14 Mayıs gününden bu yana Türkiye’nin seçim gündemine Sinan Oğan ve Ümit Özdağ’ın ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamaları damgasını vurdu. Sinan Oğan’ın 2. tur kararı çok konuşulmuştu.
Özdağ açıklamasında AK Parti’nin Zafer Partisi’nden destek istediğini, sığınmacılar konusunda uzlaşamadıklarını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. tura kalması sonrası ATA İttifakı liderleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu’na destek konusunda kararlarını ayrı ayrı aldı.
Sinan Oğan’dan Erdoğan’a destek açıklaması geldi. Ümit Özdağ ise Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile sürdürdüğü temaslar sonrası kararını verdi.
İki lider daha sonra kameralar karşısına geçti. Kılıçdaroğlu konuşmasında şunları ifade etti:
“Türkiye’nin parlamenter sisteme kavuşup daha güçlü bir yol yürümesi açısından her bir genel başkana sorumluluk düşüyor. Oturduk, konuştuk, güzel sonuçlar elde edildi. Slogan da fena değil, birleşe birleşe kazanacağız.
ÖZDAĞ’DAN “SIĞINMACI VE KAÇAKLAR” VURGUSU
Özdağ’ın konuşmasından öne çıkanlar ise şöyle:
“Türkiye’nin en önemli sorunu 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına geri yollanmasıdır. Bu 13 milyon vatanlarına yollanmadan Türkiye’nin ekonomik sorunlarını aşması mümkün değildir. Yılda 11 milyar dolar sığınmacılara harcayarak Türk halkını fakirlikten kurtaramayız, kiraların yükselmesini engelleyemeyiz.
“AK PARTİ BİZDEN DESTEK İSTEDİ”
“14 Mayıs seçimlerine giderken Türk halkından biz Zafer PArtisi olarak sığınmacılar vatanlarına geri yollamak için destek istedik. 1. turun sonunda gördük ki ortaya çıkan siyasi görünüm 2 adayın 28’inde ikinci yarış için Türk halkının önüne gideceği çerçeveyi oluşturdu. Numan bey bizi ziyaret etti, bizden destek istediler. Sığınmacılar konusunu sorduk. Anlattıkları şey, sığınmacıların vatanlarına dönmesini içermiyordu. Kemal bey çok net şekilde sığınmacıların vatanlarına dönmesi gerektiğini ve bu politikayı izleyeceğini söyledi. Bu politikanın detaylarını konuştuk.
ÖZDAĞ, KILIÇDAROĞLU’NA DESTEK KARARINI DUYURDU
“Bir model üzerinde kendisiyle fikir birliğine vardık. Bundan dolayı da Zafer Partisi olarak Sayın Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde destekleme kararı verdik.
SEÇMENLERE ÇAĞRI
“Tüm seçmenlere çağrım şu: eğer Türkiye’nin Türkiye olarak kalmasını istiyorsanız, ‘göçmenistan’ olmasını istemiyorsanız, kızınız sokağa çıktığında endişelenmek istemiyorsanız; seçimde Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verin.
SON PAYLAŞIMINDA DİKKAT ÇEKEN ‘BAKANLIK’ MESAJI
Ümit Özdağ açıklamadan yaklaşık 2 saat önce sosyal medyadan yaptığı paylaşımda saat 11.00′ işaret ederken “Söz, Suriyelileri İçişleri Bakanı olarak ben yollayacağım” mesajını vermişti.

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’ın 28 Mayıs seçiminde Kılıçdaroğlu’na destek kararını açıklamasının ardından liderler arasında imzalanan mutabakat metni paylaşıldı. Metinde yer alan 7 maddenin detayları dikkat çekti.
İşte o metin:
“Kapsam:
Bu protokol, Zafer Partisi ile Millet İttifakı Bileşenleri arasında, Cumhurbaşkanlığı İkinci tur seçiminde ve sonraki süreçte yapılacak iş birliği esaslarını kapsamaktadır.
Amaç:
21 yıllık AKP hükümetlerinin yarattığı sosyal yıkım, yolsuzluk, yoksulluk, devlet krizi, sığınmacı sorunu, rant-borç-talan ekonomisi ve neden olduğu ağır ekonomi sorunları ve toplumun siyasi kutuplara bölünmesine karşı devletin yeniden düzenlenmesi; millî birlik ve beraberliğin sağlanması, yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar ve ağır ekonomi sorunlarının çözümü, Türkiye için ağır bir güvenlik ve demografi sorunu oluşturan sığınmacı ve kaçakların gönderilmesi için ortak çalışma ve iş birliği detaylarının tespit edilmesidir.
Temel İlkeler
Anayasamızın ilk 4 maddesi ve 66. madde de yer alan Türk Vatandaşlığı konusundaki tanımı ve içeriği korunacaktır.
1924 yılında kurulan milli-üniter-laik devletten asla taviz verilmeyecektir. Bu değerlere bağlı kalınacaktır.
Başta Suriyeliler olmak üzere tüm sığınmacılar ve kaçaklar en geç 1 yıl içerisinde ülkelerine geri gönderilecektir.
Devletin varlığı ve bütünlüğünü hedef alan başta FETÖ, PKK, IŞİD olmak üzere bütün terör örgütleri ile etkin ve kararlı mücadele edilecektir. Terörle mücadele çerçevesinde, terörle bağlantısı hukuki kanıtlarla sabit olan mahalli idare yöneticileri yerine devlet görevlileri ataması uygulamasına yargı kararı çerçevesinde devam edilecektir. Terörle müzakere değil, mücadele edilecektir.
Türkiye’nin milli ve üniter devlet yapısını hedef alan hiçbir siyasi ve hukuki düzenlemeye izin verilmeyecektir.
Devletin bütün birimlerinde yapılacak görevlendirmelerde sadakat değil, liyakatin esas alınması sağlanacaktır.
Bütün yolsuzluklar ile hukuk çerçevesinde çok etkin bir şekilde mücadele edilecektir.
Devletin vatandaşına karşı şeffaf olunması ve açık davranması konularında tam mutabakata varılmıştır.”
