Gün geçmiyor ki bir kadın cinayeti, şiddeti, tacizi, mağduriyeti, kim vurduya giden kadın ölümleri duymayalım, okumayalım.
Samsun’un Gazetelerinde bugün de ‘cinayet şüphesi’ başlığıyla bir kadın ölümü daha yer aldı.
Kadın cinayetlerini aydınlatmada etkili olan kadın derneklerinin kapatılma gayretleri, cezasızlık ve yetersiz politikalar, yaptırımlar, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması gibi birçok etkenin mevcut olduğu ülkemizde kadın cinayetleri, ölümleri her geçen gün artıyor.
İlklima Naz Akbörü’yü hatırladınız mı?

Samsun’da sahilde cesedi bulunan İlklima Naz Akbörü’yü hatırladınız mı?
Hani ‘intihar etmiş!” denilen sonra takibe gizlilik kararı getirilen genç kızın ölümü.
Samsun’da cesedi bulunan İlklima Naz Akbörü’nün ıstırabı kâğıda sığmamış, tacizden kurtulamadığını not edip bırakmıştı, yazabildiği kadar.
İlklima Naz’dan geriye kalan not ve soruşturmadaki ifadeler, maruz kaldığı tacizlerin onu ölüme nasıl sürüklediğini ortaya koyuyordu hani.
İlklima Naz Akbörü’nün davasında gizlilik var!
İşte o davada gizlilik kararı olduğu için ne olup bittiği, intiharsa onu bu intihara sürükleyen etkenlerin ne düzeyde ele alındığı… Her şey gizli! Dosya ‘intihar’ denilip kapatılacak mı? Bilemiyoruz. Bekleyip göreceğiz.
O yüzden gizlilik kararı çıkmadan yapabildiğimiz 21 yaşında okumak, ayaklarının üzerinde durmak için Türkiye’ye gelen çocuk denecek yaştaki (21) Türkmenistan uyruklu Nurshat Muhammedova’nın haberinin görseline “gizlilik kararı çıkmadan okuyun” diye yazdık!
Çünkü kadınlar ölüyor-öldürülüyor ve öldükleri ile kalıyorlar çoğu zaman. O günlerde de “İlklima Naz’ın hesabını kim verecek?” diye atmıştık haberin başlığını.
Samsun’da oto tamirci dükkânında tabancayla vurulmuş halde cansız bedeni bulunan Türkmenistan uyruklu Samsun Üniversitesi öğrencisi Nurshat Muhammedova davasında şimdilik tutuklama var.
İlklima Naz Akbörü’nün ölümünün ardından da yazdığı mektuptan yola çıkılarak gözaltına alınan, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılanlar olmuştu.
Nurshat Muhammedova’nın ölümünün ardından ise İş yeri sahibi K.U. polis tarafından gözaltına alındı ve iş yeri sahibi ‘olayın intihar olduğunu’ iddia etti.
Polisin şüphelinin genç kadını vurmuş olabileceğine dair delil ve bulgulara ulaşması neticesinde de K.U. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Aslında bu ve benzeri birçok olayda neticeye varılamamasının sebebini CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın, Meclis Genel Kurul’unda yaptığı şu konuşma özetler nitelikte:
“İstiyorsunuz ki kadınlar ölsün çünkü kadınları susturamıyoruz. Kadınlar ölsün ama kadınları öldürenler de elini kolunu sallayarak ortalıkta dolaşsın. Hatta mümkünse kadınlar ya balkondan düşmüş olsun ya pencereden düşmüş olsun; düşmüş olsun, cinayet olsun ama kimin oradan attığı ve kimin katlettiği de ortaya çıkmasın istiyorsunuz.”
