Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, 2017 referandumuyla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi değişmeli” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, parti olarak yarın itibariyle seçim hazırlıklarına başlayacaklarını da söyledi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Merkez Yürütme Kurulu toplantısı öncesi partisinin İstanbul İl Başkanlığı binasında açıklamalarda bulunarak gündemi değerlendirdi.
BU SİSTEM DEĞİŞMELİ
Açıklamasına “Türkiye’nin bize özgü mevcut başkanlık sisteminden kaynaklanan yüksek tansiyonu kaldıracak gücü kalmamıştır” diyerek başlayan Kılıç, “Tekrar altını çiziyorum; Türkiye’nin bize özgü mevcut başkanlık sisteminden kaynaklanan yüksek tansiyonu kaldıracak gücü kalmamıştır. Bu sistem başkanlık sistemi değildir, yarı başkanlık sistemi de değildir. Türk tipi başkanlık da değildir. Dünyada bir başka örneği olmayan tipsiz bir sistemdir ve sadece sorun üretmektedir.” dedi.
Kılıç, yaptığı açıklamanın devamında ise şunları söyledi:
“Ekonomik kriz ve yüksek enflasyon dahil bütün sorunların kaynağı olan bu sistemin çözüm üretmesi de mümkün değil. Türk tipi başkanlık sistemini değiştirmeden bu gidişatı değiştirmek imkan dahilinde görülmemektedir. Yargıyı, yasamayı ve ortak aklı dışlayan bu sistem ekonominin yanında siyaseti de krize ve belirsizliğe sürüklemektedir.
KOALİSYONUN SÜRDÜRÜLMESİ DE MÜMKÜN DEĞİL
Cumhur İttifakı ortakları, İmralı’ya özgürlükle belediyelere kayyum arasında savrulmaktadır. Sistemin sorunlarından biri Cumhur İttifakı ortakları İmralı’ya özgürlükle belediyelere kayyum atama arasında savrulmaktadır. Ortaklar nezaket cümleleriyle zevahiri kurtarsa da iplerin çok gergin olduğu görülmektedir. Sistemin de koalisyonun da sürdürülmesi artık mümkün değildir.
ERKEN SEÇİM KAPIDADIR
Erken seçim kapıdadır, çare kapıdaki erken seçime kapıyı açmaktadır. 2016 tarihli kanun hükmünde kararnameye dayandırılan kayyum atamaları aslında yasal dayanaktan yoksundur. Kanun hükmünde kararnameler sistemimiz gereği kural değil istisnadır. Olağanüstü dönemlere özgüdür. Türkiye kanun hükmünde kararnameleri ortadan kaldırmalı, olağanüstü dönem, olağanüstü rejim görünümünden kurtulmalıdır
SAYIN MI TERÖR ÖRGÜTÜ MÜ?
“Kanun hükmünde kararnamelere dayalı kayyum atamaları bağlamında çok yaman bir çelişkiyle karşı karşıyayız” diyen Kılıç, şunları ekledi:
“Terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla görevden aldıkları Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan Sayın Ahmet Türk diye söz ediyorlar. Madem ki sayın, hakkını koruyun. Sayınsa niye görevden alıp yerine kayyum atıyorsunuz? Bir insan hem terör örgütü üyesi hem de sayın olabilir mi? Tam bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız.
İktidarın en büyük maharetinin gündem değiştirmek olduğu aşikardır. Herkes unutsa da biz hatırlatıyoruz. Türkiye’nin öncelikli gündemi açlık ve yoksulluktur. Aylardır asgari ücret açlık sınırının altındadır. Asgari ücret yeni yılda 35 bin lira olmalıdır.
ASIL MESELE ERDOĞAN’IN BİR KEZ DAHA SEÇTİRMEK
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 buçuk yıllık daha görev süresi varken bu sürenin tartışmaya açılması ve adeta seçim yoluyla Erdoğan’ın görev süresinin daraltılarak seçimin öne alınması yönündeki çağrıları doğrusu biz de ilgiyle karşıladık. Buradan anlaşılıyor ki İmralı’ya özgürlük ya da Abdullah Öcalan’ın DEM parti grubundan terör örgütüne silah bırakın çağrısı yapmasıyla ilgili gündemin arka planında aslında Sayın Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesine yönelik anayasa değişikliği arayışı var. Yani barıştı özgürlüktü, terörün bitmesiydi bir yana esas gündemin Sayın Erdoğan’ın bir kere daha seçilmesine endeksli olduğunu görüyoruz. Sayın Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi erken seçim kararı almadığı takdirde son dönem cumhurbaşkanlığı görevini yerine getirmektedir.
HERKES DEMOKRATİK HAKKINI KULLANABİLMELİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi erken seçim kararı alırsa seçime girme hakkını kullanabilecektir, genel yorum bu yöndedir. Bizim temennimiz Türkiye’nin artık bu geçim darlığı ve ekonomik krizi kaldıramadığını gördüğümüzden dolayı acilen erken seçim kararı alınması yönündedir. Erken seçime gidilecek olursa da hiç kimsenin yasağı olmaksızın hiç kimse kısıtlanmaksızın herkes demokratik hakkını kullanabilmelidir.

