Eski fotoğraflarda gördüğümüz Samsun, mimarlık fakültelerinde iyi örnek olarak gösteriliyordu, bugünkü Samsun ise kötü örnek olarak gösteriliyor. Peki, ne oldu da Samsun artık örnek olmaktan çıktı? Bu noktadan yola çıkarak Samsun’da her geçen gün yükselen binaları konuştuk, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Hüseyin Tüfek ile. Bir yandan TOKİ nin çalışmaları diğer yandan manavından bakkalına, kuyumcusundan tekstilcisine kadar inşaat sektörüne el atan müteahhitlerin çalışmaları. İnşaat sektöründeki bu hızlı artışın sebebini ve beton yığınına dönen Samsun’un bu kadar konuta ihtiyacı olup olmadığını sorduk.
İki yıl öncesine kadar inşaat sektörünün Samsun’da ihtiyaç olduğunu ve ekonomiye ciddi katkılar sağladığını söyleyen Hüseyin Tüfek, son iki yıldır çeşitli sebeplerle ciddi bir durgunluk yaşadığını belirterek sorularımıza şu yanıtları verdi:
“YENİ KONUTLAR HALE NEDEN YAPILIYOR ANLAMIŞ DEĞİLİM”
SAMSUN ANALİZ: Samsun’da her geçen gün büyüyen inşaat sektörünün sebebi nedir?
HÜSEYİN TÜFEK: Farz edelim ki bugün bir fabrika kurmanız için arsa alacaksınız. Bir bina yapacaksınız, bir makine bulacaksınız, yetişmiş bir ekip bulacaksınız. Fakat inşaat işi böyle bir iş değildir. İnşaat işinde toprak önemlidir. Bir miktar kereste ve usta bulup işe başlıyorsunuz. Hiçbir ön yatırım gerektirmeyen ve çok kolay para kazandıran bir sektördür inşaat sektörü.
SAMSUN ANALİZ: Başarabilirseniz.
HÜSEYİN TÜFEK: Paranız varsa ve iyi bir yer de alırsanız başarabilirsiniz. Fakat bu dönem için demiyorum tabi, bir dönem öyleydi.
SAMSUN ANALİZ: Yani sıfır sermaye ile başlayabileceğiniz bir iş.
HÜSEYİN TÜFEK: Sıfır sermaye demeyelim de, ön yatırım olmadan direkt başlayabileceğiniz bir iş. Bu anlamda gerçekten herkesi cezbeden bir sektördü. Bu dediğim 2 yıl önce. 2 yıldır piyasa gerçekten çok kötü. Samsun’da çok konut var. Gerek Atakum’da, gerek Derebahçe’de gerek İlkadım’da. Sadece Samsun’da değil, Türkiye’de bu böyle. Türkiye’de 7-8 yıldır İstanbul’da da Ankara’da da Türkiye’nin dış yerlerinde de çok fazla miktarda konut yapılıyor ve gerçektende de bu değişimin yapılması gerekiyordu.
SAMSUN ANALİZ: Türkiye’nin bu konutlara ihtiyacı olduğundan mı?
HÜSEYİN TÜFEK: Şöyle ihtiyaç var. Bakın, bir kere köylerde insanlarımız kalmadı. Köydeki bütün insanlarımız şehirlere toplanıyor. Yani; bizim Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet politikası köylü insanı rahat ettirmek değil, köyde ekmek ve iş sahibi yapmak, eğitmek değil, onu şehre getirmektir. Bu bir yöntemdir.
SAMSUN ANALİZ: Yani stratejidir, öyle mi?
HÜSEYİN TÜFEK: Stratejidir. Doğruluğu yanlışlığı tartışılabilir. Bana göre artı yönleri var, eksi yönleri var. Dolayısıyla köydeki insanlar buraya geldiğinde bu alanda bir ihtiyaç doğdu. Bizim İnşaat Mühendisleri Odası’nın konut tarifi bir paragraftır ve o paragraf da şunu söyler: “İnsanın Yeniden Doğduğu yer”
Şimdi, kozmopolit bir yapımız var. Her yerden, her bölgeden, her çeşit insan geliyor ve bu insanların her birinin ayrı bir yoğurt yiyişi, ayrı bir yaşam tarzı var. Dolayısıyla insanın yeniden doğma şansı yok. Ama mesela İlkadım’ın tepesinde, Atakent’e, Atakum’da, Kurupelit’te, Canik’in tepesinde o kadar güzel evler o kadar güzel mekânlar yapılıyor ki; insanlar gelip çok sağlıklı bir şekilde arabalarını park ediyorlar, evlerine çıkıyorlar, akşam belki de sosyal tesise iniyorlar veya yürüyüş yapıyorlar. Dolayısıyla İlkadım’ın, özellikle merkezinde bu dönüşümün yaşanması gerekiyor, gerekiyordu.

SAMSUN ANALİZ: Bu ihtiyaçtan doğan bir artış mı?
HÜSEYİN TÜFEK: Tabi, ihtiyaç var. Son 2 seneye kadar. Gerçekten Belediye Evleri’ndeki adam diyordu ki, “Ya ben Atakum’a gideyim.” İlkadım’daki adam da aynı şekilde, “Ben Atakum’a gideyim, sokakları, kaldırımları göreyim. Böyle bir talep olduğu için bu kadar inşaat yapıldı. İnşaatların birçoğu satıldı ve hâlâ yapılmaya devam ediyor. Hızını almış bir tır düşünün. Bunun frenine bastığınızda yoldan çıkabilir ve devrilebilir. Ama bu yavaş yavaş bitmeye başladı. Şimdi fazla talep yok. Mesela şimdi, Atakum’da konut satışı çok düşük. Bunda tabi TOKİ’nin de etkileri var. TOKİ de çok ciddi bir konut yatırımına girdi Samsun’da.
SAMSUN ANALİZ: Yani özel yatırımların ister istemez önünü kesmiş mi oldu?
HÜSEYİN TÜFEK: Tabi. Şöyle kesiyor. Biz, TOKİ’nin gerçekten biz sosyal konutta olmasını istiyoruz. Özellikle ihtiyacı olan insanlar. Onlara çok düşük faiz, hatta faizsiz, çok uzun vadeli, çok kolay ödemeli konut sahibi yapması gerekiyor. Yani bizim insanımızın o konutlarda oturması çok güzel ve sosyal bir şey. Devletin bu anlamda sosyal bir görevi var. Ama TOKİ’nin tutup lüks konut yapmasının veya bir hastane yapmasının da bir anlam yok. Bence buralarda olmalı ama diğer taraflardaki işi özel sektörlere bırakmalı. Maalesef Samsun’da 1 – 2 yıldır konut piyasasında ciddi bir sıkıntı ve stres var.
SAMSUN ANALİZ: Sıkıntı derken fazlalıktan mı kaynaklanıyor?
HÜSEYİN TÜFEK: Tabi ki, fazlalıktan.
SAMSUN ANALİZ: Buna rağmenhâlâ devam ediliyor?
HÜSEYİN TÜFEK: Hâlâ yapımı devam edenler var. Onları bana sorarsanız ben de anlamıyorum. Satış yok. Ne şekilde? Neye güvenerek yapıyorlar bilmiyorum.
SAMSUN ANALİZ: Ya da mevcut paralarıdır. Oraya yatırıp bekleyecekler.
HÜSEYİN TÜFEK: O da olabilir. Ama Samsun’da gerçekten bu alanda ciddi bir sıkıntı var. Önümüzdeki yıllarda birkaç sene sanırım bu stok anca erir. Belki 3 – 5 sene sonra yeniden canlanmaya başlar.
SAMSUN ANALİZ: Ama Samsun’un potansiyeli o kadar insanı kaldırır mı? Yani bir ev alan bir ev daha alacak o zaman.
HÜSEYİN TÜFEK: Samsun’un potansiyeli var. Şöyle bir durumu var Samsun’un. Samsun memur kenti olmaya başladı. Yaşamın rahat olduğu, son derece ucuz olduğu bir kent olmaya başladı. Üretim maalesef çok az. İnsanlar tercih ediyor. Özellikle bizim hinterlantta yani Amasya, Tokat, Ordu, Trabzon gibi Ankara’dan bile insanlar buralarda ev alma talebindeler. Özellikle Atakum bölgesinde bu türde çok gelen insan var. Çoğu da üniversite kenti için. Mesela biz nasıl Ankara’yı, İstanbul’u merkez olarak görüyorsak, Amasyalı da burayı görüyor merkez olarak. Mesela çok ciddi potansiyeli olan bir üniversitemiz var. Onun da Samsun’un tercih edilmesine ciddi katkıları var. Samsun’un üretim konusunda ciddi sıkıntısı var. Bizim sektörün sıkıntıya düşmesi 200’ün üzerinde alt sektörü etkiliyor. Yani ulaşımla ilgili sektörler, malzeme sektörü, pazarcı vb. sektörleri etkiler.
SAMSUN ANALİZ: Etkiler derken, katkı sağlama anlamında mı?
HÜSEYİN TÜFEK: Tabi, katkı sağlar. Bakın şöyle söyleyeyim. Bugün annesinin karnından yeni doğmuş birisini alın, dağa götürün. 20 sene ona sadece su ve yemek verin. Hiç bir şey öğretmeyin. Eğitim dahi vermeyin. Getirin merkeze otomotiv sektörüne koyun çalışamaz. Hiç eğitimi olmayan birinden bahsediyorum bakın. Tekstil sektörüne koyun çalışamaz ama bugün şantiye getirin, biz ona deriz ki “Şuradan 10 tane tuğlayı alıp buraya taşıyacaksın” orada çalışır.
Bizim sektör doğal anlamda çok alt sektörlerin de ve daha çok toplumun hiçbir yerinde iş bulamamış insanları da istidam ettiği için bizim sektördeki durum işin biraz sosyolojik boyutunu da değiştiriyor. Kamu yatırımı da azaldı. Dolayısıyla buralarda önümüzdeki süreçte bizim sektörle ilgili olumsuz kaygılarım var açıkçası.
SAMSUN ANALİZ: Samsun’daki inşaat sektörlerinin kalitesi nedir?
HÜSEYİN TÜFEK: Kalite belirli bir düzeyin üzerinde aslında. Yani, özellikle son yapılan inşaatlarda. Son iki yıldır yapı denetimle beraber yapılan inşaatlar özellikle belirli bir düzeyin üzerinde. Ama yeterli mi? Yeterli değil. Biz çok yeterli bulmuyoruz.
SAMSUN ANALİZ: Biraz daha net bir cevap verecek olursak, Samsun inşaat sektöründe ortama kalitenin üstünde mi, altında mı?
HÜSEYİN TÜFEK: Ortalamada. Son 2 dönemde yapı denetim ile beraber kalitede artma var. Ama ondan evvelkiler de ortalamada. İyi ortalamanın altında olanlar da var, ortalamanın üzerinde olanlar da var. Çok ciddi firmalar da var.
SAMSUN ANALİZ: Yeterli mi peki bu denetimler?
HÜSEYİN TÜFEK: Hayır, biz asla yeterli bulmuyoruz. Biz çok daha üst düzey olmasını istiyoruz. Üst düzey olmanın yolu da az önce bahsettiğim gibi profesyonel firmaların olması gerektiğidir.
