1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Candal Krizi ve İçimizdeki Çakallar

Candal Krizi ve İçimizdeki Çakallar

Candal Krizi ve İçimizdeki Çakallar

Bir meclis toplantısında yakalayabildiğim ve göreve başladığı günden itibaren tartışmaların odağından düşmeyen AK Parti’nin Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal’a, belediyenin içinden çıkamadığı ekonomik kriz ve maaş sorununu sordum:
“Sorunlar ne zaman son bulacak?”

Mustafa Candal’ın belediye başkanlığı yolculuğu, 31 Mart 2024 seçimlerinde yaşanan sürprizle başladı.

2019 seçimlerinde İYİ Parti’nin adayı olan ve 31 Mart seçimine günler kala İYİ Parti adayı olacağına kesin gözüyle bakılan Candal, aniden AK Parti tarafından aday gösterildi. Bu tercih, Tekkeköy’de iki dönem AK Parti’nin başkanı olan Hasan Togar’ın parti üst yönetimiyle yaşadığı gerilimlere bağlandı. Aday yapılmayan ve sürpriz bir şekilde İYİ Parti’nin adayı olacağı tüm İYİ Partililerce dillendirilen Candal’ın, AK Parti’nin adayı yapılmasının ardından Togar tepki olarak Yeniden Refah Partisi saflarına geçti. YRP, Togar’ın aldığı %37,38 oyla ilçede tarihi bir yükseliş yaşadı. Candal ise %52,18 ile seçimi kazandı.

Krizin İlk Adımları

Koltuğa oturur oturmaz, seçildiği partiden (AK Parti’den) devraldığı borçları ilçenin dört bir yanına astırdı Candal. Ardından kadro değişikliklerine girişti. Ancak tecrübeli müdürleri görevden aldırmasıyla işler sarpa sardı; yerine atananlar aynı yetkinliği gösteremeyince Candal bir kısmını geri çağırmak zorunda kaldı. Bu süreçte belediye işçi ve memur maaşlarını ödeyemez hale geldi. Belediyeye ait bazı arsalar ise, zamanında ve doğru planlama yapılmadığı ya da işi ehline bırakmadığı için Büyükşehir’e kaptırıldı.

Başkan, bu fırtınalı süreç boyunca basınla buluşmadı. Hakkındaki iddialara, yönetimdeki aksaklıklara ve maaş krizine dair tek satır açıklama yapmadı.

AK Parti’de Bir İlk

Tüm bu sürecin ardından bir basın toplantısında sorularımızı AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse’ye yönelttik. Aldığımız cevap ise durumun vahametini gösteriyordu:
“AK Parti’ye bağlı Büyükşehir ve diğer ilçe belediyelerinde mali sıkıntı yok. Ancak Tekkeköy Belediyesi’nde maaş sorunu mevcut. Belediye Başkanı Mustafa Candal bu konuda ayrı bir basın açıklaması yapacak.”

23 yıllık AK Parti tarihinde bir il başkanının kendi belediye başkanını bu kadar açıkça savunamaması dikkat çekiciydi. Bu sözler, parti ile Candal arasında uzlaşma olmadığının da işaretiydi.

20 Ay Sonra Hâlâ Aynı Soru

Aradan geçen 20 aya rağmen kriz bitmedi. Bir meclis toplantısında Candal’ı yakalayıp sorularımı sıraladım:
“Neden iktidar belediyesi olduğunuz halde göreve geldiğiniz günden beri yönetimsizlik ve maaş kriziyle gündemdesiniz?
Bu imajı nasıl düzelteceksiniz?
Basına neden bilgi vermiyorsunuz?
Sorunların liyakatsiz kadrolarınızdan kaynaklandığı söyleniyor, ne diyorsunuz?
Ve en önemlisi, neden başkan olmak istediniz?”

İşte Candal’ın Yanıtları

“Belediyeyi aldığımızda borç batağındaydı. Bugüne kadar yaklaşık 340 milyon TL borç ödedik. Sadece üç kişiye 250 milyona yakın ödeme yaptık. SSK primleri bile ödenmemişti. Temizlikte büyük sıkıntılar vardı, hizmet alımlarına büyük paralar gidiyordu. Biz araç aldık, artık kendi işimizi kendimiz yapıyoruz. Sanayimizde 3 bin civarında ruhsatsız iş yeri tespit ettik. Bunlardan vergi alınmamış. On yılda sadece bu yüzden 250 milyonluk kayıp var. Biz bunları düzeltiyoruz.”

2026’da Sorun Kalmayacak

“2026’da kendi kendine yeten, personeline bu sıkıntıları yaşatmayan bir belediye olacağız. İşçilerimizin durumunu anlıyorum. Ben de bir babayım; çocuklarını okula gönderen ama cebine harçlık koyamayan babaların duygusunu hissediyorum. Çalışanlarımız gerçekten kahraman; beş aya yakın maaş alamamalarına rağmen her gün işlerini aksatmadan yaptılar. Yeni OSB’miz var. Bir otomobil firmasıyla görüşmeler sürüyor. Baykar yatırımları yolda. Savunma sanayii ve tıbbi cihaz sektöründe önemli adımlar atıyoruz. Tekkeköy gelecekte parlayacak. Ve ben Tekkeköy’üme hizmet etmek, yanlışlara dur demek için bu göreve talip oldum.”

Basına Neden Sessiz Kaldı?

Peki, neden bugüne kadar basına açıklama yapmadınız, iletişimi kapattınız?

“Önce ekonomik sorunları aşmaya odaklandık. İşçimizin maaşını vermek için uğraşırken basına bütçe ayıramazdık.”

Gazeteciliğin Kanayan Yarası

Başkanın bu konuda daha fazla bir şey söylemesine gerek kalmadı. Bu söz, mesleğimizin en derin yaralarından birini gözler önüne serdi bir kez daha. Bir belediye başkanı, basına açıklama yapmayı “bütçe ayırmaya” indirgemişti. Yani basının “para verilmedikçe yazmayan” bir mekanizma olduğuna inanıyordu. Ne acı!

Oysa bu düşünce bile, gazetecilere yapılabilecek en ağır hakaretti. Yıllarca haklının sesi, milletin kesilen dili olmak için mücadele eden gazetecilere!

“Yemlemediler mi?”, “Ne istediniz de vermediler?”

Bazı haber paylaşımlarımızın altına yapılan yorumlarda “Yemlemediler mi?”, “Ne istediniz de vermediler?” şeklinde yorumları görünce ne kadar canım yandığını anlatamam. Bazıları fikir özgürlüğünün ötesine geçtiğinde şikâyetçi de oluyoruz. Ellerinde kanıt olmadan klavye başında yaptıkları sözüm ona adamlıktan, adliye kapısını görünce eser kalmıyor ya, neyse.

Ancak tüm bu yaşananları sorgulamıyor da değilim.

Düşünüyorum: Bu kadar çok sayıda insan aynı önyargıya kendiliğinden kapılmış olamaz.
Neden bir belediye başkanı, yapılan haberleri yanıtlamak için önce “basına bütçe”yi düşünür?
Neden insanlar, haber kendi ideolojilerine ters düştüğünde gerçek gazetecileri bile tetikçilikle suçlar?

Cevap Açık Aslında

Çünkü bazılarının mesleğimin kapısına sadece kendi ikballeri için bağladıkları yaverler, gazetecilik kisvesi altında bazı kurum ve kuruluşları haraca bağlamak istiyor. Maalesef başarıyorlar da. En azından altı pis olanlarda. Başaramadıklarında ise hem onları o kapıya bağlayan sahiplerinden aldıkları güçle hem de teknolojinin zehirli tarafını art niyetli amaçları için seferber ediyorlar. Kendinden korkan da teslim oluyor tabii ki.

İşte bu tiplerin hiçbir emek sarf etmeden kurdukları düzen maalesef bu algıyı destekliyor. Ve gün geliyor, o paradan ve sahiplerinden aldıkları güçle gerçek gazetecilere gazetecilik dersi bile veriyorlar.

Ama unuttukları bir gerçek var ki, o da hiçbir yalanın sonsuz olmadığıdır.

Bir yolunu bulup sisteme girenlerin, devlet bütçesiyle yetinmeyip “daha fazlasını vereceksin” haberleriyle kirlettiği bu meslek hiçbir zaman ölmez ama derin yara alıyor.

Azınlıkta olsa, bu gürültünün içinde görmek-inanmak zor da olsa hâlâ gerçek gazeteciler var ve doğruyu aramaya niyeti olanlar onları buluyor, okuyor.

Kimse bulmasa devlet görüyor.

Cemiyetler mi?

Şimdilik sadece şu kadarını söyleyeyim: Onlar, koltuklarını korumanın derdinde; kişisel heveslerinin peşinde.

Gözden Kaçmasın
thumbnail
Çok Zordur Gazeteci Olmak!
Haberi görüntüle
Gözden Kaçmasın
thumbnail
Susma! Susarsan Sıra Sana da Gelecek
Haberi görüntüle
Gözden Kaçmasın
thumbnail
Yok Edilmek İstenen Doğruların Gerçekleri
Haberi görüntüle
Gözden Kaçmasın
thumbnail
İktidar Belediyesi Bunu Yapıyorsa, Vay Muhalefetin Haline!
Haberi görüntüle
Gözden Kaçmasın
thumbnail
AK Parti Tekkeköy’den Umudunu Kesti
Haberi görüntüle
Gözden Kaçmasın
thumbnail
Tekkeköy’deki Maaş Krizi Mahkemeye Taşınıyor
Haberi görüntüle
Gözden Kaçmasın
thumbnail
AK Belediyecilik Samsun’da Çöktü
Haberi görüntüle
Candal Krizi ve İçimizdeki Çakallar
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun haber - Son dakika Samsun haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.