Samsun’un uzun yıllardır, özellikle her seçim döneminde, ısıtılıp yeniden Samsunluların önüne konan Hızlı Tren Projeleri ile oyalanıyor.
Kişisel verilerin çalındığını onaylayan, ancak sonrasında İletişim Başkanı dahil birçok siyasetçinin “Yok böyle bir şey” diyerek yalanladığı ve zor durumda bıraktığı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bugün Samsun’daydı.
Biz de gazeteci olarak özellikle yıllardır Samsun’un umutlandırıldığı ‘Hızlı Tren Projeleri’ni sormak için oradaydık.
Şehit Ömer Halisdemir Salonunda yapılan toplantıya Samsun milletvekillerinden sadece Orhan Kırcalı vardı. Eski Bakan ve yeni Samsun Milletvekili Mehmet Muş, Yusuf Ziya Yılmaz, Çiğdem Karaaslan ve Ersan Aksu toplantıda yoktu. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ve ilçe belediye başkanları ise toplantıya katıldı.
17 milletvekilinin katılacağı bilgisi verilmişti; hatta Bakan da konuşmasına bu bilgiyi yineleyerek girdi. Ancak toplantıda sadece 12 milletvekili ve bir MYK üyesi vardı. Bir de eski Samsun Milletvekili Fuat Köktaş.
Bakan, Samsun ile ilgili genel bir bilgilendirme yaptı. Bizim için önemli olan Bakan’ın ne söylediği değil, sorularımıza nasıl yanıt vereceğiydi. Soru-cevap kısmında ilk soruyu, konunun geçmişini de hatırlatarak ben sordum:
“Samsun-Sarp Hızlı Tren Projesi, yıllardır (7 yıl) gündemde. Bu proje hakkında farklı zamanlarda iktidar mensuplarının yaptığı birbirinden farklı, kafa karıştırıcı açıklamalar var.”
Projenin Geçmişi:
- 2017’de iktidar üyeleri tarafından projelerin ihalesinin yapılacağı ve 2020’de tamamlanacağı vaat edilmişti. O dönemde Milletvekili olan Fuat Köktaş da katıldığı bir canlı yayında “2020’de inşası bitecek” demişti. Ancak, 2020 yılı geldiğinde projenin ne ihalesi ne de inşaatı yapıldı.
Daha sorum bitmemişken, Fuat Köktaş sözümü keserek, “2017’de ihalesi yapılacak, 2020 yılında bitecek” sözünü ilk benden duymuş gibi, el kol hareketleri, bakışı ve tavrıyla oluşturduğu gerginlikle “Sarp, Sarp, kaydı gönderir misin?” diyerek yaratmaya çalıştığı kargaşayı anlamlandıramadım. Buna rağmen soruma devam ettim.

- Yine dönemin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Gümüşhane’deki bir programda Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin istimlak maliyetleri nedeniyle iptal edildiğini duyurdu.
- Canikli’nin iptal açıklamasından birkaç ay sonra dönemin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, projeyi yeniden gündeme alacaklarını söyledi.
- 2023 seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, projenin Kırıkkale-Çorum-Amasya-Samsun kısmının tamamlandığını ve 2023 yatırım programına alındığını belirtti.
- TCDD Genel Müdürü Hasan Pezük ise projenin 2053 Ulusal Ulaştırma Ana Planı’na dahil olduğunu ifade etti.
Siz de bir hafta önce yaptığı açıklamada, 293 kilometrelik Kırıkkale-Samsun, 513 kilometrelik Samsun-Trabzon-Sarp hatlarının ihale aşamasında olduğunu söylediniz. Ancak Samsun-Sarp Hızlı Tren Projesi için resmi bir ihale ya da inşaat aşamasına geçildiğine dair net bir bilgi yok.
Sorum şudur:
Samsun-Sarp Hızlı Tren Projesi’nin ihalesi yapıldı mı? Yapıldıysa proje ne aşamada? Bu projeyle ilgili farklı açıklamaların sebebi nedir?
Bakanın da bir gazetecinin geçmişteki söylemleri de hatırlatarak sorduğu soruyu neden sataşma olarak değerlendirdiğini anlamlandıramadım. Ancak Köktaş’a, “Size attığım videoyu izlerseniz konuşmanızı hatırlama imkânınız olur” diyerek konuyu kapattım. Bu konuda basında yer alan bolca yapılan açıklamalardan bazılarını yazımın sonuna ekleyeceğim.
Neyse!
Gayet sakin ve naif bir üslupla konuşan Bakan Uraloğlu, yıllardır vaat edilen hızlı tren projeleri ile neden farklı ve kafa karıştıran açıklamalar yapıldığını yanıtlamadı. Ancak, bugüne kadar söylenenlerin hiçbir gerçekliğinin olmadığını şu açıklamasıyla belirtti:
“Projelerimizi bitirmiştik, yatırım programına almıştık. Kırıkkale-Çorum arasının ihalesini önümüzdeki ay yapabilirsek, ancak mutlaka bu yıl içinde Çorum’a kadar olan 115 kilometrelik kesimin ihalesini gerçekleştirmiş olacağız. Sonrasında, yaklaşık 185 kilometrelik Çorum-Samsun arasının ihalesini 2025 yılında planlıyoruz. Sarp’a kadar devam edecek demiryolunun ana hattı olan Kırıkkale-Samsun arasındaki demiryolu ihalesini de bu yıl yapıp, önümüzdeki yıl çalışmalarına başlamayı umuyoruz.”
Bakan, “İhalesi yapılanlar ne zaman biter?” sorusunu ise, “Başlarsak 3-4 yıla bitiririz.” şeklinde yanıtladı.
Aslında Fuat Köktaş, ortamı gereksiz germese soruma devam etmeden önce kendisine, “2020’de Samsunlular hızlı tren (Samsun-Ankara Hızlı Tren) binecek” dediğini; yine basındaki demeçlerinde “Hızlı tren Samsun’dan Ordu, Giresun ve Trabzon’a kadar (Samsun-Sarp Hızlı Treni) uzanması için de çalışmalar yürütülüyor. Belki orası da 2025’te olacak” dediğini belgeleriyle gösterebilirdim ancak toplantının konusu Köktaş değildi. Bu arada Köktaş, katıldığı canlı yayında “Samsun-Ankara Hızlı Tren Projesi için 2020, Samsun-Sarp Hızlı Tren Projesi için 2025” demiş. Ne fark eder? Diyenler uzaydan mı geldi? Onlarda sizin partinizin vekili bakanı değil mi? Büyük bir açık yakalamış gibi ne bu hararet.
Sonuç olarak, ortada ne ihale var, ne de proje!
Sayın Köktaş, siz hangisinden bahsettiğinizi kabul etmek istiyorsanız, onu seçin. Ama ikisi de yok, haberiniz olsun.
FUAT KÖKTAŞ’TAN BASIN MENSUPLARINA AĞIR HAKARET:
‘HEPİNİZ ADİSİNİZ!..’
Toplantının ardından basın mensupları bakanın yanına gidince Fuat Köktaş’ın, “Basın mı, çıkın çıkın çıkın! Hepiniz adisiniz” diyerek yaptığı çıkış, toplantı sonrası da gerginliği artırdı. Meslektaşlarım kimseye yanıt vermese de bu sözleri kaydettik, not ettik.
Biz gazeteciler olarak kamu yararına çalışır, toplantılarda sadece soru sorarız. Sorularımızın hoş karşılanıp karşılanmaması bizi hiç bağlamaz. Mesleki duruşumuzdan taviz vermeden milletin çıkarlarını savunmaya devam ederiz.
Köktaş’ın ortamı germesine rağmen, bizler seviyemizi koruyarak milletin derdine odaklanmaya devam ettik. Zaman en iyi cevabı verecektir.
“Samsun’da Ak Parti siyasetine en büyük zararı ne vermiştir?” diye sorsalar, “Varlığını borçlu olduğu iktidardan alınan güçle nobranlığı, tahammülsüzlüğü ve dengi olsun olmasın işine gelmeyen herkese savaş açan zihniyetlerdir” derim.
Soru kısmı kısıtlı tutulduğundan ikinci soruyu sorma imkanımız olmadı. Eğer fırsat bulabilseydim, kişisel verilerin çalındığını onaylaması üzerine yapılan açıklamaların çelişkilerini de sormak isterdim.
Bu arada, Sayın Bakan’a özellikle iktidar mensuplarında hasret kaldığımız nezaketi ve demokratik tavrı için teşekkür ediyorum.









