Samsun’da son bir haftadır “Yerel Yönetimler 2025 Raporu” başlığıyla kamuoyuna servis edilen anketler, siyasi tabloyu ortaya koymaktan çok anketlerin güvenilirliğini ve kimler adına üretildiğini tartışmaya açtı.
Farklı anket firmalarının imzasıyla yayımlanmasına rağmen aynı elden çıktığı anlaşılan bu çalışmalar, seçmen üzerinden algı üretildiğini, siyasi PR ve pazarlık zemini oluşturulduğunu açık biçimde gösteriyor.
Nasıl yapıldığına, hangi yöntemlerin kullanıldığına, kaç kişiyle ve nerede görüşüldüğüne dair tek bir metodolojik açıklama dahi içermeyen Samsun Büyükşehir, İlkadım ve Atakum verileri; matematiksel tutarlılıktan, seçmen davranışının doğasından ve siyasal gerçeklikten kopuk.
Ortaya çıkan sonuçların kamuoyunu bilgilendirmekten çok yönlendirme amacı taşıdığı aşikar. Gelin, bu tabloyu düz mantıkla inceleyelim.
Aynı Seçmen, Üç Ayrı Gerçeklik
Samsun Büyükşehir – Halit Doğan
Seçildiği oy oranı: %42,2
Yeniden aday olsa oy veririm: %46,4 (+4,2 puan)
Genel memnuniyet: %54,8
İlkadım – İhsan Kurnaz
Seçildiği oy oranı: %32,5
Yeniden aday olsa oy veririm: %34,2 (+1,7 puan)
Genel memnuniyet: %45,7
Atakum – Serhat Türkel
Seçildiği oy oranı: %46,5
Yeniden aday olsa oy veririm: %49,8 (+3,3 puan)
Genel memnuniyet: %54,1
İlk bakışta “oy oranlarında artış” algısı oluşturuluyor. Ancak rakamlar yan yana konulduğunda çelişkiler saklanamaz hâle geliyor.
Anketlerdeki en büyük tutarsızlık, genel memnuniyet oranlarının, “yeniden oy veririm” oranlarının çok üzerinde olması.
“Bu tabloda, ‘memnun ama…’ diyerek sandıkta oy vermeyecek olağanüstü büyüklükte bir seçmen kitlesi varmış gibi bir algı oluşturuluyor.”
Özellikle İlkadım örneği bu çelişkiyi açık ediyor:
Genel memnuniyet: %45,7
Yeniden oy verme: %34,2
11,5 puanlık fark nasıl elde edildi?
Bu sonuç, siyaset biliminin en temel ilkelerine aykırı. Normal koşullarda seçmen memnuniyeti sandığa yansır. Burada ise memnuniyet ile oy tercihi arasındaki bağ bilinçli biçimde koparılmış.
Bu da söz konusu çalışmanın saha verilerine değil, masa başında kurgulanmış rakamlara dayandığını açıkça gösteriyor. (Ya da teklif verilmiştir de kabul görmemiştir vs)
Ancak Asıl Soru Şu: Bu Anketler Kim İçin, Ne Karşılığında Yapılıyor?
Tutarsızlıkların bu kadar açık olduğu, bir hafta içinde aynı elden çıkmış izlenimi veren,
farklı firma isimleriyle servis edilen bu anketler;
Kim için yapılıyor?
Ne amaçla dolaşıma sokuluyor?
Karşılığında ne talep ediliyor?
Hangi belediye başkanlarıyla hangi zeminde temas kuruluyor?
NOT: Sahte anketlerle seçmen iradesini yönlendirmek mümkün değildir. Ancak bölgesinde bırakın hizmet yapmayı, hizmetin dedikodusunu dahi üretemeyen; buna rağmen vatandaşın parasıyla bu tür çalışmalara kaynak aktaranları da bu millet unutmaz.












