1. Haberler
  2. Gündem
  3. Türkiye’de bir ilk: Gezi direnişi

Türkiye’de bir ilk: Gezi direnişi

Türkiye’de bir ilk: Gezi direnişi

Türkiye çok yoğun ve gerilimli bir ayı geride bıraktı. İlk başta, Gezi Parkı’ndaki ağaçları korumak amacıyla başlayan protestolar zamanla büyüdü ve uzunca bir süre Türkiye ve dünya gündeminde ilk sırada yer aldı.

Hükümetin, Gezi Parkı’nın yerine Topçu Kışlası ve AVM yapma kararı almasının ardından, Gezi Parkı’nda yapılması planlanan yıkım 27 Mayıs gecesi başladı. İlk günden itibaren 50 kişilik bir grup da yıkımı protesto etmek için Gezi Parkı’na geldi. Bu yüzden yıkım, sürekli sonraki güne ertelenmek zorunda kaldı. Buna rağmen, ufak da olsa yıkım işlemi sürmekteydi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 29 Mayıs günü yaptığı konuşmada yıkımdan vazgeçmeyeceklerini açıkladı. Protesto yapan grubun parkta sabahlamaya başlaması ve protestodan vazgeçmemesi üzerine,  31 Mayıs gecesi polis, biber gazı ve tazyikli suyla sert bir müdahalede bulundu. Parkta nöbet tutanların çadırları yakıldı. Bu müdahale büyük tepki çekti. Ardından, protestolar bir anda büyüdü ve tüm Türkiye’ye yayıldı.

Gezi Direnişi Protestolar

GÖZALTI SAYISI 1000’E YAKLAŞTI

Büyüyen protestolar karşısında polis, Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nı boşalttı. Ancak, İstanbul’un çeşitli semtlerinde ve olayların sıçradığı diğer illerde müdahale ve tutuklamalar devam ediyordu. 1 Haziran’da, gözaltına alınanların sayısı 1000’e yaklaştı.

Gezi Direnişi Protestolar

ARD ARDA ÖLÜMLER

2 Haziran günü, Ümraniye’de yapılan protesto yürüyüşünde, bir otomobilin göstericiler arasına dalması sonucu Mehmet Ayvalıtaş hayatını kaybetti. Aynı gün Başbakan, protestocular için “çapulcu” diyerek, aldıkları karardan geri dönüşün olmadığını tekrarladı. CNN’e konuşma yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, spikerin “Taksim Meydanı’na AVM yapılacak mı?” sorusuna, “Kesinlikle öyle bir şey yok” cevabını verdi.

Gezi Direnişi Protestolar

BAŞBAKAN YURT DIŞINA GİTTİ

Bu arada Başbakan 4 günlük bir Ortadoğu gezisine başladı.

4 Haziran’da, Hatay’daki gösteride, protestoculardan Abdullah Cömert hayatını kaybetti. Adana’da da bir polis şehit oldu.

Ertesi gün, KESK’in başını çektiği, DİSK, TTB VE TMMOB’un da katıldığı bir grev yapıldı. Grev yapanlar, şu istekleri sıralıyordu:

“1-Taksim Gezi Parkı’nın park olarak kalacağı resmen ilan edilmelidir.     

2-Halka uygulanan şiddetin sorumluları hesap vermeli ve istifa etmelidir,
biber gazı kullanımı yasaklanmalıdır.

3-Ülkenin dört bir yanında gözaltına alınan binlerce kişi hakkında hiçbir
soruşturma açılmayacağı ilan edilmeli, yaratılan mağduriyetler nedeniyle halktan özür dilenmelidir.

 4-Taksim başta olmak üzere Türkiye’deki tüm meydanlarda, kamusal alanlarda toplantı ve eylem yasaklarına son verilmelidir.”

“VANDALLARLA İŞİMİZ OLMAZ”

7 Haziran günü, sabaha karşı Başbakan Erdoğan yurda döndü. Havaalanında kalabalık bir kitle tarafından karşılanan ve ne diyeceği merakla beklenen Erdoğan, özetle şunları söyledi:

 “Bizim kavgayla, vurup kırmayla, vandallıkla işimiz olmaz. Değerli kardeşlerim biz yapmayı biliriz. Şimdi altını çiziyorum, faiz lobisine rağmen buralara geldik. Ve bu faiz lobisi şu anda borsada spekülasyonlara girmek suretiyle bizi tehdit edeceğini zannediyor. Şunu bir kere çok iyi bilmeleri lazım. Bu milletin alın terini biz onlara yedirtmeyeceğiz. Bir bankanın genel müdürü çıkıp da bu vandalizmi organize edenlerin yanında olduğunu söylüyorsa bunlar karşısında bizi bulacaktır. Biz bugüne Türkiye ekonomisini büyüterek geldik. Biz buralara insanımızı yücelterek geldik. Artık dünya Türkiye’yi konuşuyor, Türk insanını konuşuyor. Böyle bir dönemde nereden çıktı bu işler? Biz bugüne ‘Ya sabır diyen zafere ulaşır’ diyerek geldik.

Hiç kimsenin ama hiç kimsenin bu ülkede hukuksuzluk yapmasına, demokrasiye kastetmesine, vandallıkla yakıp yıkmasına, şehirlere, kamu mallarına zarar vermesine göz yumamayız. Şimdi Gezi Parkı’nda sayısı 15’e bile varmayan ağaç için yapıldığı söylenen gösteriler bugün arkasında 3 kayıp bıraktı. 2 gencimiz hayatını kaybetti, 1 baş komiserimiz şehit oldu.

“ASIL ÇEVRECİ BİZİZ”

Birilerinden izin almak şeklinde hizmet etmek gibi bir derdimiz yok. Çünkü kendilerinden izin alınmasını isteyenler bu ülkede taş üstüne taş koymayanlardır. Yeşili sevmekse bu ülkede on yıllar boyu yeşili bizim gibi seven çıkmamıştır. Çevre dostu olmaksa onlara diyorum ki siz bizden daha iyi dost bulamazsınız. Şu anda sizin yanınızda gibi görünenlerin çevrecilikle alakası yok. Vatandaşın arabasını, malını yakmakla mı çevrecilik oluyor? Mehter Takımı’nı çok severiz ama Mehter Takımı gibi iki ileri bir geri olmaz. Bunu havalimanında da söyledim, bu mücadelenin karşısında faiz lobisi var. Bugün ABD’deki gazetelere ilan vermek için sıraya girenler bu lobinin ta kendisidir. Bütün bunlar niçin bizim ABD ziyaretimizden sonrasına denk geldi? Çünkü hazmedemediler. Türkiye büyüyor, evelallah büyümeye de devam edecek. Hiç endişeniz olmasın. Cuma sabahındayız, sabahınız mübarek olsun, cumanız mübarek olsun. Birliğiniz dirliğiniz mübarek olsun. Allah yar ve yardımcınız olsun.”

AK PARTİ’DEN MİTİNG KARARI

AK Parti, 15 Haziran’da Ankara’da, 16 Haziran’da da İstanbul’da miting kararı aldı. Uzun bir sürenin ardından polis, 11 Haziran’da tekrar Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’na girdi ve AKM üzerindeki afişler indirildi.

12 Haziran günü, polis tarafından vurulduğu ortaya çıkan Ethem Sarısülük’ün beyin ölümü gerçekleşti Böylece toplam ölü sayısı 4’e yükselmiş oldu.

İLK TEMAS

Daha sonraki süreçte ise taraflar arasında görüşmeler başladı. Başbakan Gezi Parkı Platformu temsilcilerini kabul etti ve gerekli mesajı aldıklarını söyledi. Referanduma gidilmesi fikri, hükümette ağırlık kazandı.

POLİS TEKRAR GEZİ’DE

Ancak, Başbakan’ın İstanbul mitingini yapacağı gün, sabaha karşı, Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’na biber gazı ve tazyikli suyla, bir polis müdahalesi daha oldu.

Müdahalenin ardından Taksim Dayanışma Platformu şu açıklamayı yaptı: “Mahkeme sonuçlanıncaya kadar Gezi Parkının park olarak kalacağı sözünü veren yöneticiler, Gezi Parkını, İstanbul’u ve ülkemizi savaş alanına çevirdi!

15 Haziran akşam saatlerinde emniyet güçlerinin Gezi Parkı’na yapmış olduğu baskını kınıyor, kadın, çocuk ve yaşlıların parkta olduğu sırada, plastik mermiler, yoğun gaz ve ses bombaları ile yaptıkları saldırının bir insanlık suçu olduğunu bildiriyoruz…

Şu an itibarıyla yapılan saldırının bilançosunu tespit etmeye çalışıyoruz. Şimdiye kadar defalarca güvenilirliğini yitirmiş valisinden, emniyetine kadar yapılan açıklamalar inandırıcı değildir. Sayısını henüz tespit edemediğimiz gözaltılar ve yüzlerce yaralı ilk elden tespit ettiklerimizdir. Plastik mermi ile vurulanlar, hastaneye gidemeyen onlarca yaralı vardır.

Dayanışma temsilcilerimizin Başbakan ile yaptığı görüşme akabinde; Taksim Dayanışması bileşenleri bundan sonraki sürecin nasıl şekilleneceğini demokratik ve açık bir biçimde tartıştıkları anlarda bu saldırı gerçekleşmiştir. Parkın içinde nasıl bir planlama yapılacağını kararlaştırmaya çalıştığımız ve Taksim meydanında hiçbir gösterinin olmadığı bir anda yapılan bu saldırı gösteriyor ki; Başbakan’ın niyeti bu ülkede toplumsal kutuplaşmayı arttırmak ve halkını ezerek otorite hırsını tatmin etmektir…”

Gezi Direnişi Protestolar

DURAN ADAMLAR

Bundan sonra, protestolar nitelik değiştirdi. Taksim Meydanı’nda, bir vatandaşın saatlerce ayakta durmasıyla başlayan “duran adam” eylemleri tüm yurda yayıldı. Bu protesto tarzı büyük ses getirdi. Zaman geçtikçe protestolarda azalma yaşanmasına rağmen, 20 günlük bu süreç, ülkede birçok şeyin değişmesini sağladı. Protestolardan çıkan gerçek, artık Türkiye’de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı idi.

Türkiye’de bir ilk: Gezi direnişi
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun haber - Son dakika Samsun haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.