Samsun’da görev yaptığı dönemde geçirdiği bir ameliyat sonrası yaşamı altüst olan emekli emniyet mensubu Mitat Kayıkcı, yıllardır hem sağlık sorunlarıyla hem de hukuk mücadelesiyle ayakta kalmaya çalışıyor.
2009 yılında özel bir hastanede bel fıtığı ameliyatı olan 58 yaşındaki Kayıkcı’nın hayatı, operasyon sonrası yaşadığı komplikasyonlarla geri dönülmez şekilde değişti. Özel hastanede yaptırdığı ilk ameliyatın ardından ayağa kalkmakta zorlanan ve idrar yapamayan Kayıkcı’ya, durumun geçici olduğu söylendi. Ancak süreç beklenildiği gibi ilerlemedi.
“Her Ameliyat Sonrası Daha Kötüye Gittim”
Süreç içinde iyileşme kaydedemeyen, ağrıları artan ve sorunları hızla ilerleyen Kayıkçı, ameliyatı yapan doktorun “ikinci kez ameliyat olursan düzelirsin” yönündeki ifadeleri üzerine yeniden ameliyat olma kararı aldı. Ancak bu operasyonun ardından sağlık durumu daha da ağırlaştı. İdrar kontrolünü tamamen kaybederek tak sonda ile yaşamaya başlayan Kayıkçı, cinsel fonksiyonlarını da yitirdi. Zamanla katı dışkı kontrolünü de kaybetti.
Kayıkcı, yaşanan bu sürecin ardından sevk edildiği Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kendisine, “Belinizle çok oynanmış, bu durumun düzelme ihtimali yok” denildiğini ileri sürdü.
Bugün yüzde 79 engelli raporu bulunan Kayıkcı, yaşamını büyük ölçüde tıbbi destekle sürdürmek zorunda.
“Mesleğimi Bırakmak Zorunda Kaldım”
Yaşadığı sağlık sorunlarının yanı sıra mesleki sorunlarla da karşı karşıya kaldığını belirten Kayıkcı, emekliliğine yıllar varken görevinden ayrılmak zorunda kaldığını, sürecin kendisini hem psikolojik hem de ekonomik olarak çok yıprattığını söyledi.
Kazandığı Dava Yargıtay’dan Döndü
2014 yılında ameliyatı gerçekleştiren hastane hakkında dava açan Mitat Kayıkcı, yerel mahkemede davayı kazandı. Ancak dosya, alınan 5 bilirkişi raporunun 3’ü Kayıkcı lehine, 2’si hastane lehine olacak şekilde hazırlanmasına rağmen Yargıtay tarafından bozuldu.
Kararın ardından hukuk mücadelesini sürdüren Kayıkçı, sürecin uzatıldığına ve bazı resmi işlemlerin bilinçli şekilde geciktirildiğine ve yapılmadığına dair iddialarda bulunuyor.
“Bu Sadece Benim Davam Değil”
Yaşadığı zorlukları uzun süre çevresinden sakladığını söyleyen Kayıkçı, artık susmak istemediğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Yürümekte zorlanıyorum. İdrarımı tutamıyorum, katı dışkımı çıkaramıyorum. Sağlığım tamamen bozuldu. Ama en azından başkalarının da aynı şeyleri yaşamaması için mücadelemi sürdüreceğim.
Yargıtay, 2014 yılında adalet mücadelesine başladığım ve yerel mahkeme ile istinafta kazandığım mahkeme kararını bozdu.
Kayıkcı’nın sürece ilişkin iddiaları ise şöyle:
“12.03.2026 tarihinde Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesinde radikal sistektomi ameliyatı (idrar torbası ile yaşam) oldum. İdrarım sürekli torbaya geliyor.
Özel hastane tarafından ameliyatın dijital görüntüleri silindi denilerek tarafıma verilmedi. Bu durum normal mi? O kayıtlar olsaydı ameliyatta yapılan hata tespit edilebilirdi.
Zamanaşımına uğratmak için maaş bordrosunun başka il ve kurumdan istenmesi ve bu evraka mahkeme süreci bitmesine rağmen cevap verilmemesi normal mi?
04.11.2024 tarihinde Adalet Bakanlığı Tazminat Komisyonu Başkanlığına dilekçe verdim. Bugüne kadar cevap verilmemesi normal değildir.
Samsun’daki bu özel hastanenin tek mağduru ben değilim. Bu durum halk arasında da konuşuluyor. Detaylı bir denetim yapılması halinde benim gibi yüzlerce mağdur ortaya çıkacaktır.”
