Samsun’da siyaset, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ün CHP’nin 23 Nisan Gaziantep programındaki tutumuna yönelik eleştirileriyle gerildi.
Büyükgümüş, CHP’lilerin mehteran gösterisi sırasında sergilediği tavrı eleştirerek, bunun “bir zihniyetin yansıması” olduğunu ifade etti.
Türk tarihine ve milli değerlere vurgu yapan Büyükgümüş, yaşananları sert sözlerle değerlendirdi:
“Gaziantep’te de gördünüz, mehtere sırtını dönen CHP’liler… Bu milletin mehter diye bir sorunu var mı? Bu memleketin Osmanlı diye bir sorunu var mı? Selçuklu diye bir sorunu var mı Türk Silahlı Kuvvetlerinin mehteran bölüğü var. Şimdi o bölük Gaziantep’e bir tören vesilesiyle gitse Türk askerine de mi sırtını dönecekler oradaki CHP yönetimi? Yaşanan bu hadise münferit bir konu değil. Arkasında bir zihniyetin şifrelerini taşıyor.”
İlçe Başkanınız “Vezirköprü’ye Hizmet Alamıyoruz” Diyerek İstifa Etti
Bu açıklamalara CHP Samsun Milletvekili Murat Çan’dan karşılık geldi. “Kendi ilçe başkanınız “Vezirköprü’ye hizmet alamıyoruz” diye istifa etti” diyen Çan, iktidarın hizmet politikalarını eleştirerek Vezirköprü üzerinden örnekler vererek şu paylaşımı yaptı:
“Kürsüye çıkmış; aklı sıra “hizmet siyaseti yapıyoruz” masalları anlatmış, sonra da hızını alamamış Cumhuriyet Halk Partisi’ne dil uzatmış!
Sayın Büyükgümüş o konuşmayı yaparken kimse kendisine, kendi ilçe başkanlarının “Vezirköprü’ye hizmet alamıyoruz” diye istifa ettiğini hatırlatmadı mı?
Daha mürekkebi kurumamış bir istifa mektubunun üstüne çıkıp “hizmet” nutku atmak, siyaset değil; olsa olsa müsameredir.
Sizin “hizmet” dediğiniz şey Vezirköprü’de şudur:
Yıllardır bitirilemeyen yol…
Hekimi, sağlık personeli eksik, cihazı yetersiz hastane…
“Başkent yapacağız” diye umut verip ortada bıraktığınız kenevir üreticisi…
Vergi yükü altında ezilen, kepenk kapatma noktasına gelen esnaf…
Ve çareyi göçte arayan, memleketinden koparılan gençler…
Evet, ortada bir hizmet var:
Yoksulluğa hizmet, göçe hizmet, çaresizliğe hizmet!
Bir de utanmadan çıkıp, Cumhuriyet Halk Partisi’ne laf yetiştiriyor, “Türk askerine de mi sırtlarını dönecekler?” diyor!
Asıl kendilerine sormak gerekir:
Türk ordusunun Genelkurmay Başkanı’nı ‘terörist’ diye yargılatan düzen hangi iktidarın hamiliğinde kuruldu?
Vatansever subaylara kurulan kumpasların siyasi sorumluluğu kimdeydi?
Terör örgütü militanları devletin en mahrem yeri olan kozmik odalara kimlerin himayesinde sokuldu?
Türk askerinin başına Amerikan askerleri çuval geçirilirken, nota vermekten dahi korkanlar kimdi?
Ya da sömürge valisi kılıklı Amerikan Elçisinin daha geçen hafta sarf ettiği sözleri sineye çekip, ona ve onun temsil ettiği iradeye ağzının payını vermekten bile aciz durumda olan hangi iktidardı?
Önce bunların hesabını versinler sonra dönüp Cumhuriyet Halk Partisi’ne dil uzatsınlar!
Köse’den Çan’a Cevapsız Yanıt
AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse de sürece dahil olarak Çan’ın açıklamalarını eleştirdi. Köse, “Sayın Büyükgümüş’e cevap vermeye sizin zayıf müktesebatınız kâfi gelmez, yetmez.” ifadelerini kullanarak Çan’ın “ergen siyaset” yaptığını ileri sürdü.
Köse’nin cevap olarak paylaştığı yazıda, Çan’ın hiçbir söylemine yanıt vermemesi ve kullandığı ifadeler dikkat çekti:
“Hırsızlıktan, rüşvet ve soygundan kaç belediye başkanınız yargılanıyor…
Ve hepsinde metresler, gayrimeşru ilişkiler… Pavyonlar siyasetinizin kulis merkezleri olmuş…
Bu duruma isyan edenleri, feryat edenleri anında partiden atıp ihraç ettiniz, bu kadar kirli ve şaibeli ilişkiler içerisinde olanlara ise dokunamıyorsunuz bile…
Partinizi ne hale getirdiler asıl siz bunları dert edinin… Utanılacak durum içinde olan sizlersiniz…
Temmuz 2025 tarihinde Vezirköprü İlçe Başkanımızın görevinden alınmasını Vezirköprü tabelası önünde video çekerek ele alarak ‘yüksek siyaset’ yapmanızı bir hayli yadırgamış ayrıca da gülümsemiş idik.
Görüyorum ki bugün tekrar yine buna müracaat etmişsiniz. Ne diyelim sizin siyasi potansiyeliniz bu kadar demek ki…”
Çan’dan “Siz de Benim Muhatabım Değilsiniz, Olamazsınız” Yanıtı
Çan, sorularını yanıtlamayıp konuyu saptıran Köse’nin “Sayın Büyükgümüş’e cevap vermeye sizin zayıf müktesebatınız kâfi gelmez, yetmez.” sözlerine, “Sayın il başkanı; öncelikle size efendice söyleyelim ki; siz de benim muhatabım değilsiniz, olamazsınız da… Zira muhatabım olacak kişi, önce çıkıp sorduğum sorulara cevap verecek/verebilecek!” ifadeleriyle karşılık verdi.





