Cumhuriyet Halk Partisi, geçtiğimiz Cuma günü “Yerel Medya Buluşması”nın ikincisini “Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması” başlığıyla gerçekleştirdi.
Toplantının adı bu.
Ancak bu toplantıya Samsun da eklendi!
Peki soru şu:
Samsun’un Doğu Karadeniz’de işi ne?
Daha doğrusu, Samsun’un Orta Karadeniz’de olduğunu CHP Genel Merkezi’ne kim unutturdu?
Çünkü mesele bir toplantının adı değil.
Mesele, Samsun’u siyasi haritada nereye koyduğunuz.
Mesele, Samsun’u ne kadar gördüğünüz, ne kadar duyduğunuz, ne kadar ciddiye aldığınız.
Samsun; Karadeniz’in doğusunda değil, tam ortasında.
Ama görünen o ki CHP’de Samsun ya haritada kaybolmuş ya da zihinde çoktan silinmiş.
Oysa bu şehir sıradan bir şehir değil.
Her fırsatta “Milli Mücadele’nin başlangıç noktası” diye nutuk atılan; bir ülkenin kuruluş hikâyesinin başladığı şehir: Samsun.
Karadeniz’in lojistik kapısı.
Bölgenin ticaret merkezi.
Siyasi ağırlığı olan, ekonomik karşılığı olan, nüfusu olan, hafızası olan bir şehir.
Ve sizin için en önemlisi; CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 31 Mart yenilgisinin ardından bizzat gelip,
“Samsun’da birinci parti olana kadar seferberlik ilan ediyoruz” dediği şehir.
Madem öyle…
Seferberlik ilan ettiğiniz şehir hangi akılla “Doğu Karadeniz” torbasına atılıp geçiştirildi?
Trabzon’da yapın, Rize’de yapın, Artvin’de yapın, eyvallah.
Ama Samsun’u es geçip sonra da “Doğu Karadeniz” başlığının altına iliştirmek; siyasi özensizlik değilse, açık bir ilgisizliktir.
Bu, basit bir hata değildir.
Bu, siyasi hafıza problemidir.
Çünkü Samsun’u yanlış konumlayan bir siyasi akıl, Samsun’un derdini de doğru okuyamaz.
Nitekim okuyamıyor da.
CHP’nin Samsun’da Parti Meclisi üyesi var.
Milletvekili var.
Tek başına ülkenin 56 şehrinden daha büyük Atakum gibi bir ilçede belediyeniz var.
İl başkanı var.
Meclis üyeleri var.
Kadro var gibi duruyor.
Peki etki var mı?
Ankara’ya Samsun’u duyurabilen var mı?
Samsun’un derdini CHP Genel Merkezi’nin masasına gerçek ağırlığıyla koyabilen var mı?
Yok.
Olmadığı da çok belli.
Çünkü Samsun’da bu kadar siyasi kadroya rağmen CHP Genel Merkezi hâlâ bu şehrin Karadeniz’in neresinde olduğunu karıştırıyorsa, ortada temsil değil; sadece kadro kalabalığı vardır.
Samsun’da CHP’nin bugün en büyük problemi iktidar olamamak değil, kendi içinde bir siyasi ağırlık üretebilmektir.
Ankara’ya söz geçirebilen bir yapı yok.
Samsun’a yön çizebilen bir irade yok.
Vatandaşa umut verebilen bir siyasi refleks yok.
Atakum ortada.
İl örgütü ortada.
İlçe performansları ortada.
Basınla ilişkiler ortada.
Bugün Samsun’da CHP’nin en temel sorunu iktidar olamamak değil;
Samsun’u anlayamamak.
Samsun’u okuyamamak.
Samsun’u Ankara’ya anlatamamaktır.
Daha acısı şu:
Samsun’u temsil ettiğini söyleyenlerin önemli bir kısmı, Samsun’un sorununu çözmekten çok kendi koltuğunun hesabını yapıyor.
Vatandaş geçim derdinde.
Şehir yatırım derdinde.
Genç işsizlik derdinde.
İlçeler hizmet derdinde.
Parti ise hâlâ iç denge, iç hesap, iç pozisyon peşinde.
Hal böyle olunca Samsun da Ankara’da yalnızca toplantı başlıklarında yanlış yazılan ya da öyle yazılması işlerine gelen bir şehre dönüşüyor.
Samsun tabela şehri değildir.
Samsun vitrin şehri değildir.
Samsun geçiştirilecek bir şehir hiç değildir.
Ne mi yapmalı?
Çok basit.
Samsun’da CHP’nin, zerre etki yaratamadığı Ankara siyasetini bırakıp ilçe ilçe vatandaşa gitmesi; sorunları yerinde dinlemesi ve kamuoyuna taşıması, hiçbir şey yapamıyorsa da çözümüne katkı sunması gerekiyor.
Biz gazetecilerin her yere yetişmesi mümkün değil.
İşte bu yüzden soruyoruz:
Şehrimizin her ilçesinde teşkilatınız, örgütünüz var.
Sizin o ilçe örgütleriniz ne iş yapıyor?
Büyükşehir Meclisi’ndeki iki meclis üyeniz (Hasan İpek ve Atila Tekcan) olmasa; ne satılandan, ne savrulandan, ne de vatandaşın derdinden haberdar olabilecek kamuoyu.
Arada bir zorlayarak ortaya çıkardığımız yolsuzluk, usulsüzlük ve hırsızlık iddialarına dair bilgileri alabiliyoruz; ancak ilçe örgütlerinizden devamı gelmiyor.
Susuyorlar.
Sebebini biz hâlâ tam olarak çözemedik!
Gerçi keriz değiller ya; bizim gibi milletin derdi için her ateşe atlasınlar.
Azıcık ısınıp geri çekiliyorlar.
İşin özü:
Sizinkilerin koltuk derdinden, Samsun’un derdine ayıracak pek vakitlerinin olmadığını artık sağır sultan biliyor.
Belki de bu yüzden, Karadeniz’in tam ortasındaki Samsun’u da, ülkenin tam ortasında ve güçlü Samsun Basınını da gidip “Doğu Karadeniz” programına eklemlediler.
Tabii burada olsanız, size duyurulmayanlar sorulacak, söylenecek.
Başarısızlıkları bir de Samsun Basınının dilinden dökülecek.
Neyse…
Samsun’da neden seçim kazanamadığınızı günü geldiğinde biz size anlatırız da, siz de bundan sonra neden kazanmak istediğinizi Doğu Karadeniz’e gider anlatırsınız bir zahmet.






