38, tarımsal faaliyetler aboneleri için yüzde 30, kamu ve özel hizmetler sektörü abonelerinin düşük kademesi için yüzde 38, yüksek kademesi için ise yüzde 20 oranında artış yapıldığını belirtti.
Derin Yoksulluk ve Elektrik Faturaları
Özdağ, bu zamların ardından Samsun’da derin yoksulluğun artacağını öne sürdü. Zamlar öncesinde her ay ortalama 30 bin hanenin elektrik faturasını ödeyemediği için elektrik tüketim desteği aldığını, ocak-mayıs döneminde 150 bin 860 adet fatura için 44 milyon 600 bin TL kamusal kaynaklardan ödeme yapıldığını belirtti. Aynı dönemde 24 bin 375 adet faturanın zamanında ödenmediği için kesme işlemi uygulandığını, tükettiği elektriği ödeyemeyen esnaf ve vatandaşların hem gecikme bedeli hem de kesme açma bedeli ile cezalandırıldığını vurguladı.
Asgari Ücret ve Emekli Maaşları
Özdağ, 1 Temmuz elektrik zamlarına rağmen güncellenmeyen asgari ücret ve 10 bin TL düzeyindeki emekli maaşları göz önüne alındığında, borcundan dolayı kesme ve elektrik tüketim desteği taleplerinin artacağını belirtti. EPDK’nın halkı bir kez daha aldattığını iddia eden Özdağ, zamlı tarifeler incelendiğinde elektrik üretim maliyetlerindeki artıştan ziyade dağıtım şirketlerine aktarılan payın yüzde 58,9 artırıldığını söyledi.
Dağıtım Şirketlerine Eleştiriler
Özdağ, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren yüzde 38 elektrik zammında dağıtım bedeline yaklaşık yüzde 60 zam yapılmasının, yurttaşın, sanayicinin, çiftçinin sırtından iktidara yakın özel dağıtım şirketlerine kaynak transferi anlamına geldiğini ifade etti. Özelleştirilen dağıtım şirketlerinin döviz kredilerini halka ödetmenin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Sanayici ve Tarım Sektörüne Etkiler
Özdağ, sanayicilerin ağır sorunlarının dikkate alınmadan yapılan dağıtım zammıyla iktidarın enflasyonla mücadele söyleminin altının boşaltıldığını, tarımsal üretim ve sulamada kullanılan elektriğe yapılan yüzde 30 zammın gıda enflasyonunu tetikleyeceğini vurguladı.
Acil Çözüm Önerileri
Mehmet Özdağ, enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki etkisini en aza indirmek için dağıtım şirketlerinin yoksul halk üzerinden fonlanması için elektrik faturalarına yüklenen dağıtım bedelindeki üç kat artışın düşürülmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, Çarşamba Biyokütle Santrali dahil özel üretim ve dağıtım şirketlerine verilen yüksek fiyattan dövize endeksli elektrik alım garantilerinin derhal kaldırılması gerektiğini belirtti.
