Samsun Milletvekili Dr. Erhan Usta, Samsun’un Havza ilçesine bağlı Hacidede Mahallesi’nde yapılması planlanan GES projesini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Lozan Antlaşması kapsamında gerçekleştirilen nüfus mübadelesiyle Anadolu’ya yerleştirilen mübadil Bektaşi vatandaşların yaşadığı Samsun’un Havza ilçesine bağlı Hacıdede Mahallesi’nde planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesi, mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu.
İYİ Parti Ekonomi ve Kalkınma Politikaları Başkanı ve Samsun Milletvekili Dr. Erhan Usta, Samsun’un Havza ilçesine bağlı Hacidede Mahallesi’nde yapılması planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Usta, hem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın hem de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle ayrı ayrı soru önergeleri verdi.
Usta, resmi kayıtlarda mera olarak görünen 719 dekarlık alanın tahsis amacı değiştirilerek bir enerji şirketine devredilmek istendiğini, bunun ise bölgede tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşların yaşam alanlarını tehdit ettiğini savundu.
“Göl Haritadan Silindi, Ağaçlar Kesiliyor”
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda sert ifadeler kullanan Erhan Usta, şu açıklamayı yaptı:
“Resmi kayıtlara göre mera olan 719 dekarlık köy arazisi bir enerji şirketine peşkeş çekiliyor. Göl molozlarla dolduruldu ve haritadan silindi. Ağaçlar kesildi, kesilmeye de devam ediliyor. Bu durumu 167 köylü mahkemeye taşıdı. Katliamı yerinde gördük, vatandaşlarımızla toplantılar gerçekleştirdik. Biz de Meclise soru önergelerimizle taşıdık. Bu topraklarda nesiller boyu hayvancılık ve tarımla geçinen vatandaşlarımız yaşam alanlarından sürülüyor. Kanunlar çiğneniyor. Bu projenin lisansı acilen iptal edilmelidir.”
ÇED Süreci ve Tepe Göl İddiası
TBMM Başkanlığı’na sunulan önergede, Hacidede Mahallesi’nde 87 bin 272 güneş panelinin kurulmasının planlandığı belirtilirken, projeye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) dosyasında ciddi eksiklikler bulunduğu iddia edildi.
Usta, özellikle bölgedeki Tepe Göl olarak bilinen doğal sulak alanın harfiyatla doldurulduğu, buna rağmen ÇED dosyasında gerekli kurum görüşlerinin alınmadığı ve doğal gölün adeta resmi kayıtlardan silindiği yönündeki iddiaların araştırılmasını istedi.
“167 Köylü Yargıya Başvurdu”
Önergede ayrıca, projeye karşı çıkan 167 köylünün yargı yoluna başvurduğu, bölgenin yıllardır hayvancılık ve tarımla geçinen mübadil ailelerin yaşam alanı olduğu belirtilerek, devletin doğal varlıkları ve üretim alanlarını koruma yükümlülüğüne dikkat çekildi.
Usta, söz konusu projeyle ilgili tüm iddiaların açıklığa kavuşturulmasını isterken, hem çevresel hem de ekonomik boyutlarıyla kamuoyunun tatmin edici şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Kamu Yararı Var mı?”
“Anayasa’nın 56. maddesi gereğince devletin asli görevi; özel yatırımların önünü açmak değil, vatandaşın yaşam ve üretim hakkını doğal varlıklarıyla birlikte korumaktır” diyen Usta’nın, bakanlıklara verdiği soru önergeleri şöyle:
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesi:
- Hacıdede Köyü’nde mera vasfıyla tescil edilmiş 128 Ada 1 Parsel numaralı 719 dekarlık alanın tahsis amacının değiştirilmesine ilişkin süreç hangi aşamadadır? Bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında herhangi bir yazışma ya da protokol imzalanmış mıdır?
- Söz konusu projenin “yardımcı kaynak” statüsünde değerlendirilmesi, şirketi YEKA ihalesi zorunluluğundan ve trafo/iletim hattı maliyetlerinden muaf kılmakta mıdır? Bu muafiyetin şirkete sağladığı mali avantajın büyüklüğü hesaplanmış mıdır?
- YEKDEM kapsamındaki garantili alım fiyatı uygulaması nedeniyle bu proje için piyasa fiyatının üzerinde yapılacak ödemelerin vatandaşın elektrik faturasına yansıyacak toplam maliyeti nedir?
- Proje kapsamında hazırlanan ÇED dosyasında topografik haritalarda işaretlenmiş olan 11 hektarlık Tepegöl’ün panel yerleşim alanı olarak belirlenmesine rağmen DSİ ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü’nden görüş alınmadığı iddiaları doğru mudur? Bu eksiklik giderilmeden ÇED sürecinin tamamlanması mümkün olacak mıdır?
- Tepe Göl resmi kayıtlara geçmiş doğal bir göl olmasına karşın bugün itibarıyla haritalarda dahi yer bulmaz hale getirilmiş; adeta kayıtlardan silinmiştir. Sahadan gelen gözlemler ve bölge halkının anlatımları, söz konusu gölün hafriyat dökülerek doldurulduğuna işaret etmektedir. Resmi kayıtlarda yer alan bu doğal varlığın fiilen ortadan kaldırılmış olması karşısında, Tepe Göl’ün geçmişten bugüne değişimi bilimsel olarak incelenmiş midir? Sulak alan üzerinde gerçekleştirilen hafriyat faaliyetleri mercek altına alınmış mıdır? Bu konuda ilgili kurumlar (DSI. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) tarafından herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?
- ÇED dosyasında ıslah sonrası kuru ot verimi 300 kg/dekar olarak gösterilmişken iyi mera standardındaki yeşil ot veriminin kuru ot karşılığının ancak 87,5 kg/dekar olduğuna dair çelişki nasıl açıklanmaktadır? Bu tutarsızlık kamu kurumlarını yanıltmaya yönelik bir uygulama olarak değerlendirilmekte midir?
- 5 yıllık mera ıslah programının yalnızca ilk yılına ait gübre giderlerinin bütçelendirilmesi, kalan dört yıl için herhangi bir iş plam ve maliyet tahminine yer verilmemesi Bakanlıkça kabul edilebilir bulunmakta mıdır?
- Proje alanında 719.000 metrekarelik alanda yaklaşık 10 santimetre kalınlığında bitkisel üst toprak sıyrılması ve 40.000 metreküp kazı yapılması planlanmaktadır. Bu ölçekteki hafriyatın meranın doğal topografyasına, su tutma kapasitesine ve bitki örtüsüne vereceği geri dönülemez ekolojik hasar için herhangi bir etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
- 87.272 panelin yıkama suyu ihtiyacının (yılda yaklaşık 870 metreküp) tarım ve hayvancılık için halihazırda kısıtlı olan bölge su kaynaklarından karşılanması öngörülmekte midir? Su kaynaklarına etkisi değerlendirilmiş midir?
- Proje alanının Ağdırhasan Mahallesi’ne 900 metre, Hacıdede Mahallesi’ne 1.200 metre ve en yakın yapıya 450 metre mesafede olduğu göz önünde bulundurulduğunda, üç yıl sürmesi planlanan inşaat sürecindeki toz ve gürültü kirliliğine ilişkin halk sağlığı etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
- Santralin işletme döneminde yalnızca 3-5 teknik personel istihdam edeceği öngörülmektedir. Geçimini hayvancılık ve tarımdan sağlayan köylülerin bu proje nedeniyle uğrayacağı ekonomik kayıpları telafi edecek herhangi bir sosyal denge mekanizması planlanmakta mıdır?
- Köyün toplam 1.862 dekarlık merasının 719 dekarını kapsayan bu alanın enerji sahasına dönüştürülmesi yerine, atıl hazine arazileri, çatı üstü uygulamalar ya da daha az ekolojik değer taşıyan alternatif alanlar değerlendirilmiş midir? Söz konusu proje için neden bu mera arazisi tercih edilmiştir?
- Devletin hayvancılığı desteklemek amacıyla köy ve bölgeye aktardığı kamu kaynakları hesaba katıldığında, bu meranın ortadan kaldırılmasının kamu maliyetine toplam etkisi hesaplanmış mıdır? Bu proje için yapılan kamu yararı testi sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
- Balkanlar’dan mübadele yoluyla Anadolu’ya yerleşmiş mübadil Bektaşi vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Hacıdede’de, su kaynakları ve meraların ortadan kaldırılması nedeniyle bölge sakinlerinin yeniden göç etmek zorunda kalma riskiyle karşı karşıya kaldığı değerlendirilmektedir. Bu insanların topraklarında kalabilme hakkını güvence altına almak için Bakanlıkça herhangi bir sosyal etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yazılı olarak yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesi:
- Proje kapsamında hazırlanan ÇED dosyasında topografik haritalarda işaretlenmiş olan 11 hektarlık Tepe Göl’ün panel yerleşim alanı olarak belirlenmesine rağmen DSİ ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü’nden görüş alınmadığı iddiaları doğru mudur? Bu eksiklik giderilmeden ÇED sürecinin tamamlanması mümkün olacak mıdır?
- Tepe Göl resmi kayıtlara geçmiş doğal bir göl olmasına karşın bugün itibarıyla haritalarda dahi yer bulmaz hale getirilmiş; adeta kayıtlardan silinmiştir. Sahadan gelen gözlemler ve bölge halkının anlatımları söz konusu gölün hafriyat dökülerek doldurulduğuna işaret etmektedir. Resmi kayıtlarda yer alan bu doğal varlığın fiilen ortadan kaldırılmış olması karşısında, Tepe Göl’ün geçmişten bugüne değişimi bilimsel olarak incelenmiş midir? Sulak alan üzerinde gerçekleştirilen hafriyat faaliyetleri mercek altına alınmış mıdır? Bu konuda ilgili kurumlar (DSİ, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) tarafından herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?
- ÇED dosyasında ıslah sonrası kuru ot verimi 300 kg/dekar olarak gösterilmişken iyi mera standardındaki yeşil ot veriminin kuru ot karşılığının ancak 87.5 kg/dekar olduğuna dair çelişki nasıl açıklanmaktadır? Bu tutarsızlık kamu kurumlarını yanıltmaya yönelik bir uygulama olarak değerlendirilmekte midir? Bakanlığınız bu tutarsızlığı incelemiş midir?
- Proje alanında 719.000 metrekarelik alanda yaklaşık 10 santimetre kalınlığında bitkisel üst toprak sıyrılması ve 40.000 metreküp kazı yapılması planlanmaktadır. Bu ölçekteki hafriyatın meranın doğal topografyasına, su tutma kapasitesine ve bitki örtüsüne vereceği geri dönülemez ekolojik hasar için Bakanlığınızca herhangi bir etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
- 87.272 panelin yıkama suyu ihtiyacının (yılda yaklaşık 870 metreküp) tarım ve hayvancılık için hâlihazırda kısıtlı olan bölge su kaynaklarından karşılanması öngörülmekte midir? Bakanlığınız su kaynaklarına etkiyi değerlendirmiş midir?
- Köyün toplam 1.862 dekarlık merasının 719 dekarını kapsayan bu alanın enerji sahasına dönüştürülmesi yerine, âtıl hazine arazileri, çatı üstü uygulamalar ya da daha az ekolojik değer taşıyan alternatif alanlar değerlendirilmiş midir? Söz konusu proje için neden bu mera arazisi tercih edilmiştir? Bakanlığınız bu tercih konusunda görüş bildirmiş midir?
- Balkanlar’dan mübadele yoluyla Anadolu’ya yerleşmiş mübadil Bektaşi vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Hacıdede’de, su kaynakları ve meraların ortadan kaldırılması nedeniyle bölge sakinlerinin yeniden göç etmek zorunda kalma riskiyle karşı karşıya kaldığı değerlendirilmektedir. Bu insanların topraklarında kalabilme hakkını güvence altına almak için Bakanlığınızca herhangi bir sosyal etki değerlendirmesi yapılmış mıdır?
- Proje alanı yakınındaki Tepe Göl ile çevre sulak alanların Ramsar Sözleşmesi veya ulusal mevzuat kapsamında koruma statüsü taşıyıp taşımadığı Bakanlığınızca incelenmiş midir? Bu alanların korunmasına ilişkin herhangi bir işlem başlatılmış mıdır?
- Söz konusu proje için Bakanlığınız tarafından verilen ya da verilmesi değerlendirilen çevre izni. ÇED olumlu kararı veya benzeri idari izinlerin mevcut durumu nedir? İzin süreçlerinde tespit edilen eksiklikler nedeniyle herhangi bir durdurma veya iptal kararı alınmış mıdır

