1. Haberler
  2. Gündem
  3. Samsun’dan Cengiz’e Net Mesaj

Samsun’dan Cengiz’e Net Mesaj

Samsun’dan Cengiz’e Net Mesaj

Mehmet Cengiz’e ait Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş.’nin Samsun’un Tekkeköy ilçesindeki fosforik asit tesisinden çıkan kalsiyum sülfat (fosfojips) atıklarını Karadeniz’e derin deniz deşarjı yöntemiyle bırakma planı kentte tartışma yaratmaya devam ediyor.

Proje kapsamında düzenlenen “Halkın Katılım Toplantısı”nın üzerinden iki hafta geçmesine rağmen tepkiler dinmedi. CHP Samsun Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hasan İpek, süreci yakından takip ettiklerini belirterek,

“Unutmayacağız, unutturmayacağız. Yakın takipteyiz. Samsun mu büyük, Cengiz mi büyük göreceğiz” dedi.

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Samsun’dan Mehmet Cengiz Planına Büyük Direniş

Haberi görüntüle

“260 Metrede Canlı Yok”

Toplantıda firma yetkilileri, atık maddenin bir birim atığın üç birim deniz suyuyla seyreltilerek 24 kilometre açığa üç ayrı boru hattıyla taşınacağını ve 260 metre derinliğe bırakılacağını ifade etmişti.

Yetkililer, Karadeniz’in bu derinliğinde oksijen ve canlı yaşamı bulunmadığını savunarak denize zarar verilmeyeceğini öne sürmüştü.

“Derinlikte de Yaşam Var”

Toplantıda söz alan çevre mühendisleri, çevre platformları, balıkçılar ve vatandaşlar ise projeye sert tepki gösterdi.

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Samsun’da AK Partililer de Cengiz’e Direniyor!

Haberi görüntüle

Konuşmalarda öne çıkan başlıklar şunlar oldu:

Atığın uluslararası atom enerjisi kriterlerine göre radyoaktif madde içerebileceği,

260 metre derinlikte dahi canlı yaşamının bulunduğuna dair akademik araştırmalar olduğu,

Deniz akıntılarıyla atıkların yeniden su kolonuna karışabileceği,

Radyoaktif içeriklerin balıklara ve dolayısıyla insan sağlığına ulaşabileceği,

Projenin bölgedeki balıkçılığı bitirme noktasına getirebileceği.

Balıkçılar, “Geçim kaynağımızla oynamayın” diyerek projeye karşı olduklarını yüksek sesle dile getirdi.

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Cengiz’in Asit Depolarıyla Samsun Zehir Soluyacak!

Haberi görüntüle

“Bükreş Sözleşmesi’ne Aykırı”

Toplantıda ayrıca Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler arasında imzalanan Bükreş Anlaşması hatırlatılmış, projenin sözleşmeye aykırı olduğu ve ileride Türkiye’nin uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği belirtilmişti.

“Karadeniz’e Pimi Çekilmiş Bomba” Benzetmesi

Bazı vatandaşlar projeyi “Karadeniz’e pimi çekilmiş bir bomba bırakmak” şeklinde nitelendirirken, sürecin yalnızca çevre değil halk sağlığı açısından da dikkatle izlenmesi gerektiği vurgulandı.

Şimdi gözler sürecin nasıl ilerleyeceğinde.

Eğer proje hayata geçerse, Samsun kamuoyunda “Samsun mu büyük, Cengiz Holding mi?” sorusu daha yüksek sesle sorulacak.

Karadeniz’in geleceğini ilgilendiren bu süreçte, Samsun’da hem siyaset hem de toplum teyakkuzda.


Bükreş Anlaşması Nedir?

Tam adı: Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi
İmzalandığı yer ve tarih: 1992, Bükreş
Taraf ülkeler: Türkiye, Romanya, Bulgaristan, Rusya, Ukrayna ve Gürcistan

Bu sözleşme, Karadeniz’in kara kaynaklı kirlilik, gemi atıkları ve tehlikeli maddeler dahil olmak üzere her türlü kirletici faaliyete karşı korunmasını amaçlıyor. Taraf ülkeler, deniz ekosistemine zarar verecek deşarjları önlemek ve kontrol altına almakla yükümlü.

Türkiye, anlaşmayı imzaladıktan sonra TBMM’de onaylayarak yürürlüğe koydu. Bu nedenle sözleşme hükümleri Türkiye açısından uluslararası yükümlülük niteliği taşıyor.

Neden Önemli?

Tehlikeli ve zararlı atıkların denize bırakılmasına karşı sınırlamalar getiriyor.

Karadeniz’in ekolojik dengesini korumayı esas alıyor.

Taraf devletlere önleyici tedbir alma sorumluluğu yüklüyor.

Karadeniz’e yapılacak her türlü atık deşarjı tartışmasında Bükreş Anlaşması, hukuki dayanak olarak gündeme geliyor.

Gözden Kaçmasın
thumbnail

Cengiz’in Yöntemi Değişti, Hedefi Değişmedi

Haberi görüntüle

MEHMET CENGİZ’E SAMSUN’DA TÜM KAPILAR NASIL AÇILDI?
İŞTE HİKAYESİ;

Mazıdağı’ndan Samsun’a Uzanan Süreç

Hikâye, 1974’te kamuya ait Etibank bünyesinde kurulan Mardin Mazıdağı Fosfat Tesisleri’ne uzanıyor. Tesis, 1994’te “zarar ediyor” gerekçesiyle kapatıldı ve yıllarca atıl bırakıldı. 2011’de Cumhurbaşkanı kararnamesiyle özelleştirme kapsamına alınan tesis, en düşük teklif verilmemesine rağmen Cengiz İnşaat’a devredildi.

Cengiz, 2018’de tesisi Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesislerine dönüştürdü. Alanın genişletilmek istenmesiyle birlikte köylülerle şirket karşı karşıya geldi. Açılan davalar ve verilen yürütmeyi durdurma kararlarına rağmen kamulaştırmalar yapıldı; yurttaşlar topraklarından edildi, üzüm bağları kurudu. Bölge halkı ve uzmanlar, bölgede uranyum madenciliği yapıldığına dair ciddi iddialar da dile getirdi.

Samsun’da Tüm Kapılar Açıldı

Mazıdağı’ndaki faaliyetlerin ardından Cengiz, Samsun’da 2011 yılında aldığı “ÇED olumlu” kararıyla fosforik asit üretim tesisini 2025’te faaliyete geçirdi. Şirket, denizin 117 bin metrekarelik bölümünü doldurarak tesis kurmayı planladı; ÇED’in ardından imar başvurusu yaptı.

Bakanlık tarafından projeye özel hazırlanan imar planıyla toplam 184 bin metrekarelik alan “liman” fonksiyonuna dönüştürüldü. Bunun büyük bölümü deniz dolgusu oldu. Böylece fosforik asit üretiminde kullanılan fosfat kayası, Mardin Mazıdağı’ndan Samsun’a kara ve deniz yoluyla taşınmaya başlandı.

Ayrıca bölgedeki 241 hektarlık alan “özel endüstri bölgesi” ilan edildi. Bu statüyle birlikte şirket; ruhsat, emlak ve damga vergilerinden muaf tutuldu, kamu arazilerini 49 yıllığına tahsis edebilme ve altyapı giderlerinin bakanlık tarafından karşılanması hakkını elde etti.

Şimdi Hedef Karadeniz

Cengiz’in 2021 tarihli ÇED raporunda öngördüğü miktarların tutmaması sonucu, fosforik asit üretiminden kaynaklanan yaklaşık 250 bin ton kalsiyum sülfat Samsun’daki tesiste depolandı. Şirket şimdi, bu atıkları Karadeniz’e dökmek için yeni bir proje başlattı.

Yaklaşık 4,3 milyar TL bedelle planlanan proje kapsamında atıkların, denizin 260 metre derinliğine deşarj edilmesi öngörülüyor. Şirket, yılda 2 milyon ton atığı denize bırakmayı planlıyor. Bu amaçla 14,9 ile 20,9 kilometre arasında değişen üç farklı boru hattı alternatifi hazırlandı.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran, kalsiyum sülfatın Karadeniz’e deşarj edilmesinin Marmara Denizi’ndeki derin deniz deşarjı uygulamalarından farklı olmadığını söyledi. Kapıkıran, “Kalsiyum sülfat, doğru biçimde kullanıldığında tarımda faydalı bir girdidir. Denize dökmek yerine faydalı bir ürüne dönüştürmek mümkünken, Karadeniz’e deşarj hem kamu zararıdır hem de deniz ekosistemine ciddi tahribat anlamına gelir” dedi.

Biyoçeşitlilik ve Oksijen Riski

Kapıkıran’a göre, yüksek miktarda kalsiyum sülfat deniz tabanında pH dengesini bozabilir, oksijen seviyelerini düşürebilir ve dip canlılarını yok edebilir. Bu durumun biyolojik çeşitliliği azaltacağına dikkat çeken Kapıkıran, özellikle mikroskobik canlılar ve dip yaşamının büyük risk altında olduğunu vurguladı.

“Aşırı sülfat birikimi, anaerobik bakterilerin çoğalmasına ve toksik maddelerin açığa çıkmasına yol açabilir. Tuzluluk dengesindeki değişimler de birçok tür için yaşamı zorlaştırır” diyen Kapıkıran, projenin uzun vadeli ekolojik sonuçlarının göz ardı edildiğini söyledi.

birgun.net

Samsun’dan Cengiz’e Net Mesaj
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun haber - Son dakika Samsun haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.