1. Haberler
  2. Özel Haber
  3. Özel hastaneler dert mi derman mı?

Özel hastaneler dert mi derman mı?

Özel hastaneler dert mi derman mı?

Bu büyük değişim sürecinde Samsun da ön sıralarda yer almaya çalışan illerden biri. Hedef, özel hastaneleri sayı ve hizmet açısından geliştirerek, Samsun ilini Türkiye’nin en büyük sağlık şehirlerinden biri haline getirmek. Ancak bunun için alınması gereken daha çok yol var. Samsun’da sağlık alanında yapılan onca girişime rağmen bunların her seferinde boşa çıkması bütün umutları suya düşürüyor.

Sağlık Bakanı Mehmet Müzezzinoğlu

BAZI DEZAVANTAJLAR DA YARATIYOR

Hastalara en kaliteli biçimde hizmet veren özel hastanelerin çoğalması, geçtiğimiz yıllarda sıklıkla görülen hastanelerdeki hasta kalabalığının önüne geçilmesini sağladı. Artık hastalar, istedikleri hastaneye başvurup rahatça muayene olabilme şansına sahip; ancak biraz önce de belirtildiği gibi bu durumun yarattığı bazı dezavantajlar da yok değil.

ÇOK SAYIDA ÖZEL HASTANE VAR

Samsun’da da son yıllarda özel hastanelerin sayısında büyük bir artış oldu. Samsun’da özel hastaneler son yıllarda sayı ve kalite olarak büyük ilerleme göstermiş durumda. Medical Park, Büyük Anadolu, Medicana, Mediva, Medibafra, Atasam Samsun ilinde kurulan; Samsun ve çevresindeki illerin vatandaşlarına hizmet veren özel hastanelerden bazıları. Sorun ise, bu hastanelerin potansiyelinin yeteri oranda kullanılıp kullanılamadığı.

Samsun’da yapılan onca yatırıma karşın, oluşan potansiyelin doğru ve etkili biçimde kullanılamadığı açık bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Bunun sebepleri arasında, yeteri kadar propaganda yapılamaması ve Samsun’un potansiyelinin küçük görülmesi gibi etkenler sıralanabilir. Böyle olmasında ise, Samsun’un önde gelenlerinin ne yazık ki büyük payı var.

SOSYAL SORUMLULUK DA ALIYORLAR

Samsun’da bulunan bu özel hastaneler, zaman zaman devletle işbirliği yaparak sosyal projelerde de rol alıyorlar. Buna örnek olarak, geçtiğimiz günlerde başlatılan ”Meme Muayenesi Günleri”ne Samsun’daki 7 özel hastane de destek verdi.

7 EKİM’DE BAŞLADI

Samsun Valiliği ve Samsun Sağlık İl Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği Kadın Sağlığı Eğitim Projesi kapsamında “Meme Muayenesi Günleri”, 7 Ekim tarihinde Kanser Erken Teşhis, Tarama Ve Eğitim Merkezi’nde (KETEM) düzenlenen programla başladı.

MEME KANSERİYLE SAVAŞTA DESTEK

Programda açıklamalarda bulunan Samsun Sağlık İl Müdür Vekili Dr. Özgüç Mehmet Baran, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ve en sık ölüme neden olan kanser türü olduğunu söyledi ve “Sevdiklerinizle daha güzel ve uzun bir ömür geçirmek istiyorsanız, onları meme muayenesine yönlendirin” dedi.

ÖZEL HASTANELER ÜCRETSİZ MUAYENE YAPACAK

Baran, “Yaşam boyunda her on kadından birisi meme kanseri olma, üçte birisi ise meme kanserinden ölme tehlikesiyle karşı karşıyadır. İlimizde farkındalık oluşturmak amacıyla valiliğimizce bu proje hayata geçirilmiştir. Bu proje kapsamında 20-59 yaş arası kadınların en az bir kere meme muayenesinin yapılması hedeflenmektedir. Proje kapsamında ayrıca ilimizde bulunan 7 özel hastanede de meme muayenesi yapılacaktır” diye konuştu.

Hasta Hakları Aktivistleri Derneği Başkanı Orhan Demir

BAŞARIYLA UYGULANDI

Samsun Valisi Hüseyin Aksoy ise konu hakkında yaptığı açıklamada, “‘Meme Muayenesi Günleri’ kapsamında daha çok klinik meme muayenesi yapılabilmesi için projeyi destekleyen özel hastanelerle Sağlık Müdürlüğümüz bir çalışma takvimi hazırlamıştır. 7-11 Ekim 2013 tarihleri arasında başta KETEM olmak üzere ilimiz genelinde yedi özel hastanede proje kapsamında meme muayenesi yapılacaktır” ifadelerini kullandı. Proje 7-11 Ekim tarihleri arasında özel hastaneler-kamu işbirliğiyle ve başarıyla uygulandı.

ŞEHRİN ÖNDE GELENLERİ ÇALIŞMALI

Samsun’daki özel hastanelerin bu durumu daha da iyileştirilir, farklı tıp dalları oluşturulur ve hastaneler sayıca çoğaltılırsa, ilimizin Türkiye’nin tıpta öncü sayılı illerinden biri haline gelebileceği herkesin yaygın kanısı. Bunun dışında, yapılan yatırımların büyüklüğünü daha iyi ve etkili bir biçimde anlatmak da şehrin önde gelenlerinin görevi.

PROJENİN DIŞINDA BIRAKILDI

Ancak geçtiğimiz ay yaşanan bir gelişme bu umutları ne yazık ki suya düşürdü. Samsun, sağlık alanındaki en önemli projelerden biri olan Şehir Hastaneleri Projesi’nin dışında bırakıldı. Böylelikle Samsun’un sağlık kenti olma hayalleri de en azından şimdilik ertelenmiş oldu.

14 İLİN ARASINDA YOK

Projede, kamu ve özel sektörün işbirliğiyle 14 ilde toplam 15 şehir hastanesi yapılması öngörülüyor. Ancak alınan bu kararla Samsun, bu 14 ilin arasında yer almayacak. Proje kapsamında hastane kurulacak şehirler ise, İstanbul, Ankara, İzmir, Elazığ, Gaziantep, Isparta, Kayseri, Mersin, Yozgat, Bursa, Manisa, Kocaeli, Konya ve Adana.

TOPLAM 25 BİN YATAK KAPASİTESİ

Kurulacak hastanelerin toplam yatak kapasitesinin 25 bini bulacağı, içinde kalp-damar, kadın doğum, çocuk, fizik tedavi, ruh sağlığı, onkoloji, rehabilitasyon gibi dalların da bulunacağı kaydedildi. Böylelikle Samsun, birçok kesimin hatalarının toplamı sonucu büyük bir fırsatı kaçırmış oldu.

YATIRIMLAR DEVAM EDİYOR

Buna rağmen Samsun ilinde sağlık alanında yapılan ve yapılmakta olan yatırımlar da yok değil. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, 250 yataklı Bafra Devlet Hastanesi, 200 yataklı Çarşamba Devlet Hastanesi, 30 yataklı Ladik Devlet Hastanesi ve 20 yataklı Asarcık İlçe Hastanesi devam eden projeler olarak göze çarpıyor.

BÜYÜK ORANDA BİTİRİLDİ

Bunlar içinde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi yüzde 90, Bafra Devlet Hastanesi yüzde 99, Çarşamba Devlet Hastanesi yüzde 21, Ladik Devlet Hastanesi yüzde 85 ve Asarcık İlçe Hastanesi yüzde 73 oranında bitirilmiş durumda.

İHALE AŞAMASINDAKİLER ŞUNLAR

Samsun’da ihale aşamasında olan yatırımlar da şöyle: 150 yataklı Vezirköprü Devlet Hastanesi, 100 yataklı Havza Devlet Hastanesi ve 100 yataklı Terme Devlet Hastanesi. Bunların da en kısa zamanda ihale aşamasının tamamlanması hedefleniyor.

SAMSUN FIRSATLARI TEPTİ

Asıl problem ise, gerek özel gerek kamu tarafından yapılıyor olsun, Samsun’a yapılan bütün bu yatırımları boşa çıkarmayacak girişimlerin, gerek yerel gerekse ülke düzeyinde etkili biçimde anlatılamaması ve Samsun’un sağlık alanında büyük fırsatları bu sebeple tepmiş olması.

TARTIŞMALAR BİTMİYOR

Özel hastanelerin sayısının artmasıyla, ülkemizde son yılların en büyük tartışma konularından biri de özel hastanelerin vatandaşlara daha çok yarar mı yoksa zarar mı getirdiği oldu.

Yönetmeliğe göre özel hastaneler, asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarını haiz olmak kaydıyla, yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak, bir veya birden fazla uzmanlık dalında hastalara ayakta ve yatırarak muayene, teşhis ve tedavi hizmeti veren kuruluşlar olarak geçiyor.

EN AZ 100 YATAKLI OLMALI

Özel hastanelerde gözlem yatakları hariç en az 100 hasta yatağı bulunması gerekiyor. Ancak atıl kapasiteye yol açılmaması bakımından, planlanan hekim sayısı ve hizmet ihtiyacı doğrultusunda Planlama ve İstihdam Komisyonunun görüşü alınarak ellinin altında olmamak kaydıyla yüz yatağın altında özel hastane açılmasına izin verilebiliyor.

ALAN ÖLÇÜLERİ BİLE BELİRLENMİŞ

Ayrıca, özel hastanelerde yatacak hastalar için hasta odalarında hasta yatağı başına ayrılması gereken asgarî alan ölçüleri, tek yataklı hasta odaları en az dokuz metrekare, iki yataklı odalar, hasta yatağı başına en az yedi metrekare, çocuk hastalar için ayrılmış olan odalar, hasta başına en az altı metrekare, yoğun bakım üniteleri, yoğun bakım yatağı başına en az on iki metrekare olarak belirlenmiş.

UYMALARI GEREKEN KURALLAR VAR

Özel hastanelerin hizmet satın alması durumunda uyması gereken birtakım kurallar var. Hastaya ve/veya yakınlarına tetkik istenilmeden önce bilgi verilmesi; hastadan, laboratuvar tetkikini talep eden özel hastanede numune alınması; numunenin, tetkiki gerçekleştirecek laboratuvara hasta veya yakınları ile gönderilmemesi ve tetkik sonuçlarının, hizmet satın alınan kurum veya kuruluş tarafından gecikmeksizin güvenli bir şekilde gönderilmesi bu kurallardan bazıları.

PLATFORMLARI DA BULUNUYOR

Özel Hastaneler ise aralarında dayanışma sağlamak amacıyla bir platform-dernek kurdu. Özel Hastaneler Platformu adındaki dernek amaçlarını şöyle açıklıyor:  Sağlık işletmecilerinin hak ve menfaatlerinin korumak geliştirmek, çalışanların hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek, sağlık işletmeleri arasında dayanışmayı ve birliği sağlamak, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak, genelde ülke sağlık hizmetlerinin gelişmesine özelde ise özel sağlık sektörünün gelişmesine katkıda bulunmak ve halk sağlığı hizmetlerinin geliştirmesine destek olmak.

HEPSİ KAĞIT ÜZERİNDE

Ayrıca kongreler, eğitim toplantıları, seminerler, sempozyumlar, konferanslar, istişare toplantıları ve dernek toplantıları, derneğin gerçekleştirdiği etkinlikler arasında yer alıyor. Ama bütün bunlar sadece kağıt üzerinde yazanlar ve gerçekte yaşananlar hiç de göründüğü gibi değil.

MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ

Yönetmelikte yer alan bu maddelere bakıldığında özel hastanelerin çok yararlı olduğu, insanların sağlığına devlet hastanelerine oranla çok daha fazla özen gösterildiği ve her şeyin ayrıntısıyla belirlendiği düşünülebilir. Ancak bir de madalyonun öteki yüzü var.

VALİLİKLERE GENELGE GÖNDERİLDİ

Bütün bunların karşısında, özel hastanelerin acil hastalardan ücret talep ettiğine yönelik iddialar da son zamanlarda sıkça dile getiriliyor. Bununla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun, geçtiğimiz ay valiliklere bir genelge gönderdi.

“HERKES TEDAVİ EDİLMELİ”

Valiliklere gönderilen genelgede, acil olarak kamu ve özel hastanelere başvuran hastaların sağlık güvencesine ve ödeme gücüne bakılmaksızın tedavi edilmesi gerektiği belirtildi. Genelgede, “Sağlık kuruluşu, acil olarak gelen hastalara yeterli personeli veya donanımı olmadığı, ilgili birimi veya boş yatağı bulunmadığı, hastanın sağlık güvencesi olmadığı ve benzeri sebepler ile acil sağlık hizmetini sunmaktan kaçınamaz” denildi.

GENELGEDE “ÖZEL” GERÇEKLER VAR

Genelgede ayrıca, acile yapılan başvurular neticesinde “Acil Halin Sona Ermesine İlişkin Bilgilendirme Formu” imzalatılan hasta veya yakınlarına, SGK sağlık uygulama tebliğinin, “İlave Ücret Alınmayacak Sağlık Hizmetleri” başlıklı maddesindeki sağlık hizmetleri ile ilgili bilgi verilmesi, ücret alınacak hastalara da ilave ücretlerle ilgili ayrıntılı bilgilendirme yapılması istendi. Genelgenin uygulanmasıyla, hastaneden çıkış işlemlerini yaptıran hastanın “ödeme sürprizi” ile karşılaşmaması, sadece kabul ettiği paralı hizmeti alması hedefleniyor. Bu genelge bile tek başına, özel hastanelerin yarattığı sorunları açıklıkla göstermeye yetiyor.

İLAVE ÜCRET NE ANLAMA GELİYOR?

Peki özel hastanelerin muayene ücretleri, devlet hastanelerinin ücretlerine göre ne oranda? Bu sorunun cevabını bulmak için ilave ücretin ne olduğuna bakılması gerek. İlave ücret, özel hastanelerin tedavi olan vatandaştan isteyebileceği yasal ücret anlamına geliyor.

EN FAZLA YÜZDE 90

Yasaya göre, SGK ile sözleşmesi olan özel sağlık kurum ve kuruluşları; Sağlık Uygulama Tebliği ve eklerinde yer alan sağlık hizmetleri işlem bedellerinin tamamı üzerinden kişilerden ilave ücret alabiliyor. Ancak bu tutar sınırsız değildir. Vatandaşlardan istenebilecek tutar SGK’ca belirlenen oranı geçemez. Bu oran ise yüzde 30 ile yüzde 90 arasındadır. Yani istenebilecek en fazla tutar sağlık bedelinin yüzde 90’dır.

ASGARİ ÜCRETİN İKİ KATINI GEÇEMEZ

Özel üniversitelerin her bir tedavi için isteyebileceği bir üst limit vardır. Buna ek olarak, toplamda alınacak ilave ücret asgari ücretin iki katını geçemiyor. Ayrıca, harp malûllüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlardan ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilerden otelcilik hizmetleri ve istisnai sağlık hizmetleri hariç olmak üzere ilave ücret alınmıyor.

EK ÜCRETTE BİRTAKIM ŞARTLAR VAR

Ayrıca ek olarak ilave ücret almaya da bazı şartlar getiriliyor. Buna göre, sağlık hizmeti sunucusu, sunduğu sağlık hizmetleri öncesinde, alacağı ilave ücrete ilişkin olarak hasta veya hasta yakınının yazılı onayını almak zorundadır. Bu onay sözlü olamaz, imzalı ve yazılı olmalıdır. Bu yazılı onay alınmadan, işlemler sonrasında herhangi bir gerekçe ileri sürerek ilave ücret talebinde bulunulamaz.

HALK ÖZEL HASTANELERE UZAK

Ancak her ne olursa olsun, alınan ücretler halkın büyük bir kısmının karşılayabileceği oranda değil. Yani başka bir deyişle özel hastaneler, günümüzde halen halkın büyük bir kesimine oldukça uzak bir konumda yer alıyor.

“BİZİM KARA LİSTEMİZE ALINIR”

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kuralların aksini yapan ve hakkını arayan vatandaşları kara listeye alan özel hastaneler içinse hiç taviz vermeyeceğini gösterdi. Müezzinoğlu konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bizim vatandaşımızın hangi konumda olursa olsun hiçbir sağlık kuruluşu tarafından kara listeye alınması söz konusu değildir. Onu yapanlar bizim kara listemize alınır” dedi.

“ACİL SERVİSLERDE YOĞUNLUK VAR”

Türkiye’de hastanelerin acil servislerinde yaşanan yoğunluğa da değinen Müezzinoğlu, Türkiye’deki acil servislerle ilgili gelinen noktanın kendilerini yeni düzenleme yapmaya ittiğini söyledi. Acil servislerle ilgili önümüzdeki ay içinde yeşil, sarı ve kırmızı alanları yeniden düzenleyeceklerini aktaran Müezzinoğlu, “Acil servisler yüzde 30’ları aştı. Vatandaş akşam eve gittiğinde çocuğunun ateşi yükseldiğinde veya hanımının başı ağrıdığında acil vaka olarak değerlendiriyor. Olağanüstü acillerle bunları ayırmalıyız. Dolayısı ile çerçeveyi önümüzdeki günlerde daha net olarak tarif edeceğiz.” diye konuştu. Böylelikle özel hastanelerle mücadele konusunda Sağlık Bakanlığı da devreye girmiş oldu.

YÜZDE 200 FARK

Bu arada, bayram öncesi 90 olan özel hastanelerin vatandaştan alabileceği fark ücretlerinin yüzde 200’e çıkarılmasına yönelik çalışmada da sona yaklaşıldığı belirtiliyordu. Uzun bayram tatilinin ilk gününde, vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerde yurttaşlardan alınacak ilave ücreti Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ödediği miktarın %90’ından %200’üne çıkaran Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazete’de yayınlandı. Yüzde 90 olan farkı ödeyemeyen vatandaşların, yüzde 200 farkı nasıl karşılayabileceği ise, büyük bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ AÇIKLAMA YAYINLADI

Türk Tabipleri Birliği ise konu hakkında  ‘’Hükümet’ten Hastane Patronlarına Bayram Hediyesi: Fark Ücretleri İki Kattan Fazla Arttı!‘’başlıklı bir açıklama yaptı. Bu açıklamada: “Dün, uzun bayram tatilinin ilk gününde, vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerde yurttaşlardan alınacak ilave ücreti Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) ödediği miktarın %90’ından %200’üne çıkaran Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazete’de yayınlandı.

Bu ülkede sağlık hizmeti alabilmek için; Bu ülkenin yurttaşı, bu devletin verdiği nüfus cüzdanına sahip olmanız yetmiyor. Bu devlete vergi vermeniz yetmiyor. Genel Sağlık Sigortası primi ödemeniz yetmiyor. Katkı payları ödemeniz yetmiyor. Artık SGK’nın ödediğinin iki katını cepten ayrıca ödeyeceksiniz. Devletin 629 TL ödediği bademcik ameliyatına siz cebinizden özel hastaneye ayrıca 1.258 TL ödüyorsanız, devletin 1.510 TL ödediği prostat ameliyatına siz ayrıca 3.020 TL ödüyorsanız kimin kimi “soyduğu” açık değil mi? Kime geldi bu bayram hediyesi?” ifadelerine yer verildi.

VATANDAŞ NASIL ÖDEYECEK?

Düzenleme geçerse daha önce çocuk hastalıkları poliklinik hizmeti için en fazla 22,50 lira ek ücret ödenirken bu rakam 50 liraya çıkacak. Aynı şekilde kadın doğumda 28 lira olan rakam 62 liraya, kardiyolojide 31 lira olan rakam 68 liraya, dâhiliye ve genel cerrahide 25 lira olan rakam ise 56 liraya ulaşacak. Ameliyatlarda da rakam artarak devam edecek.

“VATANDAŞ ZATEN MAĞDUR”

Konu hakkında konuşan Hasta Hakları Aktivistleri Derneği Başkanı Orhan Demir, “Birçok vatandaş kamuda sıra beklememek, kötü muamele ve hekimin hastaya fazla zaman ayıramamasından dolayı özel hastaneleri tercih ediyor. Zaten yüzde 90 uygulaması vatandaşı mağdur ediyor. Şimdi bu iki kat artacak.” diye konuştu.

“75 MİLYONUN HAKKI KORUNMALI”

Bu uygulama ile özel hastanelere gizli zam yapıldığını vurgulayan Demir, “Gereksiz test ve tahlillerde artış yaşanır. Bu düzenlemenin iptali için muhalefet partileri Anayasa Mahkemesi’ne başvurmalı. 75 milyonun hukuku korunmalı” ifadelerini kullandı.

TARTIŞMALAR SÜRECEK GİBİ

Özel hastanelerin getirdiği faydaların ve halkı rahatlatmasının yanında, zaman zaman gerçekleşen art niyetli hareketler de bu kuruluşların vatandaşlarda yarattığı algıya sekte vuruyor. Görünen o ki, bu tartışmalar daha uzun süre devam edecek ve özel hastanelerin toplumda saygın bir yer edinebilmesi için daha çok çalışması gerekecek.

Özel hastaneler dert mi derman mı?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun haber - Son dakika Samsun haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.