1. Haberler
  2. Gündem
  3. Milleti TÜRK’ÜM demekten çekinir hale getirdiler

Milleti TÜRK’ÜM demekten çekinir hale getirdiler

Milleti TÜRK'ÜM demekten çekinir hale getirdiler

Eski Devlet ve Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, “Türk milleti için anayasa yapıyorsanız, elbette bu milletin adı anayasada geçecektir. Millet ‘Türk’ün demekten çekinir hale geldi” dedi.

Memleketi Bafra’ya gelen eski devlet ve adalet bakanı Hikmet Sami Türk, burada yaptığı açıklamada hükümetin anayasa değişikliği, Suriye politikalarını ve terörle mücadelesini eleştirdi.

“Öyle anlaşılıyor ki Meclis’teki Uzlaşma Komisyonu’ndaki iktidar partisi Kürt kökenli vatandaşlarımıza daha doğrusu onlar adına ortaya çıkanlara bir ödün olmak üzere Türk sözcüğünü vatandaşlık tanımında kullanmak istememektedir” diyen Türk, “Bilindiği gibi Anayasamızın 66. Maddesi’nde, ‘Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür’ ifadesi yer almaktadır. Bazı kimseler bu ifadenin etnik bir çağrışım yaptığını söylerler ve o nedenle eleştirirler aslında bu maddede şöyle bir ifadenin kullanılması daha uygun olur. ‘Türkiye devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkese hiçbir etnik ayrım gözetmeksizin Türk’ denir. Bu biraz da 1924 Anayasası’na paralel bir hükümdür. Bütün vatandaşlarımızı hiçbir etnik kimlik gözetmeksizin kucaklayacak bir formüldür.

BİR MİLLETİN ADI ANAYASADA GEÇECEKTİR BAŞKATÜRLÜ OLMAZ

Ama Türk sözcüğünü kullanmamak için Türkiye vatandaşlığını ya da Türkiyelik gibi birtakım kavramların gündeme getirilmesi hayret verici bir durumdur. Neredeyse bu milletin adını telaffuz etmekten çekiniyoruz. Sormak gerekir bu insanlara siz hangi millet için anayasa yapıyorsunuz? Türk milleti için anayasa yapıyorsanız elbette bu milletin adı anayasada geçecektir başka türlü olamaz. Başka hiçbir ülkenin anayasasında da o ülkenin kurucusu olan milleti, o ülkenin sahibi adıyla belirtmeyen bir hükme rastlanmaz. O nedenle böyle bir tutum içersine girilmesini yadırgıyorum. Ne gariptir ki burada iktidar partisi ve BDP aynı yönde hareket etmekte, MHP daha Türk sözcüğüne yer vermekte bir ifade kullanmakta, CHP ise ortalama bir çözüme yönelmektedir ama Türkiye devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkese hiçbir ayrım gözetmeksizin Türk denir” şeklinde konuştu.

ATATÜRK’ÜN KURDUĞU CUMHURİYE’TE SAHİP ÇIKILMALI

“19 Mayıs 1919’dan Ankara’ya çıkışından 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Ankara’da toplanmasından 30 ağustos 1922’den İstiklal Savaşı’nın büyük zaferle sonuçlanmasından, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanına kadar giden süreç içersindeki bütün milli gurur günlerimizi unutturmaya yönelik bir tutum var” diyerek durumun art niyetli olduğunu ifade eden Hikmet Sami Türk, şöyle devam etti:

“İktidar partisi maalesef böyle bir tutum içersindedir bunu adeta Cumhuriyetin ret ve inkarı olarak değerlendiriyorum. Aslında burada da bugünkü hükümet hangi cumhuriyetin hükümetidir? Bugünkü cumhurbaşkanı hangi ülkenin cumhurbaşkanıdır? Biz Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmalıyız, onu daha ileri götürmeliyiz. Yoksa cumhuriyetin kutlanmasına engel olmak son derece hayret verici bir şeydir. Bir taraftan bu milli bayramları gündemden çıkartmak için, ‘işte devlet bunları kutluyor onun yerine millet kutlasın’ diyorlardı şimdi milletin kutlamasına izin vermiyorlar. Demek ki onlar bu değerleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini gurur meselesi olan olayları adeta inkar etmek yolundadırlar. Bu son derece sakıncalı, bunların vazgeçmesini bekliyorum.

Cumhuriyeti en büyük bayram olarak kutlamak gerekirken milletçe kutlamaları engellemek için uygulamalar var. Ulusal günler ve tatil günleri hakkında kanuna göre Türkiye’nin tek milli bayramı Cumhuriyet Bayramı’dır. 1923 yılının 29 Ekim Cumhuriyet’in kurulduğu günüdür ve bu devlet adına kutlanması gereken bir bayramdır. Şimdi devletin buna engel olmaya kalkışması bu kanuna da aykırıdır, cumhuriyetin ruhuna da aykırıdır. Böyle bir uygulamanın yapıldığı ülkenin insanlarına sormak lazım bu hükümet hangi cumhuriyetin hükümetidir ve bu ülkenin cumhurbaşkanı şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tebrikleri kabul etmiyor, Çankaya Köşkü’nde edecek ve o da hangi cumhuriyetin cumhurbaşkanıdır bunu sormak durumundayız. Adeta bugün cumhuriyeti ret ve inkar eden bir uygulamanın içersindeyiz.”

SURİYE’DE DEVLET BAŞKANINI BİZ TAYİN ETMEK DURUMUNDA DEĞİLİZ

“Suriye bizin en uzun kara sınırımız olan komşumuzdur. Suriye ile ilişkilerimiz dostluk içersinde yürümesi gerekir. Bizim Suriye’deki rejimle herhangi bir müdahalemiz söz konusu olamaz. Suriye’de biz devlet başkanını tayin etme durumunda değiliz. Kısacası Suriye ile ilişkilerimizi bir çatışmaya yol açmayacak şekilde yürütülmesi her iki ülkenin menfaatinedir”

BAŞBAKAN SAMİMİ ve GERÇEKÇİ DEĞİL

Hükümetin terörle mücadelesini de eleştiren Türk, “Türkiye 1983’ten bu yana yani yaklaşık 30 yıldır bölücü terör ile mücadele etmektedir. Bu mücadele sırasında 40 bine yakın insanını kaybetmiş, 5 bin şehit vermiştir. Hükümet bir taraftan Türk Silahlı Kuvvetleri eliyle terörle mücadeleye çalışmaktadır. Ama öbür taraftan bu amaçla ters düşecek uygulamalar içersindedir. Örneğin bir taraftan başbakan, BDP milletvekilleri ile teröristlerle kucaklaştılar diye ‘onlarla görüşmem’ diyor. Oysa onlar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu olan bir siyasi partiyi temsil etmektedirler. Bir taraftan da ‘ben Öcalan’la İmralı’da görüşme yaptırırım’ diyor. Bunlar ikisi çelişik olan açıklamamalardır” dedi.

Milleti TÜRK’ÜM demekten çekinir hale getirdiler
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun haber - Son dakika Samsun haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.