1. Haberler
  2. Gündem
  3. Samsun’dan Mehmet Cengiz Planına Büyük Direniş

Samsun’dan Mehmet Cengiz Planına Büyük Direniş

Samsun’dan Mehmet Cengiz Planına Büyük Direniş

Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır A.Ş’nin Samsun’daki fosforik asit tesisinden çıkan kalsiyum sülfat (fosfojips) atıklarını Karadeniz’e deşarj etme planına Samsun geçit vermedi.

Şirketin projesi için bugün Samsun’da gerçekleştirilen “Halkın Katılım Toplantısı”, yoğun katılım ve sert tepkilere sahne oldu. Çevreciler, meslek odaları temsilcileri ve vatandaşlar, Karadeniz’in yeni bir çevresel yükü kaldıramayacağını vurguladı.

653 Sayfalık Rapor, 1 Günde İnceleme Tartışması

Toplantının en çok tartışılan başlıklarından biri, 653 sayfalık ÇED raporunun yalnızca bir gün içinde incelenerek sürecin ilerletilmesi oldu. Bu durum kamuoyunda “özel muamele mi yapılıyor?” sorularını beraberinde getirdi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından raporun kabul edilmesi ve halkın katılım toplantısı aşamasına geçilmesi, eleştirilerin odağına yerleşti.

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Cengiz’in Yöntemi Değişti, Hedefi Değişmedi

Haberi görüntüle

“Karadeniz Deneme Alanı Değil”

Toplantıda söz alan katılımcılar, Karadeniz’in halihazırda balık çiftlikleri, deniz dolguları, liman projeleri ve sanayi faaliyetleri nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu hatırlattı.

Bazı konuşmacılar şu ifadeleri kullandı:

“Depolama alanı yetersizse bunun bedelini deniz mi ödeyecek?”

“Karadeniz, sanayi atıklarının bertaraf sahası değildir.”

“Yarın balıkçılık biterse bunun hesabını kim verecek?”

Özellikle derin deniz deşarjı yönteminin uzun vadeli etkilerine ilişkin belirsizlikler, toplantının en kritik başlıklarından biri oldu. Uzmanlar, fosfojips atıklarının içeriğinde ağır metaller ve radyoaktif element kalıntıları bulunabileceğine dikkat çekerek, ekosistem üzerindeki potansiyel risklerin bağımsız bilimsel çalışmalarla ortaya konulması gerektiğini savundu.

Ekosistem Zaten Alarm Veriyor

Karadeniz’de son yıllarda artan müsilaj, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik kaybı, yeni projelere yönelik hassasiyeti artırmış durumda. Projenin onaylanması halinde, deniz ekosisteminin geri dönülmez bir yükle karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor.

Gözler Bakanlıkta

Samsun’da yapılan toplantının ardından nihai karar, Bakanlığın değerlendirmesine bağlı olacak.

Karadeniz’in kaderi, şimdi verilecek kararda.

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Samsun’da AK Partililer de Cengiz’e Direniyor!

Haberi görüntüle

Toplantıda bazı meslek odalarının, siyasi parti temsilcilerinin ve vatandaşların tepkileri ise şöyle oldu:

“TÜRK MİLLETİ’NİN HİÇ Mİ DEĞERİ YOK?”

Tekkeköylü Vatandaş;

“Tunus’un halkı kadar Türk halkının değeri yok mu? Tunus’ta yasaklanan şey Türkiye’de nasıl uygulanıyor? Türk milletinin Tunus halkı kadar değeri yok mu? Niye geliyorsunuz sürekli buraya. 61 yaşındayım doğma büyüme buralıyım ben. İşiniz gücünüz rant. Başka bir şey bildiğiniz yok.”

“BU HALK YALANLARINIZA İNANMIYOR!”

Tekkeköylü esnaf Gülay Aydın
Tekkeköylü esnaf Gülay Aydın

Tekkeköylü esnaf Gülay Aydın;

“Her gün insanlarımız ölüyor. Soruyorum. Kim öldü? Neden öldü? Kanser’den öldü! Kusura bakmayın. Yalanlarınızı sadece kendiniz inanıyorsunuz. Burada kimse sizin yalanlarınıza inanmıyor.”

KARADENİZ’E DOKUNMAYIN: BU PROJE BALIKÇILIĞI BİTİRİR!

Samsun Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Atıf Malkoç
Samsun Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Atıf Malkoç

Samsun Su Ürünleri Kooperatifler Birliği Başkanı Atıf Malkoç;

“Samsun’da 18 tane balıkçı kooperatifi var. 3.500 üyemiz var ama bakın burada kimse yok. Çünkü benim bile yarım saat önce haberim oldu.

Türkiye’de karaya en fazla balık çıkan yer Samsun. 40 bin–50 bin ton balık burada karaya çıkıyor. Balık ihracatında Türkiye birincisiyiz. Bunu lütfen göz ardı etmeyin. Hükümete en fazla oyu biz verdik. Balıkçılık, hükümetinin arkasında. Böyle bir şey olmaz. Bu proje bu bölgenin balıkçılığını tamamen bitirir. Karadeniz, Türkiye’nin balıkçılığının başkenti. Denizlerimiz zaten yeterince mahvoldu, deniz adeta çöplük oldu. Binlerce insan balıkçılıktan geçiniyor. Samsun’un yüzde 15’i balıkçı.

Bu sektörün Samsun’da birçok fabrikası var. Balık fabrikaları var. Bunlar ne olacak? 3-4 senedir zaten denizin dengesi değişti. Hamsiyi bu sene 40-50 mil uzaktan aldık. Lütfen yetkililer bunu iyi düşünsün.

Bakın, bu iş kesinlikle olmaz. Söyleyeyim size, bu bölgede 300-400 tane balıkçı gemisi var. Kesinlikle müsaade etmeyiz. Olmaz.”

“CENGİZ’İN BU ÜLKEYE NELER YAPTIĞINI ÇOK İYİ BİLİYORUZ”

Çevreci Gökhan Törener
Çevreci Gökhan Törener

Çevreci Gökhan Törener;

“Hedef hâline getirilen çevre mücadelecilerinden biriyim. Cengiz’in bu ülkede neler yaptığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu ülkenin nasıl talan edildiğini de biliyoruz. Utanmadıklarını, vicdanlarının olmadığını da biliyoruz.

Bu arkadaşlar üstten körü bir sunum hazırlayıp gelmişler. Ders anlatır gibi, cahil bir çocuğa anlatır gibi slayt okuyorlar. Biz bunları yemeyiz.

Karadeniz için derin deşarj öneriyorlar. Ancak Karadeniz, eski bir göl özelliği taşımaktadır. Bu nedenle dipte organik maddelerin çürümesine bağlı olarak hidrojen sülfür birikimi vardır. Deşarj edilmek istenen malzemenin kimyasal yapısı nedir? İçeriğinde hangi maddeler bulunmaktadır?

Bakın, ne doğru dürüst bir çalışma var ne de kapsamlı bir araştırma. Balık yumurtlama alanlarını bir kenara bıraksak bile, bölgede aktif olduğu bilinen deprem faylarımız var. Bu faylarda oluşması muhtemel bir reaksiyona yönelik herhangi bir çalışma yapılmış mı? Yok.”

“BİLİM YOK, ÖRNEK YOK: KARADENİZ DENEY TAHTASI DEĞİLDİR!”

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Samsun Şubesi Başkanı Adnan Korkmaz
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Samsun Şubesi Başkanı Adnan Korkmaz

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Samsun Şubesi Başkanı Adnan Korkmaz;

“Ben bugün firmadan gerçekten somut ve bilimsel açıklamalar beklerdim. Gerçi biz dosyayı günlerce okuduk. Hiçbir şey göremedik. Bugün de burada yeni bir şey duymadık.

Değerli dostlar, herhangi bir bilimsel rapor duydunuz mu? “Duyduk” diyen var mı? Hayır, yok.

Peki dünyada olumlu bir örneği var mı? Hayır, yok. Başta bir arkadaşımız Norveç’te yapılan bir projeden bahsetti. Böyle bir proje yok. “Oksijensiz bölge” denilerek anlatılan bir uygulama yok. Günlerdir araştırıyoruz.

Evet, İspanya’da buna benzer kötü bir uygulama olmuş. Ancak deniz kirliliği ve balık ölümleri görüldüğü için o uygulamadan vazgeçilmiş.

Değerli arkadaşlar, Karadeniz bir deneme alanı olabilir mi? Bu nasıl bir anlayış?

Açıkçası bu sunumun ciddiyeti karşısında insan şaşırıyor. Böyle bir proje bu şekilde mi anlatılır?”

“PLANLAMA HATASININ BEDELİNİ KARADENİZ ÖDEMEYECEK!”

Samsun Büyükşehir Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Aydın Çift
Samsun Büyükşehir Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Aydın Çift

Tekkeköy Belediye Meclis Üyesi ve Samsun Büyükşehir Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi Aydın Çift,

“Olası bir kötü senaryoda bu denizi temizleme şansımız yok.

2022 yılında proje başlamadan önce ÇED onayı alındı. Söz konusu onayda, katı atıkların fabrikanın kendi sahası içerisinde depolanacağı belirtilmişti. Bu onaya göre tesis inşaatına başlandı. O zaman bu mesele neden planlanmadı?

Gelinen noktada mevcut depolama sahası, tesis kapasitesi için yeterli görünmüyor. Eğer bu durum o gün öngörülseydi, belki proje bu şekilde yapılmayacaktı. Belki başka bir yerde hayata geçirilecekti. Bu bizim suçumuz değil; bu, firmanın yöneticilerinin ve idarecilerinin planlamasıyla ilgili bir meseledir.

Hatalı planlamanın faturasının çevreye ve ülkeye ödetilmesi doğru değildir. Bu konu her türlü siyasi değerlendirmenin üzerindedir; ortak meselemizdir.

Hükümetimiz bu alanlarla ilgili olumsuz görüş vermiştir. Yaptırılan teknik çalışmalarda, olağan dışı bir risk durumunda setin patlaması hâlinde malzemenin plastik davranış sergileyebileceği ve önündeki yerleşim alanlarını ciddi risk altına sokabileceği gerekçesiyle bu projeden vazgeçilmiştir.

Alternatif mutlaka bulunur, yeter ki üzerinde çalışılsın. Bugün bu malzemenin geri dönüşümü yüzde 10-15 seviyelerindedir. Dünyada farklı kullanım alanlarına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. İleride yeni yöntemlerle geri kazanım mümkün olabilir. Ancak biz bunu denize dökersek, bir daha kullanma şansımız olmayacaktır.”

“KARADENİZ’E ‘SAATLİ BOMBA’ YERLEŞTİRMEK İSTİYORLAR”

CHP Gurup Başkan Vekili Atila Tekcan
CHP Gurup Başkan Vekili Atila Tekcan

CHP Gurup Başkan Vekili Atila Tekcan;

“Eti Bakır A.Ş. tarafından planlanan ve milyonlarca ton endüstriyel atığın (kalsiyum sülfat/jips) boru hatlarıyla Karadeniz’in dibine basılmasını öngören proje, sadece Samsun için değil, tüm Karadeniz ekosistemi için geri dönüşü olmayan bir tehdittir.

Karadeniz’in hassas dengesine “Saatli Bomba” yerleştiriliyor.

Bölgemiz aktif bir deprem kuşağıdır. Deniz tabanına döşenecek kilometrelerce uzunluğundaki boru hattının, bir depremde kırılmayacağının veya balıkçı ağları/gemi çapalarıyla delinmeyeceğinin garantisi yoktur.

Denize dökülmek istenen kalsiyum sülfat (jips), aslında çimento ve inşaat sektöründe, hatta tarımda kullanılabilen bir hammaddedir. Dünyada modern tesisler bu maddeyi ekonomiye geri kazandırırken (geri dönüşüm), bu projede “en ucuz yöntem” seçilerek denize dökülmesi tercih edilmektedir.

Bu proje, hamsi başta olmak üzere balık stoklarının zehirlenmesi, üreme alanlarının yok olması ve Karadeniz balıkçılığının bitmesi demektir. Bu proje, sofranıza gelen balığın zehirlenme ihtimalidir.

Türkiye’nin de taraf olduğu Bükreş Sözleşmesi, Karadeniz’in kirliliğini önlemeyi şart koşar. Bu sözleşme, “Atığı denize dökmeyin, kaynağında azaltın veya geri dönüştürün” der. Komşu ülkelere (Rusya, Gürcistan, Romanya Ukrayna.) haber vermeden, uluslararası kuralları hiçe sayarak yapılacak bu deşarj, Türkiye’yi uluslararası arenada “denizi kirleten ülke” konumuna düşürecektir, olası durumda belki de tazminat ödeyeceğiz ve kanunları hiçe Sayan bir ülke olarak prestij kaybedeceğiz.”

“YETKİLİLER ORTADA YOK: ÇİFTÇİ DE BU PROJEYE KARŞI!”

Tekkeköy Ziraat Odası Başkanı Ahmet Halit Yücel
Tekkeköy Ziraat Odası Başkanı Ahmet Halit Yücel

Tekkeköy Ziraat Odası Başkanı Ahmet Halit Yücel;

“Ben bu toplantıda yapılan sunumdan hiç ikna olmadım. Ancak projeye karşı çıkanlar tüm soruları açıkça sordular. Biz de bu projenin karşısındayız.

4.500’e yakın çiftçimizle birlikte her türlü demokratik eyleme hazırız. Böyle bir projeye “evet” diyemeyiz.

Samsun’daki Ziraat Odalarını aradım ve “Size bu konuyla ilgili herhangi bir bilgi geldi mi?” diye sordum. Hiçbir bilgilendirme yapılmamış.

Halit Doğan ve Mustafa Candal bu işin ilk muhataplarıdır. Onların da burada olması gerekirdi. Ancak yoklar. Milletvekilleri de burada değil.”

“KÖYLÜYE VERİLMEYEN İZİN, CENGİZ A.Ş.’YE NASIL VERİLİYOR?”

CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ
CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ

CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ;

“Daha önce Tekkeköy’de bu alana, mahalle muhtarlarımızın talebiyle DSİ tarafından bir sulama göleti yapılmak istenmişti. Köylüye verilmeyen izin, Cengiz A.Ş.’ye ve Eti Bakır’a verilecekti. Ancak biz Tekkeköy halkıyla birlikte muhtarlarımızın da katıldığı bir halkı bilgilendirme toplantısı yapılmasını sağlayana kadar mücadele ettik. O gün o toplantı iptal edildi ve proje durduruldu.

Peki bugün karşımızda ne var?

Tekkeköy, Samsun’un kirliliğiyle kuşatılmış, sağlıksız yaşam koşullarına mahkûm edilmiş bir ilçesi hâline geldi.

Şimdi bu projeyle atıklar Karadeniz’e gömülerek gözden ırak, vatandaşın tepkisinden uzak bir şekilde bertaraf edilmek isteniyor. Bu asla kabul edilemez.

Nasıl ki üç yıl önce bu projeyi durdurduysak, bugün de açıkça söylüyorum: Tüm ilçe örgütlerimizle, tüm üyelerimizle ve Tekkeköy halkıyla birlikte bu projeyi mutlaka durduracağız.

Başka çaresi yok.

Çevre Mühendisleri Odası’nın 25 Ekim 2025 tarihli Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin 23. maddesine karşı açtığı davanın da takipçisiyiz.

Çünkü bu yönetmeliğin tamamen Eti Bakır’a yönelik, adrese teslim çıkarıldığını düşünüyoruz. Hiçbir kanun, hiçbir yönetmelik kişiye ya da şirkete özel düzenlenemez. Bu anlayışı kabul etmiyoruz ve değiştirmek için mücadele edeceğiz.”

“20 YILDA 2 MİLYON KAMYON ATIK: TEKKEKÖY ÇÖPLÜK DEĞİL!”

CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cevat Öncü
CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cevat Öncü

CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cevat Öncü;

“20 yılda 2 milyon kamyon atık denize deşarj edilecek, arkadaşlar.

Hesaplarsanız yılda 100 bin kamyon, 20 yılda 2 milyon kamyon eder. Bunun bir kısmı deniz suyu, bir kısmı ise zehirli atık. Yani teknik olarak burada anlatılan şey; deniz suyunun alınıp zehirli atıkla karıştırıldıktan sonra tekrar denize verilmesidir.

Peki o atık orada sabit mi kalacak? Karadeniz’e dağılmayacak mı? Balıklar bundan etkilenmeyecek mi?

Bizim sanayiye, ticarete, yatırıma karşı bir duruşumuz yoktur, olamaz. Sanayi iştir, aştır, ekmektir. Ancak buradan ilgili firma yetkililerine sesleniyorum: Siz ticaretiniz için buradasınız; halk ise denizine, çevresine, doğasına, havasına ve suyuna sahip çıkmak için burada.

Buradaki katılımcılar arasında bu projeye razı olan var mı?

Halka rağmen böyle bir proje yapılabilir mi? Tekkeköy kirli sanayi atıklarının çöplüğü müdür? Tekkeköy’de başta akciğer kanseri olmak üzere kanser vakalarının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu hepimiz bilmiyor muyuz?

Kanser de ölüm de kaderdir; ancak Tekkeköy halkının sağlığı üzerinden böyle bir risk alınabilir mi?

Tekkeköy halkına rağmen, Samsun halkına rağmen bu proje yapılmamalıdır. Yapılmayacağını umut ediyorum.”

“BU TESİSİ ÇALIŞTIRMAYACAĞIZ!”

CHP Tekkeköy İlçe Başkanı Feyzullah Çıkış
CHP Tekkeköy İlçe Başkanı Feyzullah Çıkış

CHP Tekkeköy İlçe Başkanı Feyzullah Çıkış;

“Değerli arkadaşlarım öncelikle biraz önce sunumu izledik. Marmara Üniversitesi’nin vermiş olduğu rapor göre zararsızmış. Yersek. Yok öyle bir rapor. Sadece orada yazıyor.

Bu Marmara Üniversitesi. Burada Sağlık Bakanından arkadaşımız var mı? Yok. Burada kim olması gerekiyordu ilk defa? Sağlık Bakanlığında temsilcilerinin olması lazım. Kim var?

Biz hiçbir türlü yatırıma karşı değiliz. Olamayız. Yatırım bizim her şeyimiz. Kim yaparsa yapsın, hangi ülke yaparsa yapsın, hangi insanlar yaparsa yapsın.

Gönlüm istedi ki bugün belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz hepsi burada olsun. Bu işi enine boyuna konuşalım. Ama maalesef yoklar. Bu tesisi çalıştırmayız. Çalışmayacağız. Hiç şüpheniz olmasın.”

“YETER ARTIK! TEKKEKÖY DENEY SAHASI DEĞİL!”

CHP İlkadım Belediye Meclis Üyesi Cengiz Aşan
CHP İlkadım Belediye Meclis Üyesi Cengiz Aşan

CHP İlkadım Belediye Meclis Üyesi Cengiz Aşan;

“Samsun’da doğdum. Samsun’da büyüdüm. Yıllardır Tekkeköy’ün sütünü, yoğurdunu, marulunu, soğanını yiyoruz. Çocukken azotun dumanı büyük camiye kadar gelirdi. Bir bulut kitlesi olurdu. Bu tekkeköy’ün şanssızlığı nedir? Bilmiyorum. Ellerinde broşür bastırmışlar, film çevirmişler, filmin sonunu bize anlatmaya çalışıyorlar. Yemezler kardeşim. Yemezler. Yeter artık. Biz insan olarak insanca yaşamak istiyoruz.”

“ORMANLAR GİTTİ, SUYUMUZ ZEHİRLENDİ; ŞİMDİ SIRA KARADENİZ’DE Mİ?”

İYİ Parti Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy
İYİ Parti Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy

İYİ Parti Samsun İl Başkanı Hasan Aksoy;

“Gençlerimize, çoluk çocuğumuza, torunlarımıza yaşanılan bir ortam bırakmak zorundayız.
Altın madenleriyle ormanlarımız katledildi. Yeraltı sularımız zehirlendi.

Zeytin ağaçlarımız kesildi. Her türlü sermayenin yanında ama çevreye düşülmeyecek işlere hepsine yol verildi. Bugün Samsun’da da aynısını yaşıyoruz. Tekkeköy halkının çektiği nedir ya? Yıllarca kötü havayla doğru dürüst bir sebze yiyemediler. O çirli havayı soludular. Şimdi denizsi zehirlenecek.

Burada Karadeniz zehirleniyor. Bilimsellikten uzak hiçbir bilimsel rapor da yok arkadaşlar.
Bu Çet raporu bilgilendirmeleri biraz vatandaşın gazını almak. Ama buradan gittikten sonra aynı şeylerin hepsi devam.

Biz Tekkököy halkının iradesinde sonuna kadar yanındayız.”

MEHMET CENGİZ’E SAMSUN’DA TÜM KAPILAR NASIL AÇILDI?

İŞTE HİKAYESİ;

Mazıdağı’ndan Samsun’a Uzanan Süreç

Hikâye, 1974’te kamuya ait Etibank bünyesinde kurulan Mardin Mazıdağı Fosfat Tesisleri’ne uzanıyor. Tesis, 1994’te “zarar ediyor” gerekçesiyle kapatıldı ve yıllarca atıl bırakıldı. 2011’de Cumhurbaşkanı kararnamesiyle özelleştirme kapsamına alınan tesis, en düşük teklif verilmemesine rağmen Cengiz İnşaat’a devredildi.

Cengiz, 2018’de tesisi Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesislerine dönüştürdü. Alanın genişletilmek istenmesiyle birlikte köylülerle şirket karşı karşıya geldi. Açılan davalar ve verilen yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen kamulaştırmalar yapıldı; yurttaşlar topraklarından edildi, üzüm bağları kurudu. Bölge halkı ve uzmanlar, bölgede uranyum madenciliği yapıldığına dair ciddi iddialar da dile getirdi.

Samsun’da Tüm Kapılar Açıldı

Mazıdağı’ndaki faaliyetlerin ardından Cengiz, Samsun’da 2011 yılında aldığı “ÇED olumlu” kararıyla fosforik asit üretim tesisini 2025’te faaliyete geçirdi. Şirket, denizin 117 bin metrekarelik bölümünü doldurarak tesis kurmayı planladı; ÇED’in ardından imar başvurusu yaptı.

Bakanlık tarafından projeye özel hazırlanan imar planıyla toplam 184 bin metrekarelik alan “liman” fonksiyonuna dönüştürüldü. Bunun büyük bölümü deniz dolgusu oldu. Böylece fosforik asit üretiminde kullanılan fosfat kayası, Mardin Mazıdağı’ndan Samsun’a kara ve deniz yoluyla taşınmaya başlandı.

Ayrıca bölgedeki 241 hektarlık alan “özel endüstri bölgesi” ilan edildi. Bu statüyle birlikte şirket; ruhsat, emlak ve damga vergilerinden muaf tutuldu, kamu arazilerini 49 yıllığına tahsis edebilme ve altyapı giderlerinin bakanlık tarafından karşılanması hakkını elde etti.

Şimdi Hedef Karadeniz

Cengiz’in 2021 tarihli ÇED raporunda öngördüğü miktarların tutmaması sonucu, fosforik asit üretiminden kaynaklanan yaklaşık 250 bin ton kalsiyum sülfat Samsun’daki tesiste depolandı. Şirket şimdi, bu atıkları Karadeniz’e dökmek için yeni bir proje başlattı.

Yaklaşık 4,3 milyar TL bedelle planlanan proje kapsamında atıkların, denizin 260 metre derinliğine deşarj edilmesi öngörülüyor. Şirket, yılda 2 milyon ton atığı denize bırakmayı planlıyor. Bu amaçla 14,9 ile 20,9 kilometre arasında değişen üç farklı boru hattı alternatifi hazırlandı.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran, kalsiyum sülfatın Karadeniz’e deşarj edilmesinin Marmara Denizi’ndeki derin deniz deşarjı uygulamalarından farklı olmadığını söyledi. Kapıkıran, “Kalsiyum sülfat, doğru biçimde kullanıldığında tarımda faydalı bir girdidir. Denize dökmek yerine faydalı bir ürüne dönüştürmek mümkünken, Karadeniz’e deşarj hem kamu zararıdır hem de deniz ekosistemine ciddi tahribat anlamına gelir” dedi.

Biyoçeşitlilik ve Oksijen Riski

Kapıkıran’a göre, yüksek miktarda kalsiyum sülfat deniz tabanında pH dengesini bozabilir, oksijen seviyelerini düşürebilir ve dip canlılarını yok edebilir. Bu durumun biyolojik çeşitliliği azaltacağına dikkat çeken Kapıkıran, özellikle mikroskobik canlılar ve dip yaşamının büyük risk altında olduğunu vurguladı.

“Aşırı sülfat birikimi, anaerobik bakterilerin çoğalmasına ve toksik maddelerin açığa çıkmasına yol açabilir. Tuzluluk dengesindeki değişimler de birçok tür için yaşamı zorlaştırır” diyen Kapıkıran, projenin uzun vadeli ekolojik sonuçlarının göz ardı edildiğini söyledi.

birgun.net

Samsun’dan Mehmet Cengiz Planına Büyük Direniş
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun haber - Son dakika Samsun haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.